banner18

banner19

banner3

Çalışma arkadaşları vefatının 8. yılında Birand'ı anlattı: 24 saat haberle yaşardı

Türkiye'de yazılı basında ve televizyon gazeteciliğinde derin izler bırakan Mehmet Ali Birand'ın çalışma arkadaşları, ölümünün 8. yılında "usta" olarak kabul ettikleri duayen gazeteciyi anlattı

Güncel 16.01.2021, 14:52
Çalışma arkadaşları vefatının 8. yılında Birand'ı anlattı: 24 saat haberle yaşardı

Milliyet gazetesinde 1964 yılında başladığı mesleğine aşkla bağlılığı, tarafsızlığı ve güler yüzüyle toplumun her kesimine dokunmayı başarabilen Birand, hayatını kaybettiği ana kadar süren 49 yıllık gazetecilik hayatında mesleğinin Türkiye'deki öncülerinden oldu.

Bu dönemde yetiştirdiği gazetecilerle de Türk basın tarihine önemli katkıda bulunan Birand'ın birlikte çalıştığı mesai arkadaşları Cüneyt Özdemir, Seda Öğretir ve Ahmed Arpat, 17 Ocak 2013'te hayatını kaybeden "ağabeyleri" ile ilgili anı ve düşüncelerini, ölümünün 8. yılında AA muhabirine anlattı.

"24 saat haberle yaşardı"

Gazeteci Cüneyt Özdemir, ilk olarak çalışkanlığıyla kendilerine örnek olan Birand'ın 24 saat haberle yaşayan, haberle yatan, haberle kalkan ve sürekli en yakınındaki meslektaşını bile atlatmak için çabalayan, çalışan, üreten bir meslek büyüğü olduğunu söyledi.

Birand'ın özellikle istikrarlı ve çalışkan halinin kendilerine örnek olduğunu belirten Özdemir, "Özellikle Türkiye'de anglosakson gazeteciliğin, yani soran, sorgulayan, evrensel gazeteciliğin de önemli bir mihenk taşıydı." diye konuştu.

Özdemir, Mehmet Ali Birand'ın Türkiye'ye dünyayı anlattığı kadar, dünyaya da Türkiye'yi anlatan bir isim olduğuna dikkati çekerek, pek çok uluslararası yayında makalelerinin yayınlandığını aktardı.

Birand'ın Yunanistan'da kimi Yunan gazetecilerden daha çok tanındığını dile getiren Özdemir, bu yüzden geçen yıllar içinde onun yerini doldurmanın kolay olmadığını söyledi.

"Bir haber fabrikası gibiydi"

Cüneyt Özdemir, Birand'ın hem yazılı basında hem de televizyonda üreten ve bu üretkenliğiyle örnek olan bir isim olduğuna vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"Günlük yazılarının yanı sıra kitaplar yazan, televizyonda anchormanliğin yanı sıra belgeseller yapan, bunun yanında çeşitli kurumsal işlere de imza atan bir isimdi. Bir haber fabrikası gibiydi. Yazları bile doğru dürüst tatil yapamazdı, kendine çok kısa bir zaman ayırırdı ki yaz sezonu 3 aylık bir sezondu. Mesleğini sadece Türkiye sınırları içerisinde değil, dünya çapında yapan bir gazeteciydi. Sadece Türkiye'de yaptığı haberlerle öne çıkan bir isim değil, dünya çapında haber ve röportajlar yapan bir isimdi. O anlamda da boşluğunu doldurmak kolay değil."

"Bedel ödeyen bir isimdi"

Özdemir, televizyon gazeteciliğinde bir televizyon yıldızına dönüşen Birand'ın yaptığı haberler yüzünden pek çok farklı kesimlerden eleştiri alan, homurdanmalara yol açan ve mutluluk yaratan bir isim olduğuna işaret ederek, bu yüzden de başının dertten kurtulmadığını anlattı.

Birand'ın hayatı boyunca, izlendiğini, takip edildiğini ve çeşitli soruşturmalara maruz kalıp işinden edildiğini dile getiren Özdemir, "Bunlar Mehmet Ali Birand'ın hikayesinde anlatmazsak eksik olacak şeyler. Bedel ödeyen bir isimdi. Bu ödediği bedellere rağmen de haber inatçılığından vazgeçmeyen bir isimdi." ifadelerini kullandı.

"Bizim bağımız vefatına kadar hiç kopmadı"

Cüneyt Özdemir, Mehmet Ali Birand'la 1993 yılında çalışmaya başladığını anlatarak, şunları kaydetti:

"Ölümüne kadar neredeyse aynı kurumda çalıştık. CNN Türk'teydik, Doğan grubundaydık. Bizim bağımız vefatına kadar hiç kopmadı. İlla aynı kurumda aynı haberi yapmamız da şart değildi. Birbirimizi atlattığımız zaman tebrik için arardı. 'Bravo, çok iyi iş yaptın, yaşa!' derdi. Bir yandan da bizi teşvik ederdi. Biz haber anlamında onun hem en büyük rakibiydik hem de en iyi arkadaşıydık. Arkasından gelen kuşağı teşvik etmesi anlamında da çok önemli bir örnek olmuştur bize."

Türk basınındaki pek çok kişinin yolunun Birand'ın "32. Gün" programından geçtiğini dile getiren Özdemir, "Birand bizim kuşak için Türk basınında televizyon gazeteciliğinin parlayan yıldızıydı. Bizden önceki kuşak için ise uluslararası anglosakson gazeteciliğin yazılı basındaki önemli, marka isimlerindendi diyebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

"Muhabir kadrosundan kendi yıldızlarını yarattı"

Gazeteci Ahmed Arpat da Mehmet Ali Birand'ın 32. Gün ile büyümüş nesiller için mesleği seçme nedenlerinden biri olduğunu söyledi.

Mehmet Ali Birand'ın, dünyayı ekranlara taşıdığını, sadece yayınlarını izlemenin dahi bir basın-yayın öğrencisi ya da haberciliğe meraklı genç için ders niteliğinde olduğuna dikkati çeken Arpat, şöyle devam etti:

"Dosya haberciliği nasıl yapılır, haberi masadan sahaya nasıl taşırsınız, nasıl okutur, izlettirirsiniz? 32. Gün arşivi internette var. Açın, bakın. Mesleğe dair çoğu ders kitabından daha fazlasını o arşivde bulacaksınız. Birand, kelimenin gerçek anlamıyla bir haberci, bir ekol. Yetiştirdiği, Türk basınına, okuyucuya, izleyiciye emanet ettiği onlarca isim var ve her biri kendi alanında başarılı gazeteciler, televizyon habercileri..."

Arpat, Birand'la 2008 yılında Kanal D Haber Merkezi’nde muhabir olarak göreve başlarken tanıştığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Birand, Kanal D Haber'in başına geçeli 3 yıl olmuştu ve 3 yılda, ana akım TV haberciliğinin çehresini tamamen değiştirmişti. İlk izlenimim, ekibiyle kurduğu samimi ilişki ve habere, mesleğe duyduğu aşktı. Aynen 32. Gün'de yaptığı gibi, Kanal D Ana Haber'de de izleyiciye çok geniş bir perspektif sundu. Muhabir kadrosundan kendi yıldızlarını yarattı. 3 yılı aşkın süre birlikte çalışma şansına sahip oldum. Bir arada olduğumuz, haber konuştuğumuz, sohbet ettiğimiz her an, karşılıklı yayınlar da dahil çok öğreticiydi. Çalışanlarının potansiyeline inanan, motive eden, ileri iten, yer açan bir ekip lideriydi. Muhabirlik ruhunu hiç kaybetmedi. En zorlayıcı anlarda, bir bakmışsınız, sahada, yanınızda haber takip ederken, anons yaparken görürdünüz onu. Birand’la çalışıyorsanız şikayet etmeye hakkınız yoktu. Çünkü Birand şikayet etmezdi."

"Yerini doldurmak mümkün değil"

Ekranın stresli ve hata kaldırmayan bir iş olduğunu belirten Arpat, buna rağmen ekranda dil sürçmesinin de bu işin doğasında olduğunu ondan öğrendiklerini aktardı.

Arpat, "Ben Mehmet Ali ağabeyi haber merkezini çınlatan kocaman kahkahası, yayına inerken herkesle teker teker selamlaşması ve bitmeyen habercilik aşkıyla hatırlıyorum ve kendimi onunla birlikte çalıştığım için şanslı sayıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Geçen 8 yılda Birand'ın yokluğunda televizyon haberciliğinin renginin biraz solduğunu düşündüğünü ifade eden Arpat, "Yerini doldurmak mümkün değil. Birand’ın aramızdan ayrılışı sonrası çok kritik zamanlar geçirdi Türkiye. Çok zor gündemlerle karşı karşıya kaldık. Yaşasaydı ne yapardı, hangi haberi nasıl görürdü, nasıl yorumlardı diye insan düşünmeden edemiyor." diye konuştu.

"Habere heyecanlanmayı, haber için heveslenmeyi ondan öğrendim"

Gazeteci Seda Öğretir de kendi kuşaklarındaki birçok meslektaşı gibi 32. Gün programıyla büyüdüğünü söyledi.

Üniversite eğitimi için Ankara’ya gittiğinde Birand ve onun dünyasının hayallerini süslemeye başladığını anlatan Öğretir, "2005 yılında Kanal D haber merkezinin başına geçtiğinde beni kurduğu yeni ekibe muhabir olarak aldı. Onun yönetiminde çok iyi bir beyin ekibiyle tam bir komando eğitiminden geçtim. İlk görevlerimden biri onun da katıldığı bir internet konferansını izlemekti. Konferans devam ederken yanıma geldi. 'Söyle bakalım bu haberin manşeti ne olacak?' dedi. Hemen not defterimi gösterdim. Bir cümleyi yuvarlak içinde aldım. Daha sonra defalarca kendisinden duyacağım cümleyi ilk kez orada söyledi 'Yaşa kız!' dedi."

Seda Öğretir, çok iyi bir öğretmen olan Birand'ın mesleği anlatmaktan, inceliklerinin altını çizmekten hiç yorulmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Ben habere heyecanlanmayı, habere heveslenmeyi ondan öğrendim. Bu, öğrenilmez, insanın içinden gelir diyebilirsiniz. Belki bir yere kadar doğru da sayılır. Ama ustanız Birand ise ve söz konusu haberse onu da öğrenirsiniz. Canlı bağlantıları çok önemserdi. Onun sunduğu bir haber bültenine canlı bağlanan muhabirin sıradan bir yayın yapma lüksü olamazdı. İlgili haberi en ince ayrıntısına kadar bilmek zorundaydınız. Ona bağlandıktan sonra başınıza her şey gelebilirdi. Sadece haberin içeriğine çalışmanız bile çoğu zaman yetmezdi. Yayında sizi bir anda bulunduğunuz yerden uzaklaştırabilir, yürütebilir, kamerayı döndürür, arkada yürüyen adamın kimliğini, oradaki apartmanın yapılış tarihini ya da mimarını sorabilirdi. Canlı yayında fırçayı basabilir ya da keyfi yerindeyse yayını bitirirken sizinle şakalaşabilirdi."

"Bugün hala ekranda onun eksikliğini duyuyoruz"

Seda Öğretir, Birand'ın hayatını kaybetmesinden bu yana özellikle büyük olaylarda, önemli haberlerde "Birand ne derdi, nasıl yorum yapardı, sahada nasıl davranırdı?" diye düşündüğünü söyledi.

Birand'ın televizyon haberciliğinde yeri doldurulamayacak bir isim olduğunu vurgulayan Öğretir, şunları kaydetti:

"Hem iç siyasette hem uluslararası ilişkilerde bugün hala ekranda onun eksikliğini duyuyoruz. Örneğin Soma faciası olduğunda, oraya gittiğimde bunu düşündüm. Birand bu maden ocağının kapısında yanımda olsaydı nasıl yayın yapardı diye? Bütün büyük olaylarda, seçimlerde, 15 Temmuz’da, Suriye iç savaşında, Türkiye’nin Suriye’ye yaptığı operasyonlarda ve pandemi döneminde yaşasaydı eminim farkını ortaya koyardı." AA

Yorumlar (0)
6
açık
Günün Anketi Tümü
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i başarılı buluyor musunuz?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i başarılı buluyor musunuz?
Namaz Vakti 26 Şubat 2021
İmsak 06:20
Güneş 07:41
Öğle 13:29
İkindi 16:37
Akşam 19:08
Yatsı 20:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 23 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemen Belediyespor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19