Vitamin ve mineral içeriği yüksek doğal ve dengeli beslenme alışkanlığıyla birlikte düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının yaşam sağlığı adına çok önemli katkıları beraberinde getirdiği bilinmektedir. Düzenli egzersiz alışkanlığı ve metabolik sağlık ilişkisini araştıran klinik çalışmalarda, fizik aktivite esnasında salgılanmasında artış gözlenen seratonin, endorfin ve dopamin hormonlarıyla birlikte egzersiz sonrasında kanda seviyesi arttığı saptanan irisin hormonun da, organizmanın enerji dengesini ilgilendiren metabolik fonksiyonlarını düzenleyerek obezite tedavisinde önemli katkılar sağladığı düşünülmektedir.

Son yıllarda obezite tedavisi üzerinde egzersizin önemini ve düzenli egzersizin neden olduğu hormonal yanıt mekanizmalarını araştırmaya yönelik klinik çalışmaların sayısı artmaktadır. Fiziksel aktivite ve hormonal yanıt mekanizmaları üzerindeki yürütülen bilimsel araştırmalar sonucunda, İsveç Karolinska Enstitüsünde 2012 yılında Alber Borstörm ve ekibi tarafından keşfedilen irisin hormonun obezite tedavisinde çok ciddi bir katkı sağlayabileceği öngörülmektedir. Bu çalışmaların ışığında, egzersize yanıt olarak iskelet kaslardan salgılanan, kilo kaybı ve termoregülasyon (vücut ısısının dengelenmesi) gibi egzersizin bazı yararlı metabolik etkilerini ortaya çıkaran, fizik aktivite ile aktif hale geçtiği bilinen irisin hormonun, 2-3 ay süresince, haftada en az 3 kere yapılacak düzenli egzersiz programı sonucunda, bu hormonun kan düzeylerinde ciddi artışların sağlanabileceği gösterilmiştir. İrisinin, organizmada enerji dengesini sağlaması ve obezite tedavisinde önemli rolü olabileceğinin ortaya çıkarılmasıyla birlikte bu hormon üzerindeki araştırmalara hız verilmiştir.

Düzenli egzersiz ve irisin hormonu arasındaki olumlu metabolik etkileşimleri konu alan klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, sağlıklı ve dengeli beslenmeyle birlikte haftada 3-4 saat civarında hafif ve orta şiddette orta yoğunlukta koşu, yüzme ve yürüyüş egzersiz çalışmalarının kandaki irisin hormon düzeylerini arttırmakla birlikte açlık kan şekeri, trigliserit ( kan yağları) ve kan basıncın düzenlenmesinde olumlu etkiler gösterdiği vurgulanmaktadır. İrisin hormonun, özellikle hücre içinde enerji üretiminden sorumlu olan mitekondri olarak adlandırılan organelde yağ yakım hızının artması; irisin hormonu ve obezite tedavisi arasındaki etkileşimin fizyolojik açıdan açıklanmasını sağlamaktadır.

Hareketsiz bir yaşam ve sağlıksız beslenme alışkanlığı nedeniyle tüm dünyada giderek etkisi arttırmakta olan obezite probleminin tedavisi sürecinde enerji dengesinin sağlıklı düzenlenebilmesi için birçok yöntem arasında fiziksel aktivitenin de oldukça etkin bir yöntem olduğu konusunda birçok bilimsel yayına rastlamak mümkündür. Bu olumlu etkinin hormonal açıdan daha kapsamlı incelenmesiyle, düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam için taşıdığı önem çok daha net olarak anlaşılacaktır.

Sonuç olarak, spor ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının, toplum psikolojisi ve sosyo-kültürel yaşam açısından taşıdığı önemle birlikte; obezite de dahil olmak üzere birçok kronik hastalığın tedavisinde metabolik olumlu bir etkiye sahip olduğunun anlaşılmasıyla; sağlıklı bir yaşam için düzenli egzersiz alışkanlığının gerekliliği konusunda yaygın bir fikir birlikteliği gözlenmektedir.