TÜED İzmir Başkanı Zekeriya Beypınar, emeklilere yapılan yüzde 30’luk zammın yeterli olmadığını belirterek, “En düşük emekli aylığı asgari ücretten az olmamalıdır” diye konuştu.

Enkaz altındaki 5 yaşındaki Yağmur herkesi ağlattı: “Çok üşüyorum baba” Enkaz altındaki 5 yaşındaki Yağmur herkesi ağlattı: “Çok üşüyorum baba”

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN-ÖZEL HABER

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bu hafta memur ve emekli maaş artışlarına ilişkin kanun teklifini yasalaştırmak için mesai yapacak. Teklife göre, kamu görevlilerinin aylık ve ücretleri ile malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarında artış oranı yüzde 30 olarak uygulanacak. Emeklilere ve hak sahiplerine ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları için asgari ödeme tutarı 5 bin 500 lira olarak belirlenecek.

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) İzmir Şubesi Başkanı Zekeriya Beypınar, en düşük emekli maaşının yapılan son zamlarla 5 bin 500 TL’ye yükseldiğini ancak bu rakamın asgari ücretin çok altında kaldığını belirtti. Beypınar, kamuoyunda öne çıkan ek zam oranı ile emekli ve memurlara yüzde 15 daha zam yapılmasının kendilerini memnun edeceğini ifade etti. 

HAYAL KIRIKLIĞI OLDU

Emeklilerin çok büyük sıkıntılarının olduğunu ve yüzde 30’luk zam oranının hayal kırıklığı yarattığına dikkat çekerek, “Emeklilerimiz yüzde 30’luk zam oranıyla tatmin olmadı. Sıkıntımızı sürekli dile getiriyoruz. Enflasyonun daha tam anlamıyla önüne geçilemedi. Asgari ücret ile temmuz ayında en düşük emekli maaşı ile arasındaki fark 2 bin TL iken şu anda bu fark 3 bin TL’ye çıktı. Emekliler asgari ücretin altında maaş alıyor. Şu anda memur ve emekli maaşları için ek düzenleme konuşuluyormuş bizim de gözümüz kulağımız devletimizin yapacağı bu ek düzenlemede. Seçim öncesi emekli ve memura yüzde 15 daha zam yapılacağı söylentileri bile bizi heyecanlandırmaya yetti. Sıkıntılarımızın mutlaka görülmesi ve duyulması lazım. Enflasyon rakamlarıyla birlikte önce yüzde 25 zam yapılacağı söylendi. Daha sonra üzerine yüzde 5 daha geldi. Zam oranı toplamda yüzde 30 oldu. İnşallah yüzde 30’un da üzerine çıkarız. Seyyanen zam beklentimiz vardı ancak bu da olmadı. Keşke enflasyon farkı üzerine seyyanen zam yapılarak emeklilerin durumu en azından asgari ücret düzeyine çıkarılabilirdi. Genel merkezimizin de bizlerin de maaşlarla ilgili beklentisi devam ediyor. Karma sisteme ve TÜFE’ye endeksli yüzdelik artışlar sayesinde bugün en düşük emekli aylığı, nerdeyse asgari ücretin yarısına denk gelmektedir. Emeklilerin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için en düşük emekli aylığı asgari ücretten az olmamalıdır” dedi.

UMARIZ SESİMİZ DUYULUR

Şu anda kış aylarını yaşadıklarını ve kışın emeklilerin en çok düşündüğü şeyin ısınma problemi olduğuna vurgu yapan Beypınar, “İzmir’de 1 ton yerli kömürün fiyatı 5 bin 200 TL’den başlıyor. 1 çuval odun-tahta 70 TL’den satılıyor. En düşük emekli maaşı ile şu anda kışı geçirmek bir hayli zor görünüyor. Kira, gıda ve sağlık harcamalarını daha hesaba katmıyoruz bile. Umarım durumumuz etraflıca ele alınır ve bizlerin de bir nebze olsa yüzü güler. Emekliler olarak artık nasıl geçineceğiz diye düşünmek istemiyoruz. Devletimizin bizi de düşünmesini istiyor ve talep ediyoruz. Umarız bizlerin de sesi duyulur. Yaz ve sonbahar aylarında banka banka dolaşıp promosyon almaya çalışan emeklilerimiz promosyonlardan da istediğini alamadı. Maaş promosyonundan sonra emekli maaş zamlarında da hayal kırıklığıyla karşı karşıya kaldık. Bunun yanı sıra intibak konusu da daha tam anlamıyla çözülemedi. Emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara, eşit aylık ödenmesi için intibak yapılmalıdır. Her yıl aylıkları düşüren emekli aylığı hesaplama sistemi değiştirilmeli, çalışılan dönemler için ‘tek bir aylık hesaplama sistemi’ getirilmelidir” ifadelerini kullandı.