“Ve biz yine bir kış daha geçireceğiz: büyük öfkemizin içinde ve mukaddes ümidimizin ateşinde ısınarak…” Nazım Hikmet Ran

Daha öncede yazdım. Yine de üzerine basarak vurgulayayım; “Ülkemizde hekim sadece hastasını muayene edip reçetesini yazan, ameliyatını yapan bir bireyin ötesinde, toplumu aynı zamanda sosyal yönden de iyileştirmeyi hedefleyen bir aktivist olmak durumundadır.”

Kadına yapılan şiddet de ağır bir sağlık sorunudur! Kadın cinayetleri bilindiği gibi Feodalizm’i tam anlamıyla tasfiye edememiş, anamalcı sistemi ile dışa bağımlı olan, ataerkil yapıyla bağlantılı bizim gibi ülkelerin en önemli sorunudur. Son yirmi yılda kadın cinayetleri katliam şekline dönüşmüştür. Bu sorunu bizlere adeta haykırarak duyuran, farkındalık oluşturan “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP)” her zaman yanında olduğumuzu bildirelim. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kısaca KCDP, 2010 yılında, artan kadın cinayetlerine son vermek isteyen kadınlar tarafından kurulmuş bir platform. Platform, “Özgecan Aslan cinayeti” protestolarıyla adını duyurmuştur. Ülkemizde Ekim 2022’de 60 kadın ismi daha Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun her ay yayınladığı verilerde yerini aldı. KCDP verilerinde 60 kadından 34’ü cinayetle yaşamına kıyılırken; 26 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Gazeteci kardeşim Aziz Muhammet Ulubaş ile konuyu sayısal verilerle çalışırken inanın elimiz sayıları yazmaya varmıyor. Her birisi sayının ötesi bir anne, eş, kardeş, abla durumunda. Yani içimizden birisi. Aziz’e ne kadar teşekkür etsem azdır.

Yurt genelinde 34 kadından 2’si ekonomik sebeplerden dolayı öldürülürken, 11’i boşanmak istemek, barışma isteğini ve/veya evlenmeyi reddetmek istediği için katledildi. Ayrıca 21 kadının ise hangi gerekçeyle öldürüldüğü henüz tespit edilemedi. Geride bırakılan ekim ayı içerisinde kadınların 20’si en güvenli olması gereken yerde, yani evlerinde öldürüldü. Bunun dışında 7 kadın sokakta, 2’si iş yerinde erkek terörünün kurbanı olurken; 1’er kadın ise otelde, arazide, eğlence mekanında ve yol üzerinde öldürüldü. Ayrıca 1 kadının ise nerede öldürüldüğü tespit edilemedi. Yurt genelinde öldürülen 34 kadından 18’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Ayrıca bu ay KCDP kadınların yüzde 53’ünün evli olduğu erkek tarafından öldürüldüğünü ortaya koydu. Eşleri tarafından öldürülen 18 kadının dışında, sadece ekim ayı içerisinde 6 kadın tanıdığı kişiler tarafından, 2 kadın akrabası ve babası tarafından, 1’er kadın da eskiden evli olduğu erkek, kardeşi ve tanımadığı bir kişi tarafından öldürüldü. Ekim ayı içerisinde 2 kadın da birlikte olduğu erkek tarafından yaşamına son verildi.

Türkiye’de giderek yaygınlaşan ateşli silahlanmada (maalesef bu da çok büyük bir sorun) en fazla yara alan gruplar arasında kadınlar bulunuyor. Ülke genelinde öldürülen 34 kadının 20’si ateşli silahlarla, 9’u kesici aletlerle ve 1’er kadın da boğularak, darp edilerek, yüksekten düşerek, zehirlenerek ve çekiçle öldürüldü. Kadın cinayetlerini durduracağız platformunun verilerine göre bu ay kadınların yüzde 59’nun ateşli silahla öldürüldüğünü görüyoruz. Platform ayrıca 2022 yılı içerisinde uzaklaştırma kararı alınmış olmasına rağmen öldürülen kadınların oranını yüzde 7 olarak açıkladı. KCDP öldürülen kadınların yüzde 59’unun çocuk sahibi olduğunu ortaya koyarken; kadınların iş durumunu da inceledi. Bunların yüzde 71’inin tespit edilemediğini raporuna aktardı. Kadınları koruması için çıkartılan 6284 sayılı kanun ise platforma göre yüzde 88 oranında etkinliği maalesef tespit edilemedi.

Kadınlarını, hekimlerini, sağlık emekçilerini, işçilerini ve yoksul halkını cinayetlere karşı koruyamayan, yirmi yıldır adeta tüm sistemlerin yetmezliğe girdiği bu soğuk iklimin yerine, er geç bahar gelecektir. Bu böyle biline!

Sözlerimizi yine bir türkü ile bitirelim. Türküler de olmasa vay halimize! Mine Yalçın ve İsmail Daimi’nin bu güzel Erzincan ezgisinde bizlere “Moral ve Umut” aşılanıyor.

Ne ağlarsın benim zülfü siyahım,

Bu da gelir bu da geçer ağlama,

Göklere erişti figânım ahım,

Bu da gelir bu da geçer ağlama…

Sevgilerimle...