Ege Bölgesi’nde uzayan kurak günler, üretimi olumsuz etkiliyor. Ya ekilmesi gereken ürünler ekilmiyor ya da ürün deseni değişiyor, bu da üreticinin gelirini düşüyor. Bu durum; sofralarımıza az çeşit ama çok pahalı ürünlerin gelmesine sebep oluyor

NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER

Tüm dünyayı kasıp kavuran küresel iklim krizi, ülkemizde de güçlü etkisini her geçen gün daha çok hissettiriyor. Öyle ki kış mevsimini yaşadığımız şu günlerde kurak gün sayısı yaz mevsimini aratmıyor. Bu durum en çok da tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. Ekilmesi gereken ürünler ya geç ekildi ya ürün deseni değişti ya da hiç ekilmedi. İzmir’de bölgesini ve Türkiye tarımına ciddi katkılar sunan Menemen Ovası, Küçük ve Büyük Menderes havzalarında üretim yapan üreticilerin temsilcileriyle yaşanan kurak günleri konuştuk. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Çakıcı da konunun bilimsel boyutunu ele aldı.

EGE’DE KURAK GÜN SAYISI FAZLA

Ege Bölgesi’nde kurak gün sayısının diğer bölgelere göre daha fazla olduğunu dile getiren TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çakıcı, “Aralık’ın son günleri, ocak ayının ilk günleri yağışların olmaması bence olağan bir durum. Genelde bu dönemlerde yağış olmuyor. Ancak bir önemli sıkıntı da havaların soğumaması, bu da büyük sıkıntı. Havalar hala ılıman gidiyor. Geçen yıl bile bu seneden daha soğuktu. Gerek Küçük Menderes Havzası gerekse Gediz Havzası’nda kurak gün sayısında artış var. Bu kurak gün sayısı Ege Bölgesi’nde diğer bölgelere göre fazla. Küçük Menderes Havzası örneğinde genel olarak özellikle Ardışık Kurak Gün Sayısı değerleri 99 gün ile 75 olan Türkiye ortalamasının çok üzerinde tespit edilmiştir. Su veri tabanından elde edilen bilgilere göre havzada toplam yağış değerleri Türkiye ortalamasının üzerindedir. Toplam yağış değerleri gibi şiddetli yağışlı gün sayısı değerleri de 16 gün olan Türkiye ortalamasının üzerinde gün olarak belirlenmiştir. Değerlendirme sonuçlarına göre Küçük Menderes Havzası’nda tüm model ve senaryolar dikkate alındığında, sıcaklıklarda 2030 yılına kadar 1.1°C, Toplam yağış projeksiyonlarının genel sonuçlarına göre ise yağışta öngörülen azalmaların şiddetlendiği ve yüzde 25 oranında azalma beklenebileceği görülmektedir. Havzadaki yağış eksikliği değerlerinin kıyıdan içerilere sokuldukça artma eğiliminde olduğu hesaplanmıştır” değerlendirmelerinde bulundu.

MENEMN OVASI’NDA ÇİFT ÜRÜN DÖNEMİ BİTTİ

Çiftçi olarak kendi başlarına önlem almaya çalıştıklarını ancak devletin kuraklıkla ilgili farkındalığının yüksek olmadığını belirten Menemen Ziraat Odası Başkanı Arif Metin Karagöl, Menemen Ovası’nda artık tek ürünün ekilmeye başlandığını söyledi. Karagöl, “Uzmanların uzun süredir dile getirdiği ve bizim de bizzat yaşadığımız bir iklim krizi var. Ben bir çiftçi olarak kendi çapımda önlem almaya, ziraat odası başkanı olarak da insanları uyarmayı kendime görev bildim. Ama devletimiz bu konunun hala farkında değil. Çünkü Göl Marmara tamamen kurudu, Bafa Gölü çekildi, Van Gölü’nde eski yapılaşmalar ortaya çıktı. Bunlar gibi birçok örnek önümüzde duruyor. Ben sadece Menemen gözünden bakmıyorum, Türkiye genelinde bir sıkıntı var. Yer altı sularını çekiyoruz, yeraltı suları ne kadar yetecek o da çok belirsiz. Bu yüzden dediğim gibi kendimizce önlem almaya çalışıyoruz. Mesela susuzluğa dayanıklı ürünlere dönüyoruz. Daha az su isteyebilen ürünleri araştırıyoruz. Şu an buğday, arpa gibi kışlık ürünler ekildi. Biz Menemen Ovası’nda ikinci ürünü mutlaka ekerdik, tarlalarımız hiç boş kalmazdı. Ama bunlar olmayacak, tek ürün ekip oturacağız. Öyle görünüyor” ifadelerine yer verdi.

ISPANAK EKİMİNDE YÜZDE 50 DÜŞÜŞ

Yağmursuzluk nedeniyle Menemen Ovası’nın gözde ürünü olan ıspanak üretiminde yüzde 50’lik bir düşüşün yaşandığına dikkat çeken Karagöl, “Bu kurak iklim şartlarında sulama suları olmadığı için yağmurla üretilebilecek kış ürünlerinin ürün desenleri değişiyor. Üreticilerin gelirleri düşüyor. Menemen’de eskiden 30 bin dönüm ıspanak dikiliyorsa, bugün 10-15 dönüm ekiliyor. Bu üründe kuraklıktan dolayı yaklaşık yüzde 50’lik bir azalma var. Bu da önlenemez bir şekilde gıdalardaki fiyatların artışını getiriyor. Menemen’deki çiftçilerimiz az su isteyen ürünler ekmeye başladılar. Bölgemize çok da yatırım yapıldı. 70 tane civarında pamuk toplama makinesi alındı. Bu makinler çok pahalı sadece zengin çiftçiler alabilir. Ancak Menemen’de bu sene o kadar pamuk ekilecek mi? Yani bu makineler üretim yapacak pamuk bulabilecek mi?” dedi.

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Öğretim Üyesi alıyor Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Öğretim Üyesi alıyor

YERALTI SULARININ BESLENMESİ LAZIM

Tire Ziraat Odası Başkanı Halil İbişoğlu da bölgesinde yaşanan kuraklıkla ilgili şu ifadelere yer verdi: “Küçük Menderes’in en büyük sorunu yeraltı suları. Yağmurlar da yağmayınca sıkıntımız katlanarak artıyor. Şu anda ekilen ürünlerimizde çok şükür bir sıkıntı yok. Ama bu durum bizi yaz döneminde etkileyecek. Eğer yağış azlığı bu şekilde devam ederse büyük sıkıntı yaşayacağız. Çünkü dediğim gibi bizim için yeraltı sularının beslenmesi çok önemli. Bu yüzden dağlara kar yağması lazım, yağmur yağması lazım. Gözeneklerin açılması için don-buz olması lazım.”

KEMALPAŞA’DA TOHUMLAR BOŞA GİDECEK

Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray ise “Bölgemizde şu an saha bitkilerinin ekimi gerçekleşti ama elbette yağmurun olmamasından dolayı özellikle buğday ekiminde problemler yaşanıyor. Bununla ilgili üreticilerimizle de bir araya geldik. Yaşadıkları susuzluk sorunlarını dinledik. Eğer önümüzdeki günlerde yağmur yağmazsa atılan bu tohumlar boşa gidecek. Yağmurların yağmaması yeraltı suların beslenmesini olumsuz etkiliyor. Bundan dolayı yazın sıkıntılarla tekrar karşı karşıya kalacağız” dedi.