banner19

NATO Zirvesi, Türkiye’nin NATO’daki yeri ve Türk-Amerikan ilişkileri

ABD Başkanı Biden’ın NATO Zirvesi’nden en büyük beklentisi, ülkesinin uluslararası sistemdeki dominant pozisyonuna ve Batı merkezli uluslararası sisteme en büyük meydan okumayı yapan Çin’e karşı diğer NATO üyelerinin tam desteğini almaktı

Dünya 15.06.2021, 16:02
NATO Zirvesi, Türkiye’nin NATO’daki yeri ve Türk-Amerikan ilişkileri

Pazartesi günü Brüksel’de gerçekleştirilen NATO Zirvesi hem uluslararası siyasal sisteme etkileri hem de Türkiye’nin NATO’daki yeri ve Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği açısından oldukça önemliydi. Her üç konunun da birbiriyle çok yakın bağları olduğunu vurgulayarak yazıya başlamak doğru olur.

Başta ABD olmak üzere, NATO’nun önde gelen Batılı ülkelerinin Çin ve Rusya’nın uluslararası güç mücadelesindeki rollerine dair algıları Türkiye’nin bu ülkelerle ilişkilerini ve dolayısıyla NATO’daki rolünü yakından ilgilendiriyordu. Zirve öncesinde, Türkiye’nin Batı ile zayıflayan bağlarını ABD Başkanı Joe Biden’ın kesip atmasını bekleyenlerin varlığı Erdoğan-Biden görüşmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermeye yetiyordu. Zirvenin Türkiye’nin ABD ve diğer Batılı ülkelerle ilişkileri açısından sonuçlarını anlamak için önce bu önemli toplantının uluslararası politika açısından ne anlam ifade ettiğine değinelim.

Beklendiği gibi, NATO Zirvesi’nin en önemli konusu Çin’in giderek artan ekonomik ve askeri gücü karşısında İttifak’ın nasıl tavır göstereceği meselesi oldu. ABD’nin güçlü bir şekilde ittifak bağlarına geri döndüğünü gösterme gayreti içerisinde olan Biden’ın NATO Zirvesi’nden en büyük beklentisi, ülkesinin uluslararası sistemdeki dominant pozisyonuna ve Batı merkezli uluslararası sisteme en büyük meydan okumayı yapan Çin’e karşı diğer NATO üyelerinin tam desteğini almaktı. Genel Sekreter Jens Stoltenberg’in zirve sonrası açıklamalarındaki Çin vurgusu Biden’ın bu hedefinde “kısmen” başarılı olduğunu gösteriyor. Çin’in zirve sonuç bildirisinde bu kadar açık bir şekilde dile getirilmesini bir başarı olarak niteleyen Stoltenberg, Çin’in nükleer ve yapay zekaya dayalı silah sistemleri alanındaki silahlanma girişimlerinin, Rusya ile askeri işbirliğinin ve dezenformasyon politikalarının NATO için tehdit olduğunu ifade etti. Çin’in bu kadar açık şekilde bir rakip ve tehdit unsuru olarak gündeme gelmesi bu ülkenin yükselişine karşı koyma konusunda bugüne kadar başarılı olamayan ABD için önemliydi.

Avrupa'nın Çin ikilemi

Washington şimdiye kadar başarısız olduğu bu alanda artık müttefikleriyle daha yakın çalışmak istiyor. Fakat Çin’in yükselişine karşı etkili politikalar geliştirme konusunda Biden yönetiminin önemli sorunları olduğunun altını çizmek gerekir. Batılı müttefiklerinin ikircikli tavrı, Rusya’nın bu mücadelede nerede yer alacağı meselesi ve Türkiye gibi Batılı olmayan müttefiklere yönelik rasyonel politika geliştirmeyi zorlaştıran lobilerin varlığı bu sorunların önde gelenlerini oluşturuyor. Ayrıca dünyanın en büyük askeri ittifakı olan NATO’nun Afganistan hezimetinin tescillendiği ve bu konuda İttifak’ın Türkiye’ye bel bağladığı bir zirveden Pekin’i caydıracak kararlı mesajlar çıkmasının zorluğunu da bu sorunlara eklemek gerek.

Zirve sırasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Çin konusundaki açıklamalarına bakıldığında, bu ülkeyle ekonomik ilişkilerini riske atacak politikalardan uzak durmaya çalıştıklarını anlamak zor değil. Merkel Çin tehdidinin “abartılmaması gerektiğini” ve bu ülkenin “bazı meselelerde rakip olduğu kadar bazı alanlarda da ortak olduğunu” vurgularken, en son zirvede NATO’nun “beyin ölümünün gerçekleştiğini” söyleyip tepki toplayan Macron da “Çin ile ilişkilerinin sadece askeri boyutu olmadığını” ifade ederek bu ülkeyle ilişkiyi NATO şemsiyesi altında yürütmeye istekli olmadığını gösterdi. Yani Biden’ın Avrupalı ortakları zirve sonuç bildirgesinde Çin’den kaynaklanan tehditlere değinilmesine rıza gösterdiler ama diğer taraftan yaptıkları açıklamalarla Pekin’i teskin edici bir tavır takındılar. Bu tutum Avrupa ülkelerinin Çin’in yükselişi karşısında nasıl bir politika izleyeceklerine dair uzun zamandır devam eden kafa karışıklıklarının açık bir tezahürü olarak görülebilir. Yakın ve orta vadedeki ekonomik kaygılarının orta ve uzun vadedeki güvenlik kaygılarıyla çatışmasının neden olduğu bir ikilemi yaşıyorlar. Bir taraftan Çin’in giderek Batıya kayan nüfuzunun kendi arka bahçeleri olarak gördükleri Balkanlar’a ve Doğu Avrupa’ya kadar uzanmasından rahatsızlar; diğer taraftan ise Pekin’i doğrudan karşılarına almanın Avrupalı şirketler için doğuracağı ekonomik maliyetlerle yüz yüze gelmek istemiyorlar.Avrupalı müttefiklerinin bu ikilemlerini gören ABD için Çin’e karşı mücadelede Rusya daha fazla önem kazanıyor. Orta ve uzun vade açısından bakıldığında ABD için rasyonel olan, Washington’un Pekin’e karşı daha büyük mücadelesinde Moskova’yı yanına çekmek ya da en azından tarafsızlığını sağlamaktır. Zira ABD’nin yaklaşık on beşte biri kadar bir ekonomik büyüklüğe sahip olan ve bu ekonomisi de esas olarak petrol ve doğalgaza dayanan Rusya’nın ekonomik açıdan ABD’nin dünya liderliğine bir tehdit oluşturması söz konusu değil. Bunun yanında, ekonomik ve askeri kapasitesi hızla büyüyen Çin’in emperyal hedefler geliştirmesi durumunda bundan en fazla zarar görecek ülkelerin başında onunla en uzun sınıra sahip olan Rusya geliyor. Bu durum ABD’nin Rusya ile çatışmacı bir ilişki yerine işbirliğine odaklanmasını rasyonel kılsa da Moskova’nın askeri gücünü çok fazla öne çıkaran politikalara yönelmesi Rusya ile işbirliği eksenli bir ilişki geliştirilmesini zorlaştırıyor. Biden’ın Rusya’nın saldırgan ve yayılmacı politikalarına karşı koymasını bekleyenler de var; Çin’e karşı asıl güç mücadelesinde Moskova’yı Pekin’in yanına itecek adımlardan kaçınmasını isteyenler de.

Biden döneminde Türk-Amerikan ilişkileri

Biden’ın benzer bir ikileme Türkiye konusunda da sahip olduğunu ifade etmek gerekir. ABD’deki Türkiye düşmanı lobilerin yoğun çalışması sonucu başta Kongre olmak üzere, Amerikan kurumlarında ve medyasında zirve yapan Türkiye karşıtlığı Biden’ı “Erdoğan’ı demokratik yollarla devirmekten” bahsetme noktasına getirmişti. Türkiye’deki iktidarı devirmek için uzun zamandır yürüttükleri çalışmaları, bu konuda memnun olmadıkları Donald Trump’ın ardından başkan seçilen Biden’ın bu yönde atacağı adımlarla taçlandırmak isteyen çevreler reelpolitik duvarına çarpmış görünüyorlar. Lobilerin kendi çıkarlarını önceleyerek Amerikan dış politikasını rasyonel çizgiden saptırdığına dair çok sayıda çalışma var ama lobilerin de etki gücünün sınırsız olmadığını ifade etmek gerek. Çin’e karşı mücadeleye odaklanmak zorunda olan Biden’ın NATO’ya ve NATO içerisinde en önemli aktörlerden biri olan Türkiye’ye ihtiyacı var. Brüksel’de gerçekleştirilen Erdoğan-Biden zirvesinde iki ülke ilişkilerinde bir kopuş bekleyenlerin anlamakta zorlandıkları konu bu. AA

Yorumlar (0)
28
açık
banner21
Namaz Vakti 28 Temmuz 2021
İmsak 04:22
Güneş 06:02
Öğle 13:23
İkindi 17:14
Akşam 20:34
Yatsı 22:07
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30