banner18

banner19

04.05.2021, 10:20

Dışişleri Bakanlığının Kuruluş Yıldönümü, Atatürk Döneminin Dış Siyaseti

Başlangıçta Hariciye Vekâleti adıyla anılan Dışişleri Bakanlığı, 101 sene önce, 2 Mayıs 1920 tarihinde kurulmuştu. Ülkemizin henüz düşman işgali altında bulunduğu dönemde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve başlamasından hemen on gün sonra Bakanlık faaliyete geçmiş, Meclis Hükümetinin zorunlu dış temaslarını gerçekleştirmek üzere çalışmalara başlamıştı. Tabiatıyla Türk Hariciyesinin Osmanlı döneminde Reisülküttaplık ile başlayan uzun bir tarihi vardır. Ancak Atatürk’ün Kuvayı Milliye ruhuyla başlattığı İstiklal Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluşuyla izlediği dış siyaset, Dışişleri Bakanlığının kuruluşunun başlatılacağı tarihin belirlenmesinde de büyük önem taşımıştır. Bu karar alınırken, tarihçilerin ve Bakanlığa hizmeti geçmiş bazı eski Müsteşarların görüşlerine başvurulmuştur. Bu çerçevede, rahmetli Büyükelçi Korkmaz Haktanır, Dışişleri Bakanlığının kurulmasında, kurtuluş savaşının, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının ve Atatürk’ün izlediği bağımsızlık politikalarının belirleyici unsurlar olduğunu, bu itibarla yıl dönümü için “2 Mayıs 1920” tarihinin esas alınmasını önermiştir. Bakanlığımızın değerli Müsteşarlarından Büyükelçi Ertuğrul Apakan’dan öğrendiğime göre, Müsteşar Haktanır’ın görüşünün ağırlık kazanması üzerine, kuruluş yıldönümüyle ilgili uygulamalar yönetim tarafından buna göre uygulamaya konulmuştur.

Yıkılan Osmanlı devletinin Hariciyesi, devlet geleneklerine dayanan, iyi dil bilen diplomatlara sahip olmasına rağmen, 18nci yüzyıldan itibaren, sürekli toprak kaybeden, büyük devletlerin baskısıyla kararlar alan bir imparatorluğun, başı eğik, günü kurtarmaya çalışan bir kurumu haline gelmişti. Cumhuriyet diplomasisi ise 30 Ağustos 1922’de kazanılan büyük askeri zaferin ve bunu diplomatik kazanımlarla dünyaya kabul ettiren Lozan Barışının haklı gururu ile yola çıkıyordu. Bu iki parlak başarı ve bu başarıların gerçek kahramanı Atatürk’ün tüm dünyada kazandığı saygınlık, Cumhuriyet döneminin diplomatik üslubuna da damgasını vurdu. Bu ayrıcalıklı üslupla Cumhuriyet yönetimi uzun yıllar boyunca gerçekçilikten, akılcılıktan, sağduyudan ayrılmadı. Macera peşinde koşmadı. Komşularının içişlerine karışmamaya özen gösterdi. Büyük devletleri kışkırtmadan, bölge istikrarına katkıda bulunan bir dış siyaset izledi.

ATATÜRK DIŞ SİYASETE DAİR NELER SÖYLEMİŞTİ?

Atatürk, henüz Cumhuriyet kurulmadan dış politika konusunda müstakbel devletin izleyeceği yolla ilgili şunları söylemişti: “Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evladı kalmalıyım. Milli istiklal bence bir hayat meselesidir.” 1921, “Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir.” 1921, “Panislamist değilim. Biz Türk’üz o kadar. İyi müslüman olmak bize yeterlidir; dost kazanmak, tam bağımsızlığımızı korumak, her şeyi Türk bakış açısından görmek… Bundan sonra ittifakları birbirine karşı kullanmayacağız.” 1922, “Dış politika, bir toplumun iç yapısıyla sıkı sıkıya ilişkilidir. İç yapıya dayanmayan dış politikalar her zaman yenik düşer. Bir toplumun iç yapısı ne kadar güçlü ve sağlam olursa, diş politikası da o oranda güçlü ve dayanıklı olur.” 1923, Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı öncesinde söylediği şu sözler de dönemin diplomasisi konusunda önemli bir gösterge olarak dikkati çekmektedir: “Barış, milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur. Fakat bu kavram bir defa ele geçirilince daimi bir dikkat ve itina ve her milletin ayrı ayrı hazırlığını ister.” 1938

Atatürk, 1934 yılında genç bir yazar olan Ruşen Eşref Ünaydın’ı Tiran’a Büyükelçi olarak uğurlarken, ona bugün de diplomatlara kılavuz olması gereken şu talimatı vermişti:“Sefir ve sefaret, nezdinde bulunduğu devleti yıkmaya matuf bir komitenin mümessili ve teşkilatı değildir. Bilakis nezdinde bulunduğu devletle mümessili bulunduğu devlet arasında sıkı dostluk teşkiline ve dost devletin takviyesine çalışır.” (Bilâl Şimşir, Bizim Diplomatlar, sayfa 458, Bilgi Yayınevi, Ankara, 1996)

Değişmez Dışişleri Bakanı unvanıyla 1925 yılından Atatürk’ün ölümüne kadar 13 yıl Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Dr. Tevfik Rüştü Aras’ın şu sözleri de üslup yönünden ilginç olsa gerekir:

“Cihanın bu kısmında biz kardeşliğe inandık. Şimdi biz asırlarca süren geçimsizliğin ve bu mıntıkaları o kadar uzun zamandan beri harap eden, kökleşmiş addedilebilecek olan kinlerin yerine karşılıklı muhabbet hislerini ikame ediyoruz. Biz memleketimizin selamet ve menfaatini sulhta buluyoruz. Çocuklara öğretmek lazımdır ki, bir mezarlıkta eğlenceli bayram olamaz ve harabeler üzerine bir saadet köşkü kurulamaz.” (Bilâl Şimşir, aynı eser, sayfa 270)

Bu temeller üzerine kurulan Türk Hariciyesinde Cumhuriyet’in üslubunu benimseyen ve görevini başarıyla yürüten sayısız diplomat yetişti. Atatürk’ün 1931 yılında dile getirdiği ünlü “Yurtta Barış Dünyada Barış” özdeyişi çevremizde istikrar ve güven üretmeyi amaçlıyordu. Türk diplomasisine saygınlık kazandıran bu söz aynı zamanda ülkeler arasında eşitliğin, karşılıklı saygının ve mütekabiliyet ilkesinin de ifadesiydi.1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesinin akdi sürecinde Türkiye’nin kullandığı olumlu üslup ve oynadığı yapıcı ve olgun rol de, İkinci Dünya Savaşı öncesi ortamda büyük takdir toplamıştı. Üslup meselesinde, Atatürk’ün “Başarıda gurura, felakette ümitsizliğe yenik düşmemeliyiz” sözündeki felsefi içerik, aynı dönemde yaşayan Hitler, Mussolini gibi mağrur davranmayı, yüksekten bakmayı alışkanlık edinmiş ama sonu belli liderlerin yıkıcı üslubu göz önüne alındığında, özellikle dikkat çekmektedir. Bu dönemde birçok dış göreve büyükelçi olarak Yahya Kemal Beyatlı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Memduh Şevket Esendal, Hamdullah Suphi Tanrıöver gibi tanınmış edebiyatçılarımızın atanmış olmasının da ayrı bir değer taşıdığını kaydetmek gerekir. Özellikle belirtmek gerekir ki, Cumhuriyet’in dilinde ve üslubunda hesapsız hamaset, meydan okuma ve maceracılık yoktu. Nitekim eseri “Nutuk”ta Atatürk bu konuda şöyle diyordu: “Milli siyaset, … rastgele sonu gelmez emeller peşinde milleti meşgul etmemek ve zarara uğratmamak, … medeni dünyadan da medeni ve insani muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.” İki büyük savaş arasında uluslararası ilişkilerde yaşanan bunalımlı ortamda Atatürk’ün ve Cumhuriyet diplomasisinin kullandığı bu dikkatli dil ve üslup, Türkiye’ye büyük bir saygınlık kazandırdı. Öyle ki, Kurtuluş Savaşındaki hasmımız Yunanistan’ın Başbakanı Venizelos 1934 yılında Atatürk’ü Nobel Barış Ödülüne aday göstermişti. Bu düşüncelerle, kırk yıl süreyle görev yaptığım Dışişleri Bakanlığının kuruluş yıldönümünü kutluyorum.

Yorumlar (0)
24
açık
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 04:19
Güneş 05:57
Öğle 13:13
İkindi 17:03
Akşam 20:19
Yatsı 21:49
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29