Obezite, özellikle son 30 yılda, çocukların fizyolojik ve metabolik sorunlara yol açan bir sağlık problemi haline dönüşmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, 5 yaş ve altındaki 40 milyondan fazla aşırı kilo veya obezite problemi olan çocuğun varlığına dikkat çekmekte ve çocuk obezitesi konusunda farkındalık yaratabilmek için, bu küresel sağlık probleminin önlenebilmesi konunda acil önlemleri hayata geçirmeyi planlamaktadır.

Çocukluk çağlarında başlayan obezite riskinin, sadece yetişkinlikte şişmanlıkla sonuçlanması değil ama aynı zamanda dengesiz beslenme ve fizik aktivite azlığına bağlı aşırı kilolu çocuklarda solunum güçlüğü, kemik gelişim yetersizliği, hipertansiyon, insülin direnci ve erken yaşlarda özgüven eksikliğine varan psikolojik sorunlara neden olması dikkat çekicidir. Son yıllarda, tüm dünyada çocuk obezitesi görülme oranlarında ciddi artışlar gözlenmektedir. Bu artış gelişmiş ülkelerde yaygın olarak görülürken, gelişmekte olan ülkelerde yapılan istatistiksel araştırmalarda da, obezite oranlarında benzer oranların varlığı göze çarpmaktadır.

Her yaşta önemli görülebilecek olan ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen obezite problemi en temel tanımıyla vücudun aşırı yağlanması olarak tanımlanmaktadır. Obezite ciddi bir sağlık sorunu olmakla birlikte aynı zamanda, hipertansiyon (yüksek hipertansiyon), tip 2 diyabet (şeker hastalığı), kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) sistem hastalıkları, depresyon, ortopedik sorunlar ve bazı tür kanserlerin görülmesi riskinin artışı açısından da çok ciddi bir risk faktörü olarak dikkat çekmektedir.

Çocuk obezitesinin önlenmesinde başvurulacak yöntemleri konu alan klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, obezite için egzersiz dışında diyet tedavisi, davranışçı tedavi ve çok gerekli olduğu vakalarda ilaç tedavisinin de uygulanabileceği vurgulanmaktadır. Obezite gelişimini önlemeyi amaçlayan çok çeşitli tedavi yöntemlerin arasında da, özellikle ilköğretimin ilk yıllarında, çocuğun düzenli olarak katıldığı hareket eğitimi ve sportif aktivitelerinin en etkin sonuçları verdiği gözlemlenmektedir.

Çocuklarda gelişebilecek olan obezite riskini önlemenin temel amacı, vücut ağırlığının azaltılması, kilo alımının durdurulması ve fazla kilo nedeniyle oluşabilecek diğer hastalıkların oluşma riskinin azaltılmasının sağlanmasıdır. Bu amaçla çocukların fiziksel aktivite seviyelerinin arttırılması son derece önemlidir çünkü egzersiz aşırı kilo ve obezite tedavisi için oldukça olumlu sonuçlar sağlar. Düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı, çocukların sadece obezite riskini engellemekle kalmaz ama aynı zamanda çocukların sağlıklı fiziksel ve psikolojik özellikleri ve metabolik dengelerinin gelişmesi adına da katkı verici bir yöntemdir. Sağlıklı bir çocukluk çağı için, çocukların erken yaşlarda spora başlaması ve aynen yetişkin bireylerde uygulandığı gibi planlı ve programlı olarak günde en az 30 dakika fiziksel aktivite alışkanlığını hayata geçirmeleri önerilmektedir.

Bu nedenle çocuklar öncelikle aile içinde ve daha sonra kreş ve eğitim kurumlarında sağlıklı beslenme, obezite riskleri hakkında bilgilendirilmesi ve periyodik olarak boy ve vücut ölçümlerinin yaptırılması önem taşımaktadır. Böylelikle, çocukların düzenli fiziksel aktivite, dengeli ve doğal beslenme alışkanlığı kazanmasıyla, tüm metabolik fonksiyonların sağlıklı, dengeli çalışması mümkün olabileceği gibi, çocukluk çağında görülebilecek birçok hastalığa karşı direnç gösterebilmesi söz konusu olacaktır.