03.12.2020, 10:30

Çin Rakip mi Partner mi?

Başkanlık seçimini kazanan ve göreve 20 Ocak’ta başlayacak olan Joe Biden, dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin Halk Cumhuriyetinin ABD’nin en büyük rakibi olduğunu söyledi. Eski çağın önde gelen uygarlıklarından biri olan Çin, bir Asya imparatorluğu haline geldikten sonra, 1949’da komünizm yönetimine girdi, buradan da modern, büyük bir güç haline geldi. Günümüzde nüfusu 1,4 milyara, gayrı safi milli hasılası 14,4 trilyon dolara ulaşmış olan Çin’in, on yıl sonra ABD ekonomisinin önüne geçeceği konuşuluyor. Ülke, dolar milyarderleri sayısı bakımından (658)dünyada birinci, dolar milyoneri sayısında (3,5 milyon) ise ikinci, aynı zamanda dünyanın en büyük imalat sanayiine sahip. Pazar ekonomisi kurallarıyla yönetiliyor, ancak ülke tek partinin (Çin Komünist Partisi) egemenliğinde ve bildiğimiz Batılı demokratik değerlerden oldukça farklı bir rejim altında yaşıyor.

Trump, Çin’in 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütüne üye yapılmasının önemli bir hata olduğunu, bu yüzden Çin’den ithalatın işsizliği artırdığını savunuyordu. Görevde olduğu dönemde Çin’i gümrük tarifelerini yükseltmekle tehdit etti. Mayıs 2019’da Çin’le ticaret görüşmelerini kesti. 200 milyar dolar değerinde Çin kaynaklı ürüne tarife artırımı yaptı. Doğal olarak Çin de mukabele ederek tarife artırımına gitti. Trump, başlattığı bu ticaret savaşında Çinli telekom firmalarına da yeni kısıtlamalar getirdi, Çin’deki özel Amerikan yatırımlarını durdurma tehdidinde bulundu ve Çin’i para manüpilasyonu yapmakla suçladı. Trump, fikrî mülkiyet hakları meselesinde de Amerikan ekonomisinin mağduriyetine dikkat çekti. Trump’ın bu hamleleri bir ölçüde sonuç verdi ve Amerika’yla ticaret savaşına girmek istemeyen Çin, ABD ile bir Ticaret Anlaşması yapmayı, ABD’den hatırı sayılır miktarda ürün satın almayı ve bir miktar tarife indirimi yapmayı kabul etti. Fikrî mülkiyet konusunda da yapısal değişiklikler yapmaya razı oldu.

Yeni başkan Biden ise Trump’ın açtığı savaşın meselenin özüne çare bulamadığını, yani Çin’in ticaret taktiklerinin Amerika’nın imalat ve tarım sektörüne verdiği zararı çözemediğini ileri sürüyor. Biden, bu taktiklerin özellikle ABD firmalarının patent haklarını Çin’in elde etmesini hırsızlık olarak niteliyor, Çin’e çevre konularında da baskı uygulanmasından yana olduğunu belirtiyor. Biden’ın Çin’in insan hakları uygulamasını da eleştirdiği, hatta Çin lideri Xi Jinping hakkında “İçinde demokrasi omurgası bulunmayan bir kabadayı” ifadesini kullandığı biliniyor.

Trump ise Biden’in Çin siyasetini safça bulduğunu söyleyerek daha kararlı davranılması gerektiğini savunuyor. Çin konusunda son yıllarda dikkati çeken bir konu da, başta ABD ve İngiltere olmak üzere, Batı ülkelerinin akademik çevrelerinde Çince’ye ve sinolojiye gösterilen ilginin azalması, Çin’e gitmek isteyen öğrencilerin ve araştırmacıların sayısında düşme olması. Çin uzmanları bunu, Çince’nin bir dil olarak bilinen zorluğu dışında, Çin’de uygulanan internet sansürüne, Çin şehirlerindeki hava kirliliğine ve sosyal hayatta eski serbestliğin kaybolmasına bağlıyorlar. Bu gelişmenin Çin’i daha iyi tanımada bir gerilemeye yol açabileceğini düşünenler yok değil. Zira dışarıdan bakılınca iyi kapitalist gibi görünen Çinlilerin zihniyetini bilmek önem taşıyor. Çinli liderlerin bilinenin aksine, örneğin teknolojide dışa bağımlılığın sonlandırılmasını istedikleri, kazanılan gelirleri topluma geri verme zamanının geldiğini söyledikleri konuşuluyor.

Bütün bunlar tamam, ancak Batılı anlamda demokrasi, insan hakları ve özgürlükler meselesinde farklı davranan bir Çin’in nasıl bir rakip olacağı pek tartışılmıyor. Özgürlükler konusunda Hong Kong’da yaşanan protesto gösterilerini, Çin’in Uygur Türkü kardeşlerimize uyguladığı eritme ve baskı siyasetini bütün dünya izliyor. Çin halkı mutlaka ulaştığı refah düzeyinden memnundur, fakat on yıl sonra ABD ekonomisini geçeceği hesaplanırken, Çin rejiminin insani değerlerde de evrensel kriterlere ulaşması mümkün olur diye umut edebilir miyiz?

Sürprizlerle bizi hep şaşırtan dünya tarihi, bu soruların cevabı konusunda bir ipucu vermiyor. Gelecekte Çin bir rakip mi, yoksa bir partner mi olacak? Nixon döneminde Amerika Çin’le partnerlik ilişkisi kurabileceğine inanıyordu.

Çin’in uygulamalarına baktığımız zaman, günümüzde her uluslararası forumda desteği ve fikri aranılan bir ülke haline gelen Çin’in, Batılı anlamda hegemonyacı veya misyoner bir siyaset gütme peşinde olmadığını; kendisinin dışındaki ülkeleri icraatıyla ve kazanımlarıyla etkilemeyi tercih ettiğini, kendine özgü bir komünizm uyguladığını, lideri Xi Jinping’in demokrasiden kaçındığını, ancak şeffaflık konusunda rejimin halâ şansının olabileceğini görüyoruz. Demokrasi ve insan hakları konusunun ise Çin’i kendisine partner olarak ilan etmiş bulunan ülkeler bakımından sorun olmaya devam edeceğini tahmin etmek güç olmasa gerekir. Batı için bu paradoksu yumuşatmanın tek yolunun, partnerlik diplomasisi ile kuvvet dengesi stratejisini birlikte yürütmek olacağı söylenebilir.

Yorumlar (0)
13°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye'de uygulanacak Çin menşeli Sinovac aşısını yaptırır mısınız?
Türkiye'de uygulanacak Çin menşeli Sinovac aşısını yaptırır mısınız?
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:50
Güneş 08:15
Öğle 13:29
İkindi 16:09
Akşam 18:32
Yatsı 19:52
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13