Kemeraltı’nda yaşanan yatırımcı sorununa dikkat çeken Sözcü Cem Ceylan, kruvaziyer gemilerine bel bağlayan yöneticilere sitem etti: “Gemiler gelmez oldu… Yatırımcı paranın yeşereceği yere gider.”

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Kemeraltı Hayat Platformu ve Kemeraltı Merkez Araştırmalar Derneği Sözcüsü Cem Ceylan, Kemeraltı Çarşısı için kurtarıcı olarak görülen yatırımcılara, turistlere ve kruvaziyer gemilerine dair eleştiride bulundu. “5-6 yıldır limanımız gemi görmüyor… Gemiler gelmez oldu” diyerek sitem eden Ceylan, “Yatırımcı paranın yeşereceği yere gider. Sakat bir mantık var ortada. Yatırımcının bu sorunları çözeceği düşünülüyor” dedi.

Son yıllarda kriminal bir bölge olarak gördüğü Kemeraltı’nın diğer ilçelere oranla her geçen gün göç verdiğini de aktaran Ceylan, “Ve biz tüm bunlara rağmen halen daha diyoruz ki, ‘yatırımcı gelsin’… 10 bine yakın esnaf var dedik, günlük 70-80 bine yakın insan akışı oluyor dedik. Bu insanlarımız iyi bir hizmet için yatırımcıyı mı bekleyecek? Yeni yatırımcı getiremediğimiz gibi bölgedeki mevcut insanı da kaybediyoruz” bilgisini paylaştı.

KRİMİNAL BİR ALAN OLARAK GÖRÜLÜYOR

Sözcü Cem Ceylan, aynı zamanda Kemeraltı Abacıoğlu Hanı’nda esnaflık yapıyor. Öncelikle çarşıda yaşanan erişim probleminden bahseden Ceylan, “Dünyanın hiçbir yerinde tarihi alana arabanızla giremiyorsunuz. Kemeraltı da böyle bir alan olmalı, tamamen yayalaşmaya açılmalı. Toptancı, perakendeci esnafı var. Bu insanlar kamyon kamyon mal getirip götürüyorlar. İçeriden ve dışarıdan ciddi bir toptan sirkülasyon var. Bunu o yüzden sadece otopark ve erişim olarak görmememiz lazım. Zaten uygulanamayan bir UKOME kararı var. Çarşının da buna uygun tasarlanması lazım. Bizim burada konuştuğumuz sorun otopark değil, erişim aslında. Erişimin içerisinde yürüme yolları da var, bunun içerisinde aydınlatma da var. Akşam 7’den sonra çarşıda hayat bitiyor, özellikle kadınların ulaşımı o kadar zor hale geliyor ki. Ve çok enteresan bir durum bu. En batı uçtayız. İzmir Türkiye’nin demokrasi açısından seçilmiş özel bir kenti. Kemeraltı İzmirlinin rahat, özgürlükçü yaşam tarzına artık uyuşmamaya başladı. Çocuklarımızın, kadınlarımızın ulaşabileceği en kolay kentlerden biri olarak tasvir edilirken, kentin en ortasındaki, merkezindeki bir alana girmekte zorluk çekiyoruz. Dışarıdan kriminal bir alan olarak görülüyor” dedi.

YATIRIMCI GELMEMEKTE HAKLI

Geçtiğimiz günlerde yıkılan şadırvana ilişkin de konuşan Ceylan, “Tarihi olup olmaması önemli değil. Buna cüret edilmesi çok tehlikeli. Kendi çıkarlarına göre yıkması gerekiyordu ve yıktı. Ceza aldı mı, yakalandı mı onu bile bilmiyoruz. Çarşı işte bu kadar kimsesiz. Kamu yöneticilerinin bu denli ilgisiz olduğu bir alanda otopark, aydınlatma, güvenlik vs. daha birçok sorunu yıllarca konuşabiliriz. Kemeraltı’nda değişim zor olduğu gibi yatırım da çok zor. TARKEM ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi birçok yerden, kaynaklardan yatırımcı almaktan bahsediyoruz. ‘Yatırımcı gelmedi, yatırımcı neden gelmiyor?’diye sızlanıp duruyoruz. Yatırımcı gelmemekte elbette haklı. Sorarım kendilerine, siz sermaye sahibi olsanız, şu an bu sorunları konuştuğumuz bölgeye yatırımda bulunur musunuz? Bu sorunları ortadan kaldırırsak zaten yatırımcıda gelecektir. Yatırımcı paranın yeşereceği yere gider. Sakat bir mantık var ortada. Yatırımcının bu sorunları çözeceği düşünülüyor” sözlerine yer verdi.

LİMANIMIZ GEMİ GÖRMÜYOR

“5-6 yıldır limanımız gemi görmüyor” diyen Cem Ceylan, şunları da ekledi: “Daha önceden İzmir kruvaziyer gemi konusunda çok daha iyiydi. Günde 3-4 geminin geldiği günleri biliyorum. Her birinde binlerce yolcu söz konusuydu. Onların Kemeraltı’na akın ettiği, alışveriş yaptığı, esnafın yüzünün güldüğü dönemlerdi. Ancak yaşadığımız bu dönemde siyaset dolayısıyla da çıkan çatışmalar, münasebetler bunu etkiledi ve gemiler gelmez oldu. Tabi ticaret yeşereceği yere gider. Sadece politik değil, başka sebepleri de vardı elbet. Salgının ortaya çıkışı, tüm dünyada yaşanan bu küresel sorun gemileri getirmez oldu. Sn. Tunç Soyer’in bu anlamda çalışmaları, girişimleri oldu. Bir yandan Selanik’e sefer için uğraşıp duruyor, bir yandan da kruvaziyer gemileri tekrardan gelsin diye görüşmeler ayarlıyor. Turizm ofisleri kuruluyor. Ciddi bir çaba var. Ama bizim de esnaf olarak bir şeyleri görmemiz lazım. Gelen turiste çarşıda ne veriyoruz, neyle karşılaşıyorlar burada. Sorunları turist gelsin diye çözmememiz lazım zaten. Esnafın bu hizmetleri alması en doğal yurttaşlık hakkı.”

SÜREKLİ NÜFUS EKSİLİYOR

Konak’ın diğer ilçelere göre ciddi oranda nüfus kaybeden bir ilçe olduğunu kaydeden Ceylan, son olarak “Konak sürekli nüfusunu eksilten bir bölge. İzmir’in merkezinde olmasına rağmen, bütün kamu kurumlarına yakın olmasına rağmen Konak göç verir, göç almaz. Aldığı göç ise son birkaç yıldır buralara yerleşen mültecilerden dolayıdır. Bölgenin sosyo-ekonomik yapısı aşağıda olan yoksul insanlar. Satın alma güçleri çok düşük olduğu için ancak buralardan ev tutabiliyorlar. Çok ucuz kiralarla metruk evlere sığınıyorlar. Ve biz tüm bunlara rağmen halen daha diyoruz ki, ‘yatırımcı gelsin’… 10 bine yakın esnaf var dedik, günlük 70-80 bine yakın insan akışı oluyor dedik. Bu insanlarımız iyi bir hizmet için yatırımcıyı mı bekleyecek? Tabi ki bunlar olsun, karşı değilim. Ama sadece yatırımcı ya da turist gelsin diye bir bölgeye hizmet verilmez. Yeni yatırımcı getiremediğimiz gibi bölgedeki mevcut insanı da kaybediyoruz” eleştirisinde bulundu.