UNESCO’nun 20 yıllık bir yolculuk olduğunu vurgulayan Sözcü Cem Ceylan, yaşanan hayal kırıklığının sorumlusunun kim olduğunu sordu. Ceylan, Bakanlık, yerel iktidar ve TARKEM’in hesap vermesini istedi

SULTAN GÜMÜŞ KAYA - ÖZEL HABER

UNESCO Dünya Mirası 2022 daimi adaylığı için İzmir’in simgelerinden Kemeraltı ve çevresini kapsayan İzmir Tarihi Kent Merkezi elenirken, yılların esnafı ve Kemeraltı’na hizmet sunan sivil toplum kuruluşları bu duruma tepki gösterdi. Kemeraltı Hayat Platformu ve Kemeraltı Merkez Araştırmalar Derneği Sözcüsü Cem Ceylan da o isimlerden biri. UNESCO’nun 20 yıllık bir yolculuk olduğunu vurgulayan Ceylan, yaşanan hayal kırıklığının sorumlusunun kim olduğunu sordu. Bakanlık Yerel iktidarı ve süreci yöneten TARKEM’i de eleştiren Ceylan, “TARKEM bir inşaat şirketidir ama kamunun bütün kaynakları, kamunun bütün kapıları kendisine açık hale getirildi. UNESCO sürecini Kemeraltı’nın ruhunu bilmeyen sadece ofiste dosya hazırlayan insanların yönetmesi uygun değildi. Dolayısıyla aynı zamanda TARKEM yönetim kurulu başkanı da olan Sn. Tunç Soyer’in iki satır açıklamayla ve siyasete topu atarak yetinilecek bir konu değildir” diye konuştu.

BU KADİM BÖLGEYE HAKSIZLIK

Sözcü Cem Ceylan, aynı zamanda Kemeraltı Abacıoğlu Hanı’nda esnaflık yapıyor. Sahip olduğu doku ve ruh bakımından Kemeraltı’nın sadece büyük bir alışveriş merkezi olmadığını kaydeden Ceylan, “Birilerinin bahsettiği gibi sadece Türkiye’nin ya da dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezi değildir. Bu sözler Kemeraltı’nı anlamakta zorlananların söylemidir. Kemeraltı kendine has bir hayatı ve dokusu olan bir alan. Sadece bu da değil. Düşünün ki, dünyada bugün bir ticari kültür varsa, dünyada ticaretin kuralları oluşturulurken İzmir gibi, Kemeraltı gibi tarihi liman kentleri buna kaynak olmuştur. Çünkü Kemeraltı, İpek Yolu’nun bir ucu ve dünyaya açılan doğunun bir kapısı. Semt pazarı, çarşı gibi kavramlar da ona uygun değildir. Kemeraltı’nın ruhunu tarif eden kelimeler değildir. Böyle yaparak bu kadim bölgeye haksızlık etmiş oluyoruz” dedi.

UMUTLANMAYA BAŞLADIK

UNESCO sürecini de değerlendiren Cem Ceylan, şunları ekledi: “‘Bakanlığımız böyle uygun görmüştür’ deyip geçebileceğimiz bir durum değil bu. UNESCO süreci yaklaşık 20 yıllık bir süreç. Yani bugünün değil, yıllar öncesinin konusu. 20 yıldır Kemeraltı bölgesinin UNESCO listesine alınması için çaba gösterildi. Birçok kurumun içerisinde paydaş olduğu, bunun için kafa yorduğu, akademisyenlerin bir sürü çalışmalar hazırladığı bir konu. 2 yıl önce geçici listeye girmişti, sonra süreç birden hızlanmaya başladı. Süreç hızlanınca da biz umutlanmaya başladık. Çünkü bunun bizlere çok iyi reklamı, tanıtımı yapıldı. Sadece yerel yönetimin değil, merkezi yönetimin de sivil toplum kuruluşları ile birlikte yürüttüğü bir süreç. Fakat dosya süreci biraz daha farklı gelişti. Bu işin amirliği bir protokol aracılığıyla TARKEM’e verildi. TARKEM ise bölgede yaklaşık 10-11 yıldır faaliyetlerini sürdüren bir inşaat şirketidir. UNESCO süreci gibi kenti ilgilendiren, bütün kültürel ve tarihsel mirası ilgilendiren konunun bir özel şirkete verilmiş olması zaten tuhaftı, zaten olumsuz bir durumdu.”

80 İçişleri Uzman Yardımcısı alınacak 80 İçişleri Uzman Yardımcısı alınacak

SORUMLUSU KİM?

Cem Ceylan, “Burada 10 bin civarında esnaf var. Yaklaşık 70-80 bin civarında istihdam sağlayan bir bölgeden bahsediyoruz. Aylık belki de yarım milyon insanın sürekli üzerinde dolaştığı bir alandan bahsediyoruz… Alanın dünyaya tanıtılması ve ciddi yatırımların, fonların Kemeraltı’na gelmesi adına çok önemliydi UNESCO. Sürecin olumsuz bir yola girmesi herkeste hayal kırıklığı yarattı. Ortada ciddi bir başarısızlık var. Bununla alakalı birilerinin çıkıp açıklama yapması lazım, İzmirlilere bunu borçlular. Şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülen sürecin bizlerle paylaşılması lazım… ‘Biz böyle bir süreç yürüttük. Bu sürece bir emek verdik. Kamudan da bu kadar para aktardık’ diye. TARKEM’e ne kadar para verildi ve bu paralarla ne yapıldı açıklanması lazım. Biz bunun parasını halk olarak ödedik, vergilerimizle ödedik. Bu paraların nereye, ne şekilde, kimlere aktarıldığını özellikle açıklamak lazım. Sorumlusu kim diye sormak gerekiyor” eleştirisinde bulundu.

SİYASETE SIĞINARAK…

“Siyasete sığınmak ya da bir takım başarısızlıkları siyasete mal etmek, Kemeraltı’nda yaşayan esnaf ve UNESCO’dan ümitlenen kesimlerin umurunda değil, bahanelerle ilgilenmiyoruz” diyerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i de eleştiren Ceylan, “Yaşadığımız bu hayal kırıklığıyla alakalı daha ciddi bir hesap verilmesini hepimiz bekliyoruz. Çünkü enerjimizi, paramızı, kaynağımızı, vaktimizi harcadık. ‘Bunun sorumlusu şu kurum, bu kurum’ diye geçiştiremeyiz. Sürecin özel bir şirkete verilmesi bile sıkıntılı bir durumdu. Çünkü TARKEM bir inşaat şirketidir ama kamunun bütün kaynakları, kamunun bütün kapıları kendisine açık hale getirildi. UNESCO sürecinin Kemeraltı’nın ruhunu bilmeyen sadece ofiste dosya hazırlayan ekibin gerçekleştirmesi uygun değildi. Dolayısıyla Başkan Tunç Soyer’in aynı zamanda TARKEM Yönetim Kurulu Başkanı olarak sorumluluğu herkesten fazladır, iki satır açıklamayla ve siyasete sığınarak geçiştirilecek bir durum değildi” dedi.

ESNAF DA UNESCO’YU DERT EDİYOR

Cem Ceylan, son olarak, “Sadece yerel iktidarın değil, Bakanlığın, İzmir’de birçok oda ve STK’nın paydaş olduğu böylesine önemli bir sürecin neden olumsuz sonuçlandığına dair üstünde ciddiyetle düşünülmesi ve bir açıklama yapılması gerekiyor. Denildiği gibi siyaseten bir durum söz konusu ise bizzat Kültür Turizm Bakanı Sn. M. Nuri Ersoy’un üç yıl önce Çeşme Turizm projesini açıklamak ve bu konuda kamuoyu yaratmak amacı ile İzmir’de yaptığı toplantılar sonrasında UNESCO sürecinin yürütülme görevini Büyük Şehir Belediyesi dururken TARKEM’e neden yetki verdiğini sormak gerek. Ayrıca siyasi bir karar olduğunu var sayarsak esnaf daha ne kadar bu partiler arası ayrımın kurbanı olacak. İzmir kentinin zaten geriye giden bir ticaret hacmi var. Bunların üzerine bir de UNESCO uğruna harcadığımız enerji ve kaynakları koyunca iyiye gidiş konusunda umutsuzluğa kapılıyoruz. Çok yeni olmasına rağmen esnaf da bu durumu kendi arasında konuşuyor. Bugünlerde sohbet konusu UNESCO oldu. Daha önce futbol ya da ekonomi konuşan kişiler şimdi UNESCO’yu dert ediyor. ‘Olmadı’ deyip yanına bir nokta koyarak devam edilecek gibi değil çünkü” bilgisini paylaştı.