İklim krizi iklim göçlerini tetikleyebilir

Savaşlar, yoksulluk, terör, iç karışıklıklar gibi sebeplerle ülkelerinden göç eden mültecilere son dönemde iklim değişiklikleri ve kuraklık gibi nedenler yüzünden ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan iklim mültecileri ekleniyor. Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkililer Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayselin Yıldız, 2050 yılına kadar iklim değişikliği nedeniyle 216 milyon kişinin yerinden olacağı ve 2030’da bunun uluslararası göçe etkilerinin görüleceğini tahmin edildiğini belirterek, iklim krizinin etkileyeceği coğrafyalar arasında Türkiye’nin de yer almasının beklendiğini söyledi

Çevre 17.01.2022, 10:18 17.01.2022, 10:58
İklim krizi iklim göçlerini tetikleyebilir

Savaşlar, yoksulluk, terör, iç karışıklıklar gibi sebeplerle ülkelerinden göç eden mültecilere son dönemde iklim değişiklikleri ve kuraklık gibi nedenler yüzünden ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan iklim mültecileri ekleniyor. Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkililer Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayselin Yıldız, 2050 yılına kadar iklim değişikliği nedeniyle 216 milyon kişinin yerinden olacağı ve 2030’da bunun uluslararası göçe etkilerinin görüleceğini tahmin edildiğini belirterek, iklim krizinin etkileyeceği coğrafyalar arasında Türkiye’nin de yer almasının beklendiğini söyledi.

UNESCO Uluslararası Göç Kürsüsü Yürütücüsü ve Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkililer Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayselin Yıldız, son dönemde daha çok duymaya başladığımız iklim mülteciliği kavramı ve hukuksal boyutunun, önümüzdeki yıllarda dünyanın öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacağını belirtti.

Doç. Dr. Ayselin Yıldız, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) 2021’de yayınlanan raporunun, son 10 yılın, tüm zamanların en sıcak dönemi olduğunu belirttiğini vurgulayarak, "Gerekli önlemler alınmazsa en kötü senaryoya göre 2100 yılına kadar 1850-1900 dönemine kıyasla küresel ısınmanın 5,7 C derece artacağı tahmin ediliyor. Bunun ne kadar tehlikeli bir artış olduğunu açıklamak için şunu belirteyim ki sanayi devrimi dönemine göre dünyada küresel ısınmanın 2,5 C fazla olduğu tek zaman, bundan 3 milyon yıl önceydi. Yine araştırmalar, 2025 yılından itibaren 3 milyardan fazla insanın su kıtlığı yaşayacağını öngörüyor. Deniz seviyesindeki artışla, Pasifik ada ülkelerinin yanı sıra oldukça yüksek nüfusa sahip Hindistan, Bangladeş, Pakistan gibi ülkelerde zorunlu yerinden edilmelere yol açacağı düşünülüyor" diye konuştu.

İklim mültecilerine ilişkin hukuki düzenleme yok

Çevre felaketleri ve iklim değişiklikleri nedeniyle yerinden edilen ve zorunlu göçe maruz kalan insanların mültecilik durumlarının oldukça tartışmalı bir konu olduğunu dile getiren Doç. Dr. Yıldız, "İklim değişiklikleri ve kaçınılmaz etkilerine yönelik kaygılar, günümüzde daha çok hissedildiği için iklim mültecileri de yeni bir konu olarak gündeme geliyor. Mülteci hukukunun temel belgelerinden olan 1951 Cenevre Sözleşmesi’nde iklim mültecilerine ilişkin bir düzenleme yok. Diğer taraftan, iklim mültecilerine insani korunma sağlanması, temel yaşam hakkı ve insan hakları hukuku çerçevesinde ele alınması gereken bir konu. Örneğin; ciddi kuraklık ve kıtlık nedeniyle yaşadığı yeri zorunlu olarak terk etmek zorunda kalan kişileri gönüllü göçmenler değil insani korumaya ihtiyaç duyan kişiler çerçevesinde değerlendirmek gerekir" şeklinde konuştu.

Savaşlardan daha tehlikeli sorunlarla karşı karşıya kalınabilir

Doç. Dr. Ayselin Yıldız, su ve gıda kıtlığının, sadece yaşamsal ihtiyaçlar düzeyinde değil çatışma ve şiddete de neden olabilecek bir durum olduğunun altını çizerek, "Savaşların sonrasında bile güvenli ortamlar yaratabilmek mümkünken artan iklim değişikliklerine yönelik ciddi önlemler almazsak bazı coğrafyaların yaşanabilirliği asla mümkün olmayacak; yani tüm canlılar için savaşlardan da daha tehlikeli sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Bugün, pandemiden kaynaklı gıda tedarik zincirinde yaşadığımız gecikmeleri sorun olarak görürken kuraklık ve su kaynaklarında azalma nedeniyle gıda üretiminde yetersizliklerle mücadele etmek zorunda kalabiliriz. Aslında insanlar yavaş yavaş bu etkileri görüp başka bölgelere göç etmeye başladılar" diyerek uyarıda bulundu.

Ayselin Yıldız, "Dolayısıyla kimi ülkeler, uluslararası hukukta tanımlanan iltica hakkı kapsamının iklim mültecilerini de içerek şekilde genişletilmesine mesafeli yaklaşabiliyor. Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Küresel Göç Mutabakatı, her ne kadar yasal olarak bağlayıcı olmasa da iklim değişikliklerinden kaynaklanan yerinden edilmelerle ilgili önlemler alınmasını tavsiye ediyor. 2050 yılına kadar iklim değişikliği nedeniyle 216 milyon kişinin yerinden olacağı ve 2030’da bunun uluslararası göçe etkilerinin görüleceğini tahmin ediliyor" dedi.

Doç. Dr. Yıldız, "Tarım ve Orman Bakanlığı, geçtiğimiz hafta iklim değişikliği ve tarım değerlendirme raporunu yayınladı. Rapor, Türkiye’nin su zengini olmadığını, hatta su stresi altında ülke konumunda olduğunu vurguluyor. Uluslararası araştırmaların projeksiyonlarına göre özellikle gıda güvenliğini sağlamak için öneriler sunuyor" diyerek ülkemizin durumuna da değindi.

Türkiye’nin, Cenevre Sözleşmesini "coğrafi sınırlama" ile kabul ettiğinden, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunumuza göre de sadece Avrupa’dan gelenlere mülteci statüsü verildiğini hatırlatan Ayselin Yıldız, "Diğer taraftan iklim krizinin ciddi derecede etkileyeceği coğrafyalar arasında sadece Türkiye’nin komşu olduğu Orta Doğu ülkeleri değil, bilakis Avrupa ülkeleri ve Akdeniz havzasında Türkiye de yer alıyor. Avrupa Çevre Ajansı’nın projeksiyonuna göre; Türkiye dahil Akdeniz Havzası’ndaki ülkeler yüksek sıcaklık artışları, orman yangınları, su kaynaklarında azalma ve bioçeşitliğinin yok olması gibi tehlikelerle karşı karşıyayken Kuzey ve Batı Avrupa ülkeleri içinse sel, suların yükselmesi ve şiddetli fırtınalar gibi ciddi iklimsel krizlerin yaşanacağı öngörülüyor" diye konuştu. İHA

Yorumlar (0)
24
açık
banner21
Namaz Vakti 23 Mayıs 2022
İmsak 04:05
Güneş 05:47
Öğle 13:13
İkindi 17:06
Akşam 20:29
Yatsı 22:05
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31