Ege Denizi için rahatlatan müsilaj açıklaması

Marmara Denizi’nde başlayan müsilaj (deniz salyası), Kuzey Ege’de de görülmeye başlandı. Müsilajın rüzgar-akıntı sistemleri ve su özellikleri nedeniyle Ege Denizi’nin tamamını kaplamasını beklemediklerini belirten Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Sunlu, “Büyük Kanal Projesi yürürlüğe girince evsel ve endüstriyel atık suları artırılmaya başladı. Bu süreçten sonra İzmir Körfezi’nde aşırı alg çoğalmaları 12 aydan 1-1,5 aya indi ve kontrol altına alındı. İzmir Körfezi’nde uygulanan arıtım sisteminin sonuçları, bizi Marmara Denizi için de umutlandırıyor" dedi.

Çevre 08.06.2021, 09:17
Ege Denizi için rahatlatan müsilaj açıklaması

Marmara Denizi’nde başlayan müsilaj (deniz salyası), Kuzey Ege’de de görülmeye başlandı. Müsilajın rüzgar-akıntı sistemleri ve su özellikleri nedeniyle Ege Denizi’nin tamamını kaplamasını beklemediklerini belirten Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Sunlu, “Büyük Kanal Projesi yürürlüğe girince evsel ve endüstriyel atık suları artırılmaya başladı. Bu süreçten sonra İzmir Körfezi’nde aşırı alg çoğalmaları 12 aydan 1-1,5 aya indi ve kontrol altına alındı. İzmir Körfezi’nde uygulanan arıtım sisteminin sonuçları, bizi Marmara Denizi için de umutlandırıyor" dedi.

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Sunlu, Marmara Denizi’nde başlayıp en son Kuzey Ege’de görülen müsilajı Ege Denizi’nin tamamında görmeyi beklemediklerini söyledi. Marmara Denizi, Karadeniz ve Ege Denizi arasında bir etkileşim olsa da rüzgar-akıntı sistemleri ve su özellikleri nedeniyle müsilajın Ege Denizi’ni kaplamasının çok uzak ihmal olduğunu söyleyen Prof. Sunlu, 1955 yılından bu yana aşırı alg çoğalması ile mücadele eden İzmir Körfezi’nde Büyük Kanal Projesi’nin başlatıldığını ve bu sayede evsel ve endüstriyel atıkların arıtıldığını kaydetti. Proje ile birlikte Körfez’de yıl boyu görülen aşırı alg çoğalmasının 1-1,5 aya indiğini ve kontrol altına alındığını dile getiren Prof. Dr. Sunlu, İzmir Körfezi’ndeki çalışmaların Marmara Denizi için de örnek olabileceğine işaret etti.

“Buraya gelebilmesi çok uzak ihtimal”

Marmara Denizi’ndeki müsilajın aşırı alg çoğalması olduğunu ve biyolojik deniz kirliliği kavramında incelenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sunlu, “Bu durumda, yoğun su kütleleri hareket ediyor ve deniz salyası da dediğimiz bu yapıyı kıyı alanlarına doğru sürüklüyor. Marmara Denizi, Karadeniz ve Ege Denizi arasında bir etkileşim var. Bu yığınlar İstanbul Boğazı’ndan başladı ve tüm Marmara’ya doğru değişim gösteriyor. Ancak müsilajın Çanakkale Boğazı’nı geçerek Ege Denizi’ni kaplamasını beklemiyoruz. Ege Denizi’nde aşırı alg çoğalmasını biz zaman zaman zaten bölgesel anlamda yaşıyoruz ancak Ege Denizi’nin rüzgar ve akıntı sistemleri ile su özellikleri, Marmara Denizi’nden tamamen farklıdır. Dolayısıyla tüm Ege Denizi’ni kaplayabilecek kütlesel bir aşırı alg çoğalmasını beklemiyoruz. Teorik anlamda mümkün olabilir ama şunu unutmamamız gerekiyor; yoğun müsilaj kütleleri hareket ettikçe dağılır ve parçalanır. Su hareketleri, akıntılar ve rüzgarlara bağlı olarak bunların kitle halinde belli alanlarda toplanması söz konusu ama Çanakkale Boğazı’nı geçerek Ege Denizi’ni kaplamasını açıkçası beklemiyoruz. İzmir Körfezi Orta Ege’de yer alıyor ve buraya gelebilmesi çok uzak ihtimal” ifadelerine yer verdi.

“İzmir örnek alınabilir”

İzmir Körfezi’nde aşırı alg çoğalmasının, 1955 yılında bilim adamları tarafından rapor edildiğini ve 2000’li yılların başına kadar İzmir Körfezi’nin iç kısmında aşırı alg çoğalması ile yoğun olarak mücadele ettiklerini dile getiren Prof. Dr. Sunlu şöyle devam etti:

“O dönemler ciddi çevresel problemlerle karşılaştık. Hatta bu durum Körfez’in iç kısmını da geçmişti. Orta Körfez’i, neredeyse bütün İzmir Körfez’ini yıl boyunca kaplıyordu. 2000 yılının başlarında Büyük Kanal Projesi yürürlüğe girince evsel ve endüstriyel atık suları artırılmaya başladı. Bu süreçten sonra İzmir Körfezi’nde aşırı alg çoğalmaları 12 aydan 1-1,5 aya indi ve kontrol altına alındı. Büyük Kanal Projesi’nin inşasından bu yana 20 yıllık bir süreç geçti. İzmir Körfezi’nde uygulanan arıtım sisteminin sonuçları, bizi Marmara Denizi için de umutlandırıyor. Eğer denizlerimize ulaşan evsel ve endüstriyel atık suları ileri arıtma teknikleri uygulayarak arıtabilir ve ondan sonra çevreye deşarj edersek bu problemi yüzde 99 kontrol altına alabiliriz. Bu konuda İzmir örnek alınabilir. Çünkü bu olay Türkiye denizlerinde ilk defa gözlenen bir olay değil. Öte yandan bu durumu yüzde 100 engelleyemezsiniz. Çünkü besleyici elementler sadece insan kaynaklı değil, atmosferik taşınımla da geliyor, karasal erezyonla da geliyor. Ancak yüzde 90’dan fazlası evsel ve endüstriyel atık sulardan dolayı olur. Bu atık suları ne ölçüde arıtabilirsek o ölçüde bu olayı kontrol edebilme şansına sahibiz.”

“Görüntüler, bu sınırı aştığımızı gösteriyor”

Aşırı alg oluşumunun biyolojik bir kirlenme olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sunlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İzmir Körfezi’nde azot ve fosfor yükleri özellikle Büyük Kanal Projesi devreye girdikten sonra ciddi oranda kontrol altına alındı ancak yüzde 100 sıfırlayamadık. Çünkü ne kadar temizlerseniz temizleyin, çöken bitki yükü deniz tabanına çöküyor ve bakteriler tarafından parçalanınca içindeki azot ve fosfor çamura geçiyor. Çamurdan tekrar suya geçtiği zaman bir döngü oluşuyor. Bunu kırmak için zamana ihtiyacımız var. Ancak İzmir’de asla 2000’li yıllardan önceki gibi bir şiddetle tekrarlaması mümkün değil. Burada şu konuyu da eklemek gerekiyor; 50 yılda kirlettiğiniz bir ekosistemi 3-5 yılda geri kazanamazsınız. Öncelikle denize akan bu atıkları sıfırlamamız gerekiyor. Bunun için 2-3 yıllık bir süreye ihtiyacımız var. İyileşme periyodu bundan sonra başlayacak. Mutlaka çalışmaların yapılması gerekiyor. Özellikle denizel ekosistemlerde meydana gelen bu kütlesel kirlenme problemleri, biraz zaman alan problemler. Ancak ne olursa olsun en kısa süre içerisinde çözümlerin gerçekleştirilmesi gerekli. Sonuçların alınabilmesi için toplumun tüm paydaşları olarak biraz sabırlı ve mücadeleci olmalıyız. 30 senede kirlettiğimiz bir ekosistemi maalesef 5 senede geriye alamayız. Çözüm ürettikçe zaman içerisinde belki bu şiddette olmasa da azalarak iyileşme süreçlerini daha yakın periyotlarda görebiliriz. Deniz ekosistemleri çok dayanıklıdır ve kirleticilere karşı tamponlama özelliği taşır. Ancak denizlerin de bir sınırı var. Maalesef bu görüntüler, bu sınırı aştığımızı gösteriyor. Önlemleri ivedilikle toplumca almalıyız.”

Yorumlar (0)
27
az bulutlu
Namaz Vakti 19 Haziran 2021
İmsak 03:50
Güneş 05:40
Öğle 13:18
İkindi 17:12
Akşam 20:45
Yatsı 22:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30