Çaya ekmek, yoğurda şeker katılıyor; kirli bezler yıkanıp gün içerisinde tekrar kullanılıyor. Bebek bezlerine ve mamalarına gelen zamlar, 80’li, 90’lı yılları hatırlattı: “Bu nostalji değil, acı bir tablo”

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Bebek bezlerine ve mamalarına gelen zamlar ebeveynleri 80’li, 90’lı yıllara geri götürüyor… Önceden yaklaşık 30 liraya alınan 29 adet bebek bezinin paketi şu an 80 lira ile 200 lira arasında değişiyor. Bir kutu mamanın en uygun fiyatı ise 400 liraya ulaştı. Raflardaki fiyatlar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen tüketici ya ürünü idareli kullanmaya çalışıyor ya da yıkayıp yeniden kullanıyor. Tıpkı muşamba bebek bezlerinin kaynatılıp yeniden kullanıldığı o eski zamanlardaki gibi. En temel ihtiyaç ürünlerinden biri olan bebek bezinin başka bir alternatifi olmadığını kaydeden ebeveynler, “Bebeklerimize pamuk mu tıkayalım? Ne yapalım? Önüne geçemediğimiz, engel olamadığımız bir şey bu. Hem bezler, hem mamalar çok pahalı. Sütü gelmeyen annelerin mama kullanması lazımken fiyatlar ona da engel oluyor. Ne süt, ne mama… Aç mı kalsın bu çocuklar?” eleştirisinde bulundu. Görüşlerine yer verdiğimiz Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) İzmir Şubesi Başkanı Kurtuluş Binici ise “Gelinen son noktada görüyoruz ki çaya ekmek, yoğurda şeker katılıyor; kirli bezler yıkanıp gün içerisinde tekrar kullanılıyor. Kalkıp 60 yıl öncesinin koşullarına mı dönelim?” dedi.

BU ZAMLAR DURMAYACAK

“Bu zamlar durmayacak” diyerek konuşmasına başlayan Başkan Binici, şunları kaydetti: “Hükümetin kadınlar ve çocuklar noktasında ayırt edici olması gerekiyor. Yani bir kısım ürünleri biz tüketiciye sübvanse etmesi lazım ya da bu konuda bir sınıflandırma yapılmalı. Bebek bezi, mama gibi ürünler çocuklarımız için önemliyken, kadınların hijyen ürünleri de göz ardı edilmemeli. Zamların günümüz şartlarında gözle görülür bir şekilde yapıldığını biliyoruz ancak çocuklar ve kadınların ihtiyaçları hem devlet hem de yerel yöneticiler aracılığıyla sübvanse edilmeli. Aynı zamanda valilikler ve kaymakamlıklar eliyle de çocukların beslenmesi sağlanmalı, kadınların hijyen malzemelerine erişim kolaylaştırılmalı. Fakat böyle bir politika yok ne yazık ki. Geçenlerde öğrencilere bir sıcak öğlen yemeği verilmesi noktasında önerge sunuldu, ancak TBMM’de AK Parti ve MHP’li isimler tarafından kabul edilmedi. O yüzden burada genel bir politikadan bahsetmek gerekiyor. Durum vahim. Gerçekten söylenecek sözün olmadığı bir noktadayız.”  

Göztepe tribününe işaret fişeği fırlatan şüphelinin ifadesi ortaya çıktı Göztepe tribününe işaret fişeği fırlatan şüphelinin ifadesi ortaya çıktı

ZAMLAR GERİ ALINAMAZ

Başkan Binici, şöyle devam etti: “Bir bebeğim olmadığı için piyasayı her ne kadar takip etsem de bebek bezi ve mama fiyatlarının son halini tam anlamıyla bilmiyorum. Ama inanılmaz pahalı olduğunu duyuyorum. Benim oğlum 31 yaşında, o doğduğunda yani 90’lı yıllarda artık çocuk bezi vardı. Benim kendi çocukluğumda ise anneler kirlenen bezi yıkayıp, kurutup tekrar kullanıyordu. Muşamba bebek bezleri denilirdi. Sıcak suda kaynatılırdı. Buna mı dönsün insanlar? Kazanılmış gelişmenin, ilerlemenin, ekonomik büyümenin, refahın sonucu bu olmamalıydı. Bakınız, zamlar geri alınamaz. Çünkü mesele zamların geri alınması değil. Tüketicilerin alım gücünün artması gerekiyor.  Biz enflasyonu neden bu kadar yaşamsal yaşıyoruz? Çünkü enflasyon oranında gelirlerimiz artmıyor.”

POLİSİYE TEDBİRLERLE ÖNLEYEMEZSİNİZ

Konuyu yansıtan verilerin ise güvenilir olmadığını öne süren Başkan Kurtuluş Binici, “ENAG’ın verilerine mi güveneceğiz, TÜİK’in yüzde 85’lik verisine mi yoksa markete gittiğinizde geçen sene 1 liraya aldığınız yumurtanın 3-4 lira arasında olan fiyatına mı güveneceksiniz? Günümüz dünyasında bu tarz temel tüketim ürünlerine erişimin çok kolay olması gerekirken, lüks hale geldi. Tüm bunlara rağmen nasıl da ‘Ekonomi iyi’ diyebiliriz. Zamlar geri alınmayacaktır. Alınsa dahi bu bir anlam ifade etmeyecektir. Çünkü maliyet yükü var, enflasyonu var. Bu fiyatlandırma enflasyona bağlı olarak yapılıyor. Haksız kazanç peşinde olanlar da var muhakkak. Ve bunu da polisiye tedbirlerle önleyemezsiniz. Her haksız kazanç peşinde olan esnafın, imalatçının, son tahlilde tüketiciye bu mal ve ürünü satan marketçinin, perakendecinin peşine polis mi takacaksınız? Bu dünyanın neresinde görülmüş?” bilgisini paylaştı.

60 YIL ÖNCESİNİN KOŞULLARI…

Başkan Binici, son olarak, “90’lı yıllarda yüksek enflasyonu yaşamış bir kuşağız. Benim kuşağım böyle yaşadı… Siz enflasyona ilişkin genel bir tedbir almadığınız sürece polisiye tedbirlerle spekülasyonu da, fiyat istikrarını da, fiyatların güvenilirliğini de sağlayamazsınız. Kadınların hijyen malzemesi, bebek bezi gibi ürünler toplum sağlığı açısından çok önemli. Bir bebeğin bebek bezine, mamaya ulaşması çocukların sağlıklı, fiziki ve ruhsal gelişimleri açısından da önemlidir. Bu mamalar, ortalama çocuğun alması gereken tüm vitaminleri kapsadığı için çıktı. Ama gelinen son noktada görüyoruz ki çaya ekmek, yoğurda şeker katılıyor; kirli bezler yıkanıp gün içerisinde tekrar kullanılıyor. Kalkıp 60 yıl öncesinin koşullarına mı dönelim? Bu nostalji değil, acı bir tablo” sözlerini gündeme getirdi.   

AÇ MI KALSIN BU ÇOCUKLAR?

“Bebeklerimize pamuk mu tıkayalım? Ne yapalım?” sorusunu yönlendiren bir anne ise “Önüne geçemediğimiz, engel olamadığımız bir şey bu. ‘Altını pisletme’ mi diyeceğiz? Hem bezler, hem mamalar çok pahalı. İnanın markete giderken gözlerime inanamıyorum. Sütü gelmeyen annelerin mama kullanması lazımken fiyatlar ona da engel oluyor. Ne süt, ne mama… Aç mı kalsın bu çocuklar?” eleştirisinde bulundu.