İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2023 yılı bütçesi 25 milyar 900 bin TL’lik olarak AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin ret, CHP ve İYİ Parti’li üyelerin kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildi. Yaklaşık 26 milyarlık bütçenin yüzde 41’i yatırımlara ayrıldığı belirtilirken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, mecliste engellenen yatırımları açıkladı.

Menderes metroya kavuşuyor Menderes metroya kavuşuyor

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN

İzmir Büyükşehir Belediyesi kasım ayı olağan meclis toplantısının 8’nci oturumu gerçekleştirildi. Kültürpark Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen oturuma İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer başkanlık yaptı. yaklaşık 7 saatin üzerinde süren oturumda Büyükşehir’in 2023 yılı bütçesi görüşüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2023 yılı bütçesinde gider tahmini olarak 25 milyar 900 bin TL olarak belirlenirken, 2023 yılı gelir bütçesinin ise 21 milyar 923 milyon TL olarak kabul edildi. Bütçede AK Parti ve MHP’li meclis üyeleri ret, CHP ve İYİ Parti’li üyeler kabul oyu kullanırken bütçe, oy çokluğuyla kabul edildi. 26 milyarlık bütçenin yüzde 41’inin yatırımlara ayrıldığı belirtildi.

HER ZORLUĞA DAYANACAĞIZ

Mecliste ilk olarak konuşan CHP Grup Başkan Vekili Murat Aydın, “İzmir’e yapılan tüm kamusal yatırımların yaklaşık üçte ikisini belediyeler yapıyor. Son on yılda merkezin yönetim bütçesinden İzmir’e yapılan doğrudan yatırım miktarı oldukça düşük” dedi. Merkezi iktidar tarafından hizmet üretilmesinin önüne engeller çıkarıldığını belirten Aydın, “Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi hukuk dışı yöntemi, hangi hukuk tanımaz kamu görevlisini üstümüze salarlarsa salsınlar, İzmir halkının oylarıyla seçilen İzmir Büyükşehir Belediyesi, başkanıyla, meclisiyle, bürokratlarıyla ve tüm çalışanlarıyla İzmir halkına hizmet etmek için canla, başla çalışmaya devam edecektir. Hiçbir engelleme bizim tavrımızı değiştirmeyecektir. Bizim hayallerimiz, bizim ideallerimiz 1 yıllık bütçelere sığmayacak kadar büyüktür. İzmir halkının desteği olduğu sürece önümüze konulan hiçbir engel, oluşturulan hiçbir baskı bizi yolumuzdan alıkoyamayacak. Nerede olursak olalım, ne yaparsak yapalım her zorluğa dayanacağız” dedi.

GELİR ARTIRICI ÇALIŞMA YOK
Bütçe ile ilgili konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal da şunlar söyledi: “Uzun bir maratonun sonuna geldik. Bu sonda İZBB’nin amiral gemisini konuşacağız.  Biz biliyoruz, sizlere biliyorsunuz ki bütçeler geleceğe yönelik planlamalardır. 2023 yılı bütçesi 2023 yılında yapmak istediklerinin çizelgesi aslında. Neye ne kadar para ayırdığınızı,ne kadar geliriniz olacağına yönelik öngrörülerdir. İlk bütçeniz olsaydı yapacağınız konuşma olsaydı konuşmanız farklı olacaktı ancak bugün 4’ncü bütçe. Bugün yapacağınız değerlendirmeler sizin dün yaptıklarınızı içine alan konuşma ve değerlendirme. Bütçeler esasında siyasal belgelerdir. Bütçeyi hazırlayanların siyasal belgesidir. Bir bütçe siyasi vizyonu gösterir, faaliyette kabiliyeti gösteriri. Bugün sizlerin siyasal vizyonunuzu ya da vzyonsuzluğunuzu ya da kabiliyetinizi ya da kabiliyetsizliğini değerlendireceğiz. Bu değerlendirmeyi yaparken bütçeyi 2 yönüyle değerlendireceğim. 2023 yılı tahmini, gelir bütçesi 21 milyar 923 milyon. Geçen sene 9 milyar 950 milyon ön görmüşsünüz. Sizin öngördüğünüz fakr 11 milyar 473 milyon. Yani yüzde 120 artan bir gelir bütçeniz var. Gelir bütçeniz yüzde 120 arttı,  güzel, harika, gelirimiz arttı. İZBB bu gelir bütçesinin gelirler kalemini arttırmak konusunda önümüzdeki dönem çalışma yapacak da mı artacak, gelir artırıcı bir takım yatırımlar mı yapacak? Hayır. İZBB bu gelirlerin artması noktasında herhangi bir katkı ortaya koymuyor. Bunun yüzde 90’ı merkezi hükümetten. 20 milyar 450 milyon. İZBB, bu siyasi akıl ve irade diyor ki ben kendime güvenmiyorum, ben bu işi geçen sene de başarılı yapmadım, bu yol da başarılı yapamayacağım.Ben gelir artırıcı bir duruma girmeyeceğim. Nasıl olsa benim güçlü bir siyasi  hükümetim var. Bu hükümetin başında güçlü bir Cumhurbaşkanımız var diyorsunuz. Sizde güveniyorsunuz. Bu sizin belgeniz. Merkezi idareden gelen payınız yüzde 133 artmış, kendi payınızı yüzde 30 arttırmışsınız. Sayıştay size demiş ki, hava attığınız katı atık bertaraf tesisleri kuruyoruz dediğiniz, sizden önce kurulan tesis üzerinden çalıştığınız bir takım tesislerle ilgili size diyor ki ey İZBB Ödemiş’te kurduğun tesisten neden para kazanmıyorsun? Bunu Sayıştay diyor. Çünkü siz diyorsunuz ki biz çalışmasak da hükümetimiz payımızı tıkır tıkır hiçbir kesintiye gitmeden ödüyor diyorsunuz” diye konuştu.

KENDİ YÖNETİM ANLAYIŞINIZ BATIRIYOR

Ara sonrası kürsüye çıkan Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Selahattin Şahin yerel yönetimlere yönelik eleştirilerini dile getirirken şunlar söyledi: “ Murat bey kamu yatırımlarından bahsetti, 30 Ekim depreminden bugüne kendi hizmet binasını yapamamış bir belediyenin yönetimindeki partinin grup başkan vekili olarak kendisini bir daha oturup düşünmeye davet ediyorum. Ayrıca alım gücünden bahsederek bütçenin yüzde kırkını yatırıma ayırdıklarını söyledi. Bu kadar yatırım yapılıyor da biz neden göremiyoruz? İzmir’in kronik sorunları olduğu gibi duruyor. Her yağmurda  aynı manzara, kokudan sızlatan burnumuz, yollardaki çukurlar adeta off-road parkuru, kentsel dönüşüm adeta fiyasko.  Aslında murat beyin değindiği 1215 -1618 ve 1789 yıllarında yaşıyor gibiyiz. Dünya kenti olmaya aday İzmir’in, bu çağda halen altyapı sorunlarıyla cebelleşmesi ironik değil mi? Sayın Aydın, ulaşımdan para kazanmayın efendim. Bende ESHOT genel kurulunda dile getirdim, otobüs sayımız artmıyor, yatırım yapılmıyor, akaryakıt bir yılda iki katına çıkmış ama siz bütçede 6 katlık artış yapıyorsunuz. Bunu nasıl açıklayacaksınız? İZSU zammı otomatiğe bağladı, her ay zam yapıyorsunuz. Sizi merkezi hükümet değil, kendi vizyonsuz yönetim anlayışınız batırıyor.”

GECİKME VE ÖTELEMELER OLABİLİR

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin stratejik plan çerçevesinde hareket ettiğini belirten İYİ Parti Grup Başkan Vekili Kemal Sevinç ise “Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın olayı 2 yıldan fazla süredir ülkemizde de etkisini sürdürüyor. İlimizde meydana gelen deprem sonucu yaşanan can ve mal kayıpları ayrı bir üzüntü kaynağı oldu. Belediyemiz her iki olayda da gereken çalışmaları yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Yaşanan bu olaylar karşısında hedef projelerde bir kısım gecikme ve ötelemeler olabilir. 2023 yılı bütçesinin İzmir’imize hayırlı olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

LÜTFEN BAKAN BEYE GİTSİNLER!

Oturumda Karşıyaka Stadı ile ilgili de açıklama yapan Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil süreci özetledi ve desteğinden dolayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’e teşekkür etti. Başkan Tugay, “Bunu gayet iyi biliyorlar. Anlamadığım bir şekilde bir ilçe başkanı gidiyor şov yapıyor, il başkanı açıklama yapıyor zaman zaman da meclis üyeleri olur olmaz açıklamalar yapıp insanları açıkçası kandırmaya çalışıyorlar. Bu ayıptır. 350 bin insana bu şekilde alay eder gibi bunu yapmamak lazım. Rica ediyorum kendilerinden. Basitçe mimardan bir muvaffakiyet belgesi gelecek. Çünkü mimarın para istemeyle ilgili bir hakkı yok, hiçbir emeği yok. Ondan sonra ne olduğunu görecekler. Ben bu sürecin tamamen siyaset dışında tutulmasını defalarca ve özellikle rica ettim. Çünkü farklı siyasi görüşlere sahip pek çok Karşıyakalı ortak kanaat olarak burada stat yapılmasını istiyor. O yüzden bunu lütfen istismar konusu yapmayalım dedim. Buradan bu çağrımı tekrar yineliyorum. Çözümü için adres bakanlıktır. Kendileri lütfen bakan beye gitsinler, mimardan muvaffakiyet belgesi gelecek. Geçen Nisan ayında hem bizim hem sizin yazdığınız yazılar var. Cevap verilmedi. Bu olay artık anlamsız bir tartışma olmaktan çıksın” ifadelerini kullandı.

SOYER’İN ELEŞTİRİLERE CEVABI: İZMİR ÇÖZÜM MEYDANIDIR

Biz İzmir’in, 4,5 milyona yakın insanın birbiriyle ve doğasıyla uyum içinde yaşadığı örnek bir metropol olması için çalışıyoruz diyen Başkan Soyer, “İzmir, bizim için bir kavga konusu değildir. İzmir, bir çözüm meydanıdır. Zorluklara karşı birlikte göğüs gerdiğimiz ve bu sayede vatandaşa hizmet ürettiğimiz bir şehirdir. Bu temel ilkemizin İzmir için olumlu sonuçlarını her geçen gün görüyoruz ve görmeye de devam edeceğiz. Seçim kampanyamızda İzmir için uzun soluklu bir tarif yapmıştık. İzmir’in refahını büyütmek ve bu refahın adil paylaşımını sağlamak asıl gayemiz. Bu hedeften tek bir gün dahi ayrılmadık ve nasıl ulaşacağımızın yol haritasını Eylül 2019’da meclisimizden oy birliği ile geçen 2020-2024 stratejik planımızda ortaya koyduk. Gururla söyleyebilirim ki, Türkiye’de ilk defa Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı yüzde yüz kapsayan bir stratejik planımız var. Bu plan, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu 7 stratejik amaç ve 27 hedeften oluşuyor. Stratejimiz, bize giderek derinleşen yoksulluğa, karamsarlığa rağmen şehrimizdeki refahı artırmak ve adil bir şekilde bölüşümünü sağlamak için rehberlik ediyor. Tüm bu çalışmalarımızın temel bir gayesi daha var: Türkiye gençlerinin ülkesine olan güvenini yeniden inşa etmek” dedi.

HAKİM VE SAVCILARI GÖREVE DAVET EDİYORUM

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer bakanlıklar ve hükümete bağlı kurumların proje, kredi ve tahsis talepleri konusunda çıkardığı engelleri de tek tek açıkladı. Verilmeyen onaylar ve bekletilen imzalar nedeniyle ortaya çıkan zararların incelenmesi ve sorumlularından hesap sorulmasını isteyen Soyer şunları söyledi: “Yüzüncü yılını geride bırakan cumhuriyetin savcılarını ve hakimlerini göreve davet ediyorum. İzmirlilerin hakkı olan çok sayıda icraatımızın sekteye uğratılmasını asla kabul etmiyoruz. Çünkü atmadığınız, beklettiğiniz her imza ya bir kamu zararı ya da kamuya zarar üretmektedir. Veyahut her ikisine birden neden olmaktadır. Açıkçası hizmetin nasıl olup da bu kadar siyasete alet edilebildiği bir noktaya geldik, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Siyaset kurumu böyle bir şey değildir. Vatandaşın aleyhine siyaset yapamazsınız. Şunu lütfen unutmayın. İzmir düşman toprağı değildir. İzmirliye bunlar reva görülemez. İzmir, bu ülkenin 81 ilinden biridir. Ayrılmaz bir parçasıdır. İzmir’in Ankara’da bekleyen işleri sadece bu şehrin belediye başkanı olarak beni değil, hangi partiden olursa olsun İzmirlilerin oylarıyla bu salona gelen tüm meclis üyelerimizi bağlar” ifadelerini kullandı.

SOYER’İN AÇIKLADIĞI KAMU ZARARINA NEDEN OLAN ENGELLEMELER;

-ESHOT Genel Müdürlüğü’nün filosuna katmayı planladığı 100 adet elektrikli otobüs için finansman kaynağı yaratma hedefiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurduk ve 421 milyon TL’lik kredinin iç borçlanma ile karşılanması için onay talep ettik. Geçtiğimiz yedi aylık süre içerisinde bakanlıktan olumlu ya da olumsuz bir cevap alamadık.

-Deniz ulaşımında kullanılan iskelelerin belediyeye devrine ilişkin talep Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 8 yıldır cevaplanmadı.

-Bostanlı Vapur İskelesi yanındaki Balıkçı Barınağı’nın bir kısmının, Körfez’de yolcu taşımacılığı yapan gemilerin bağlama yeri sorununu çözmek için kullanılması amacıyla yapılan imar planı, Ulaştırma ve Altyapı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygun görüş verilmediği için uygulanamadı.  Ardından gemilere barınak olarak kullanılması planlanan Bostanlı Balıkçı Barınağı’nın belediyeye tahsisine ilişkin talep, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından önce uygun bulundu, ardından reddedildi.

-Yaz döneminde vatandaşlarımızın günübirlik tatillerini ekonomik olarak yapabildiği Yassıcaada’nın kira sözleşmesinin yenilenmesi talebi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygun görülmedi ve Yassıcaada tesisleri atıl hale getirildi.

-Bayraklı Şehir Hastanesi teleferik hattı için hazırlanan etüt proje ihale edilerek proje sürecine başlanmasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi tarafından hastane bölgesinde yapılması planlanan üst istasyon bölgesinin kullanım hakkı talebine cevap alınamadı.

-Kentin kuzeyinde Bergama’da İslamsaray Mahallesi’nde belediye hizmetlerini sağlıklı bir şekilde yürütmek için kurulacak şantiye alanının tahsisi için yapılan başvuru Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan 3 yıldır cevap bekliyor.

-Alsancak, liman arkası bölgesindeki Tarihi Elektrik Fabrikası’nın üzerinde bulunduğu taşınmazın özelleştirilmesine yönelik satış ihalesini Grand Plaza A.Ş. kazanmasına rağmen söz konusu ihale iptal edildi. Bir daha yenilenmedi. İzmir’in bu eşsiz kültür mirası, 4.5 milyon İzmirli’nin gözleri önünde gün gün çürüyüp gidiyor. Bu kamu zararı değil de nedir? Tekrar ihaleye çıkmayan bürokratlara sesleniyorum. İzmir’e bunu reva görmeyin. Biz talibiz dedik. O bina çürüyüp gitmesin. Bu şehrin bir mirasıdır bu. 

-30 Ekim İzmir depreminin ardından İzmir Valiliği kararıyla Kemalpaşa Sütçüler Mahallesi’nde, binaların enkaz atıklarını geri dönüştürmek ve ekonomiye kazandırmak için kurulacak tesise onay verilmedi.

-Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin revizyonu için dış finansmanı, ihaleyi alan firmanın bulacağı şekilde ihaleye çıktık. Bu kapsamda, proje için dış finansman kullanılabilmesine dair Şubat ayında izin yazısı yazıldı. Ancak Hazine onayı gelmeyince İZSU bu yatırımı öz kaynakla yapmak zorunda kaldı.

-Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi IV. Faz II. ikmal inşaatı için yine dış finansmanı ihaleyi alan firmanın bulacağı şekilde ihaleye çıktık. Burada da dış finansman kullanılabilmesine dair onay Şubat ayından bu yana verilmedi.

Doğrudan kamuya zarar veren durumlar:

-Çevre ilçelerin ulaşım sorununa çözüm üretecek projemize vize verilmedi. Özel taşıma kooperatiflerini kentin ulaşım ağına dahil etmek, nakit ödeme yerine elektronik biniş kartı aracılığıyla yurttaşların indirimli ulaşımdan yararlanabilmesini sağlamak için 2019 yılında Seferihisar ilçesinde başlatılan İZTAŞIT Projesi’ni yaygınlaştırma hedefi “özel kuruluşlardan alınmak istenen toplu ulaşım hizmetinin ihaleyle yapılması zorunluluğu” mevzuatına takıldı. Bu hizmetin yapılacak protokollerle birden fazla kooperatiften alınması yönündeki talebimiz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan kabul görmedi.

-Bu konudaki ikinci engel ise UKOME’nin işleyişine müdahale edilerek gerçekleştirildi. Büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumluluk alanında kalan yerlerde ulaşım ve trafik ile ilgili kararları alarak planlama ve koordinasyonu sağlayan Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü’nün (UKOME) yapısı değiştirildi.

-Kentsel dönüşüm alanında karşımıza çıkarılan engeller arasında, maalesef hepimizi çok yaralayan, depremzedelerin mağduriyetini giderecek kredi onayının iki yıla yakın bir süre bekletildikten sonra gelmiş olmasıdır. Fakat gelen karar, bu uzun bekleme sürecinden çok daha vahim. İzmirli depremzedeler için büyük emek sonucunda elde ettiğimiz uluslararası düşük faizli konut kredisinin çok büyük kısmı, İzmir’e değil, Türkiye’nin başka illerine kaydırıldı.

-Gaziemir ilçesi, Aktepe ve Emrez mahallelerindeki kentsel dönüşüm alanında, hak sahibi olan yurttaşların tapularında yer alan hazine fazlalıklarının kaldırılmasına ilişkin teklifimiz ise Bakanlık tarafından cevapsız bırakıldı.

-İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mezarlık yeri için arazi tahsis talebinin bile 5 yıldır bekletildiğini üzülerek ve utanarak söylemek mecburiyetindeyim.

Hem kamuya zarar veren hem de kamu zararına neden olan engellemeler

-Kentin güneyinde 6 ilçenin evsel katı atıklarını geri dönüştürmek ve atıklardan elektrik üretmek amacıyla Menderes’te yapılacak Güney-2 Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi’ne 2 yıldır onay verilmedi.

-Kentin kuzeyinde verilecek hizmetlerin önünü açacak şantiye alanı için belediyeye 3 yıldır yer tahsisi verilmiyor.

-Seferihisar şantiye alanı için de tüm kurum onayları alınmış olmasına rağmen Çevre,  Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tahsise izin vermiyor.

-Çiğli Tramvayı yapımı kapsamında, Mavişehir Uzatma Hattı için yaptığımız başvuru ise çözümsüz kaldı.