ÖZKAN PEKÇALIŞKAN
ESİAD bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İzmir AB Bilgi Merkezi tarafından Gümrük Birliği ve AB Ticaret Politikası çerçevesinde gerçekleştirilen ‘Avrupa Birliği – Türkiye İlişkileri Zirvesi’ konulu bir panel düzenlendi. Panele Ege Sanayici ve İş Adamları Derneği (ESİAD) Başkanı Fadıl Sivri, ESİAD Uluslararası Sermaye ve Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Devrim Çukur, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott ve çok sayıda ESİAD üyesi katıldı. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri panelin açılışında yaptığı konuşmasında her ne kadar iki taraflı yıpratılmış olsa da Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin, hem küresel rekabette daha güçlü bir Türkiye hedefi hem de Türkiye’nin sosyal refahına katkısı açısından büyük öneme sahip olduğunu belirtti.
TÜRKİYE AB’YE GÜÇ KATACAKTIR
Sivri, güçlü bir Türkiye’yi içine alan AB’nin de hiç kuşkusuz gücüne güç katacağını altını çizerek, “Türkiye-AB ilişkilerinin şu ankinden de daha ağır ilerlediği dönemler olmuştur. Bununla birlikte, birkaç yıl öncesine kadar Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun şahsında Türkiye, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin başkanlığını yürütmüştür. Bugün ise ülkemiz Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi denetim mekanizmasında. Bundan da vahimi AB müzakere sürecinin resmen sonlandırılması önerisiyle karşı karşıyayız. AB-Türkiye ilişkilerinin düzeltilmesi yönünde bir iradenin tarafların ortak tarihi sorumluluğu olduğu ve ortak çalışmaların ivme kazanmasının da bu sürece hizmet edeceği inancındayım. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi aslen siyasi değil teknik yönü ağırlıklı çalışmaların devam etmesi de ikili ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayacaktır” diye konuştu. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin her iki taraf için de önemini yitirmediğine, yitirmemesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Sivri, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Gümrük Birliği’nin tarım ve hizmetlerin serbest dolaşımını kapsamasına yönelik çalışmaların yanı sıra AB’nin üçüncü ülkeler ile yaptığı serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye’nin de yer almasının sağlanması, tarafları ticaretin işleyişinde daha denk bir konuma getirecektir.”
TÜRKİYE’NİN LEHİNE
İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott da açılışta yaptığı konuşmada İzmir ve İngiltere arasındaki ticari ilişkilerin potansiyelini yansıtmadığını belirterek, İzmir’e daha fazla İngiliz yatırımcının gelebileceğini dile getirdi. İngiltere’nin Türkiye’yi AB sürecinde her zaman desteklediğini vurgulayan Chilcott, “Ancak Brexit sonrası biz olmayacağımız için karar verme sürecinde olamayacağız. Ancak yine de destek vermeye devam edeceğiz” dedi. Brexit sonrası Türkiye ve İngiltere arasındaki işbirliğinin daha da artacağına işaret eden Chilcott, İngiltere’nin AB’den ayrıldıktan sonra daha fazla ilişki geliştirmek için çaba sarf edeceğini ve bu kapsamda Türkiye gibi G-20 ülkeleriyle ilişkilerini artıracağını belirtti. İngiltere’nin Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat pazarı olduğunu vurgulayan Chilcott, “Dış ticaret hedefimizi 20 milyar dolar olarak belirlemiştik ama şu an 23 milyar doların üstüne çıktık. İkili ticaretimiz yüzde 15 arttı. Ticaret dengesi Türkiye’nin lehine” diye konuştu. Konuşmasının son bölümünde İngiltere’nin Brexit’ten sonra Gümrük Birliği’nin yerine geçecek bir uygulama bulması gerektiğine işaret eden Chilcott, bu kapsamda serbest ticaret anlaşmalarının (STA) ön plana çıktığını ve her iki ülkenin de bunun için hazır olduğunu kaydetti.