3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bugün, Türkiye'de yaşayan yaklaşık 13 buçuk milyon (güncel veri olmamakla birlikte) engellinin sorunları çeşitli etkinliklerle dile getirilecek ancak en geç bir hafta sonra engelliler makus kaderlerine 10 – 16 Mayıs Engelliler Haftası’na kadar terk edilecek ve bu kısır döngü her sene aynı şekilde kendi kendini tekrar ederek devam edecek maalesef...


Günlük aile yaşantımda, iş hayatımda ve sosyal hayatımda birçok alanda engelimden dolayı çeşitli zorluklar ve kısıtlamalarla karşılaşıyorum. Benim gibi aynı ve daha fazla zorluklarla karşı karşıya kalarak yaşayan engellilerin sıkıntılarının çözümü noktasında farkındalık oluşturmak adına çeşitli mecralarda Engelliler Günü veya haftası dışında da çeşitli etkinlikler ve faaliyetler oluşturmaya gayret ediyorum. Bir gün değil her gün engellilerin farkına varılsın ve sosyal politikalar üretilsin istiyorum. Bize acıyan veya bizi kullanarak yardım toplayan Dernekler veya insanlar istemiyoruz. Alan el değil veren el olmak, çalışmak ve üretime dahil olmak, karar mekanizmalarında yer alarak rol model olmak istiyoruz. Dilencilik kültüründen kurtulmak istiyoruz. Herkes gibi eşit fırsatlar verilmesini ve önümüzdeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Şehir hayatındaki düzenlemeler nedeniyle kısıtlanan biz engelliler bize acımanızı ve verdiğiniz imkanları lütufmuş gibi görerek üzerimizde baskı kurulmasını değil normal temel hakların bize de verilmesini istiyoruz. 


Geçmişte bize tanınan haklara her gün yeni bir kısıtlama getirilmesini istemiyoruz. Engelli haklarını kısıtlamak yerine suiistimal edenler bulunarak cezalandırılsın ancak bize verilen haklar elimizden alınmasın istiyoruz. Örneğin ÖTV muafiyeti ile geçmişte motor hacmi sınırı, fiyat sınırı ve model sınırı gibi sınırlar olmadan araç alabiliyor iken şimdi belirlenen fiyat aralığında araç alamıyoruz. Ortez ve protezlerimizi sınırlama ve kısıtlama olmadan almak istiyoruz. Bizim imkanlarımızı kötüye kullandığı tespit edilenler yüzünden bizim haklarımıza kısıtlama getirmek çözüm değil, çözümsüzlük ve ADALETSİZLİKTİR!…
Bizlerde herkes gibi önyargılar ve dışlanmalara maruz kalmadan/bırakılmadan okumak, çalışmak, yuva kurmak, çocuk sahibi olmak, kariyerimizde yükselmek istiyoruz. Engelli bireyler olarak temsil adaleti olması için 81 İli temsilen 1 tane de olsa kabiliyetli ve liyakat sahibi Bakan, Milletvekili, Hakim, Savcı, Belediye Başkanı, Kaymakam, Vali, Müdür, Genel Müdür vb. makamlarda olmak istiyoruz. Senede bir gün Engelli bir bireyin temsilen bile olsa Cumhurbaşkanlığı vb. makamlara 23 Nisan’da çocukların oturtulması gibi oturtulmasını ve reklam malzemesi edilmesini istemiyoruz. Toplumun Engellilerle birlikte yaşam kültürünün geliştirilmesi adına güçlü ve kararlı ciddi adımlar atılmasını, mış, muş, miş, gibi formalite olarak temsil edilmeyi istemiyoruz.
Engelli aracımı her kamu kurumunda park edebilmek, her kamu binasının erişimimize uygun hale getirilmesini istemek benim hakkım ancak ben bu haklardan maalesef ki yeteri kadar faydalanamıyorum. Kaldırımlara, engelli rampalarının önüne park eden insanlara kızgınlık duymanın yanı sıra bedensel engelliler için yasal düzenleme yapılmadığı için mağaza, kafe ve restoranlara giremediğimizi de üzülerek ifade etmek istiyorum. Ayrıca İzmir gibi her yeri denizlerle ve uçsuz bucaksız sahillerle dolu bir kentte denize engelsiz bir şekilde girilmeye müsait bir alanı olan dinlenme tesisinin olmayışı ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.


Bir 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde daha hatırlanmaktan ziyade hiç unutulmamak istiyoruz. Toplum tarafından dışlanmayan evine kapanmayan, toplumsal duyarlılık ve farkındalığın oluşturulduğu ortamlarda bizler de aktif olarak sahada olmak ve bu hayatta biz de varız diyerek birlikte yaşam kültürünün geliştirilmesine katkı sunmak zorundayız. Toplumsal duyarlılığı artırmak için önce kendimizden başlamalıyız. Sokağa çıktığımızda bizim gibi başka bir engelli ile karşılaşmak hem bize hem de ailemize iyi gelecektir. Bu hayatta yalnız olmadığımızı hissetmek ve yaşamak istiyoruz. 
Bir gün değil her gün ENGELSİZ bir yaşam diliyorum...