Bir Öğün Sıcak Yemek kampanyası, Bakanlık tarafından desteklendi ancak sadece okul öncesinde… Çalışmanın İzmir’de uygulanmadığını kaydeden Başkan Kalafat, “Kağıt üzerinde böyle bir tarif yapıldı, devamı gelmedi” dedi.

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Yeni yılla birlikte okullardaki ücretsiz yemek uygulamasının kapsamının genişletileceği açıklanmıştı. Milli Eğitim Bakanlığının kamuoyuyla paylaştığı bilgiye göre; 2023 yılında, okul öncesiyle, taşımalı ve yatılı okuldaki öğrencilerin tamamı ücretsiz yemek yiyebilecek. Bakanlığın, şu anda 400 bini okul öncesi olmak üzere, toplam 1 milyon 800 bin öğrenciye ücretsiz yemek verdiği belirtiliyor. Yaklaşık 2 yıldır Bir Öğün Sıcak Yemek kampanyası için mücadele veren Veli-Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, böyle bir çalışmanın İzmir’de halen hayata geçirilmediğini öne sürdü. “Kağıt üzerinde böyle bir tarif yapıldı ama sadece birkaç şehirde göstermelik yapıldı, devamı gelmedi. Her yerde bu faaliyet yürütülmüyor” sözlerine dikkat çeken Başkan Kalafat, çocukların evden beslenme getirdiklerini, anaokullarında yapılan etkinliklerin ya da çalışmaların, veliler tarafından halen ücret verilerek gerçekleştirildiğini kaydetti. Öğrencilerin ve velilerin, bürokratların olumlu açıklamalarının gölgesinde kendi imkanlarıyla yağlarında kavrulmaya devam ettiğini söyleyen Kalafat, öte yandan, bu tarz bir çalışmanın sadece anaokulları ile sınırlı kalmamasını, eğitimin her kademesine uygulanması gerektiğini vurguladı.

İZMİR’DE HAYATA GEÇİRİLMEDİ

“Veli-Der başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun, anaokullarından başlayarak ilköğretime kadar okullarda çocuklara her gün sıcak yemek verilmesi talebi var” diyen Kalafat, “Bakanlık tarafından sunulan okul öncesine ücretsiz yemek dağıtımı ise İzmir’de halen hayata geçirilmiş bir çalışma değil. Kağıt üzerinde böyle bir tarif yapıldı ama sadece birkaç şehirde göstermelik yapıldı, devamı gelmedi. Her yerde bu faaliyet yürütülmüyor. Özellikle İzmir’de bize bu konuya yönelik bir bilgi kesinlikle gelmedi. Anaokullarında çocukların evden beslenme getirdiklerini, anaokullarında yapılan etkinlikleri ya da çalışmaları, velilerin halen ücret vererek gerçekleştirdiklerini biliyoruz.

DAHA BÜYÜK BİR ACI VAR MI?

Başkan Kalafat, sözlerine şöyle devam etti: “Keza İzmir de başta olmak üzere Türkiye’nin tüm şehirlerinde ama sadece okul öncesinde hayata geçirilse dahi bu yine doğru olmaz. Sadece anaokullarındaki öğrenciler için geçerli olması kesinlikle yanlış bir uygulama olacaktır. Bizim mücadelemiz eğitim kurumlarındaki tüm öğrencilerimiz için. Pandemi süreci ile birlikte 2 yıldır bunu dile getiriyoruz. Yapılan çalışma daha kapsayıcı, bütünleyici olmalı. Türkiye’de ekonomik kriz ve başka birçok gerekçeden dolayı öğrenciler artık okullarına gidemiyor. Bunların bazısı geleceksizlik, bazısı ekonomik sorunlar. Ama bu seneki en önemli problem, telefonlarımızın susmamasına neden olan ‘çocuğumun beslenme çantasına yemek koyamıyorum’ feryadı. Evladının çantasına yemek koyamayan, harçlık veremeyen, bu nedenle onu eğitimden koparmak zorunda kalan bir ebeveynin yaşadığı acıdan daha büyük bir acı var mı?”

Depremin acısı İzmir’e de düştü: Ailesinden 15 kişiyi kaybetti Depremin acısı İzmir’e de düştü: Ailesinden 15 kişiyi kaybetti

DEVLETİN YASAL ZORUNLULUĞUDUR

“Devletin görevlerinden biri de böylesine derin bir krizde çocukların en azından bir öğün yemeğini karşılamak” ifadelerine dikkat çeken Kalafat, “12 yıl boyunca bu ihtiyacın devlet güvencesiyle giderilmesini talep ediyoruz. Sadece anaokullarında başlatılıyor olması yeterli değildir. Ki oralarda bile yapılıp yapılmadığı şaibeli. Bütün öğrenci kademelerinde yemek dağıtılması devletin yasal zorunluluğudur” dedi.

Başkan Kalafat, son olarak, “Bizler eğitimin kamusal olması gerektiğini düşünenlerdeniz. Türkiye’de bir Milli Eğitim Bakanı özel okulların fiyatı üzerine bir değerlendirme yapamaz. Sen eğitimdeki 12 seneyi zorunlu hale getireceksin, öğrencilerin devamlılığını mecbur tutacaksın, bunu anayasa ile koruma altına alacaksın ama sonra çıkıp iyilik yaparmış gibi özel okul fiyatlarını yüzde 25 gibi bir miktar para ile tarif edeceksin. Bu ülkemizde milli eğitim politikalarının geldiği noktayı gösteriyor. Kesinlikle karşı çıkıyoruz. Eğitim hizmetleri, devlet güvencesiyle, kamusal olarak yapılmalı. Özel okullarla ilgili bir bakanın yaptığı böyle bir açıklamayı da doğru bulmuyoruz” sözlerini gündeme getirdi.

GÖZÜMÜZ ÜSTÜNÜZDE

Bir Öğün Sıcak Yemek kampanyası için mücadelesini ilmek ilmek örenlerden biri de Ekmek ve Gül ekibinden kadınlar… Geçtiğimiz günlerde konuya dair yazılı bir açıklama yapan kadınlar, şunları söyledi: “Bu mücadelenin sonucunda oluşan baskının etkisiyle uygulanacağı söylenen okul yemeği programının, çocukların en doğal hakkı olan sağlıklı beslenme hakkının, hükümet eliyle bir seçim yatırımına dönüşmesine izin vermeyeceğiz. Bununla yetinmeyeceğiz. Çünkü yetmez! Biz, tüm devlet okullarında, ayrımsız her çocuğa devlet eliyle, sağlıklı bir öğün yemek istiyoruz. Bunun anayasal ve yasal düzeyde garanti altına alınmasını istiyoruz. Takipçisiyiz. Bakanlığa bir kere daha ifade etmek isteriz: Gözümüz üstünüzde.”