Pazar gününü kendime ayırmıştım. Pek haber izlemekte istemiyordum. Öyle yürüyüş yaptım. Mahalle kahvesinde biraz sohbet ettim. Arkadaşlarla çay içtim. Oradan buradan muhabbet ettim. Mahallede olanlardan konuştuk. Sakin bir mahallede oturuyoruz, öyle havadan sudan konuştuk.

***

Sonra eve geldim. Bahçemde 5-6 kedinin kışı geçirebileceği bir kedi evi yaptım. Komşum yardım etti. Bahçemizin dörtte birini kaplayan bir kapalı, yağmur almayan kedi evi yaptık. Bahçemize gelip giden ve bahçede yaşayan 4 yavru ile bir anne kedi var.

***

Hepsinin isimleri olduğunu da söylemek isterim. Müge, Gümüş, Batu, Şaşkın ve Sarı, bunun yanında sokaklarda yaşayan kedilerde var. Tüm sokaktaki komşularımız ve apartmanımızda yaşayan komşularımız sokak hayvanlarına bakıyorlar. En azından bakanlara engel olmuyorlar ama birçoğu durup kedileri seviyorlar.

***

Sokak köpekleri de var tabi ama onlar genelde meydandaki parkta yaşıyorlar. Biliyor musunuz? Hani bizler orası bizim köyümüz, orası bizim mahallemiz diyoruz ya, işte sokakta yaşayan hayvanlarında bulundukları yerler yaşam alanları, onların sokakları, onların parkları ve biz onlarla birlikte yaşıyoruz. Unutmayın bu dünya sadece insanların değil tüm canlıların.

***

Konu başlığına gelince, güzel bir Pazar günü akşamı eve geldiğimde akşam haberlerini izlemeden olmazdı. Ama o televizyonu açtığıma pişman oldum. İstanbul Maltepe Büyükbakkalköyde elinde bir tüfek ile sokak köpeğine ateş eden bir adam. Araştırdığımda olayın çarşamba günü 11.30 sıralarında meydana geldiğini gördüm. Haberi biz vatandaşlar televizyondan bugün öğrenmiş olduk.

***

Ne diyelim. Adam ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmış. Sokak köpeği tedavi altında. Evet olay izlendi, duyuldu, köpek iyileşti adam serbest yani sonuç bu mu? Allah aşkına adam elinde av tüfeği ile güpe gündüz sokakta köpek vuruyor.

***

Bir canlı, orada yaşama hakkı olan bir canlı ve adam serbest.

İnanılır gibi değil. Gerçekken anlamakta zorluk çekiyorum. Kaza ile bile olsa bir cezası olması gerekirken, elinde av tüfeği ile gelip sokakta bir canlıya ateş eden biri nasıl böyle serbest kalır anlaşılır değil. Hakimin mutlaka bir bildiği var demekten, adalete güvenelim demekten başka elimizden bir şey gelmiyor tabii.

***

Vicdanların adaleti. Evet, bu isimde bir romanım var. Romanımda bir kedi de önemli bir karakter. Vicdanların adaleti romanım adalete bir çağrı, halkın vicdanının rahatlatılması yönünde bir çağrıdır.

Elinde silahla gündüz vakti sokakta dolaşan biri ruhsatlı bir silahta olsa kamu görevlisi değilse mutlaka ceza almalı. Hele de bu kişi bu silahı ateşlediyse daha ağır ceza almalı. Üstüne üstlük bir de canlıya ateş ettiyse her ne olursa olsun cinayete teşebbüsten yargılanmalı.

Caydırıcı bir ceza olmadıkça bu görüntülerin devam edeceği belli. Çünkü bir araştırdım önüme bir sürü böyle vaka çıktı. SONUÇ…

***

Adalete sonuna kadar güvenmek istiyoruz.

Sokakta eli silahlı adam istemiyoruz. Mutlaka cezalandırılsın istiyoruz.

Sokak hayvanları ile birlikte yaşamaya alışmalıyız. Onlara zarar verilmesin istiyoruz.

KİM İSTİYOR? BİZ VATANDAŞLAR…