banner18

banner19

17.04.2021, 11:25

Biden’ın Ermenilere Söyleyeceği Bir Sözü Yok mu?

ASALA cinayetlerinin ilki 1973’te Santa Barbara’da işlendi; Başkonsolos Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir şehit edildi. Katilleri Gourgen Yanikian’a Ermenilerin övgüsü o kadar ileri gitti ki, onu hemen kahraman mertebesine çıkardılar; gazetelere gönderdikleri mektuplarda Yanikian’ın eyleminin ulusal Ermeni uyanışının bir sonucu olduğunu, cinayetin bir intikam sayılması gerektiğini, onun “Ermeni soykırımının” son kurbanı olduğunu yazdılar. İzleyen yıllarda Ermeni teröristler masum beş büyükelçimizi, onlarca diplomatımızı ve aile fertlerini şehit etti. Ermenilerin ağızlarına sakız ettiği soykırım iddiaları, bu sene de ABD Başkanının Ermeni isteklerini kabul edip etmeyeceği tartışmasını gündeme getirdi.

Ermeni iddiaları, 1915’te Doğu Anadolu’da yaşayan Ermeni yurttaşlarına Osmanlı yönetiminin soykırım uyguladığı şeklinde, çarpıtılmış bir tarih anlatısına dayanmaktadır. Oysa gerçek böyle değildir. Doğu Anadolu’da nüfus yönünden çoğunlukta olmadıkları halde, 1870’lerden itibaren bir Ermenistan devleti kurma hayaliyle ayaklanan ve silahlanan Ermeni çeteleri, Birinci Dünya Savaşı başlayınca Osmanlı ordusunun savaş halinde olduğu Rusya ve İngiltere’nin desteğiyle isyan çıkarmışlar, yerli halka karşı büyük katliamlar yapmışlardır. Daha sonra saldırılarını genişleterek 1915 Nisan’ında Van’ı ele geçirmişler, bölgede yolları keserek ordunun hareketlerini engellemişlerdir. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Doğu Anadolu’daki Ermeni halkın, çatışma bölgesinden çıkarılarak ülkenin başka bölgelerine naklini, yani o zamanki deyimiyle tehcirini kararlaştırmıştır. Savaş koşulları nedeniyle bu nakil işlemi güçlükle gerçekleşmiş, üzücü olaylar yaşanmış, her kesimden binlerce insan hayatını kaybetmiştir.

Bir ırkın, etnik veya dini bir grubun planlı biçimde ortadan kaldırılması amacıyla işlenen insanlık suçu anlamına gelen soykırım, 1948 Cenevre Soykırım Sözleşmesinde hukuki bir kavram olarak yer almıştır. Burada “amaç” önemlidir, örneğin yukarıda belirtildiği gibi sırf askeri mecburiyetten kaynaklanan bir nedenle bir grup insanın yeri değiştiriliyorsa, bu soykırım sayılmamaktadır. Ayrıca eylemin soykırım sayılabilmesi için uluslararası bir mahkeme kararı gerekmektedir. Bunun yanı sıra1948 Sözleşmesi geriye yürütülememektedir. Tabiatıyla, bir eylemin soykırım sayılmasında, bunu isteyen kişilerin sayısına değil, tarihi bilgi ve belgelere itibar edilmektedir. Siyasilerin oy derdiyle seçmenlerine yaranmak için kimi ülkelerin parlamentolarından “soykırım kararı” çıkarmasının da bir kıymeti harbiyesi bulunmamaktadır. Hukuken failleri belli olmuş bir soykırım isnadı ile bütün bir milleti suçlamak da yanlıştır.

1915 Olaylarını bir soykırım olarak nitelemek bütün bu nedenlerle mümkün değildir. Bu konuda dünyada siyasi, akademik ve hukuki bir oydaşma da mevcut değildir. Olayların bir soykırım olmadığını savunan birçok yabancı tarihçi vardır: Stanford Shaw, Bernard Lewis, Günther Levy, Andrew Mango, Sean Mac Meckin, Justine Mac Carthy, Edward Ericson, Norman Stone, Jeremy Salt bu tarihçiler arasındadır. Türk aydınlarının büyük çoğunluğu da bu iddiaların emperyalist bir kurgu olduğunu savunmaktadır.

Türkiye, bu meselenin aydınlığa kavuşması için 2005 yılında Ermenistan’a bağımsız kişilerden oluşacak bir Ortak Tarih Komisyonu kurmayı ve arşivlerin karşılıklı açılmasını önerdi. Bu öneriyi yaparken, Türklerle Ermenilerin tarihe ortak bir perspektiften bakmalarının barışa hizmet edeceğini dile getirdi. Burada amaç Türk ve Ermeni araştırmacıların arşivlerde serbestçe araştırmalar yaparak tarihi belgeleri gün yüzüne çıkarmaktı. Bilhassa kapalı tutulan Ermeni Taşnak ve Patrikhane arşivlerinin açılması önemliydi. Ancak Türkiye’nin bu önerisi, meseleyi propaganda aracı olarak kullanmayı seçen Ermenistan tarafından bugüne kadar kabul edilmedi.

Bu arada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 15 Ekim 2015’te bu konuda önemli bir karar alarak, Ermeni anlatısının mutlak bir gerçek olmadığına işaret etti. Bu meselenin meşru bir tartışma konusu olduğunu kabul etti. Mahkeme ayrıca, İkinci Dünya Savaşı’nda meydana gelen yahudi katliamı Holokost ile 1915 Olayları arasında benzerlik kurulamayacağına hükmetti.

Buna rağmen, Ermenilerin sempati gördüğü bazı Batı ülkelerinde bu meseleye tarihsel belge ve arşiv çalışmaları ışığında bakmak isteyenlerin sayısı fazla değil. Bu ülkelerden bazılarının tutumlarına bakalım: İngiltere Malta’ya sürdüğü Osmanlılar aleyhinde1915 olayları bağlamında bir delil bulamadı. 1921’de İngiliz Kraliyet Başsavcısı delil bulunamadığını resmen ilan etti. Bu çerçevede, İngiltere’nin Ermeni görüşünü kabul eden ülkeler arasında yer almadığını kaydedelim. Bugünlerde Başkanının Ermeni söylemini kabul edip etmeyeceği tartışılan Amerika Birleşik Devletleri ise, tıpkı Osmanlı Devleti gibi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’nın saldırısına uğrayınca, Pasifik sahilinde yaşayan Japon asıllı 120 bin ABD vatandaşını, Japonlara yardım eder korkusuyla evlerinden ve yurtlarından alarak kamplara kapatmıştı. Gelelim Almanya’ya. Alman Federal Meclisinde 2016’da sözde soykırımı tanıyan bir karar alındı, hükümet ise soykırım sözünü kullanmaktan kaçınıyor. Alman gazeteleri, iddiaları çürütmek isteyen Türklerin verdiği paralı ilanları basmayarak “ilginç” bir fikir özgürlüğü örneği sergiledi. Namibya’da 1904-1909 yılları arasında yaptığı soykırım ise Almanya’nın başını ağrıtmaya devam ediyor. Federal Meclis’in Ermeni yanlısı kararı, “kendi utançlarına ortak aradıkları” şeklinde eleştirildi. Tabii, Holokost ile 1915 olayları arasında esaslı bir fark vardı; Almanya’da yahudiler Ermeniler gibi ayrı bir devlet kurmaya kalkmamışlar, başka bir devletle iş birliği yapmamışlardı.

Soykırım olmadığını söylemeyi bile cezalandırmak için çaba sarfeden, başından beri Ermeni yanlısı bir tutum izleyen Fransa’nın durumu ise tam bir çifte standart örneği: Türkiye’nin Ortak Tarih Komisyonu kurma önerisini dikkate almayan Fransa, 1994’te Ruanda’da 800 bin Tutsi’nin soykırıma uğratılması konusunda Fransa’nın sorumluluğunun araştırılması amacıyla 15 tarihçiden ve araştırmacıdan oluşan bir komisyon kurulmasını kabul etti. Macron’un kararıyla kurulan bu komisyon, Ruanda’da Fransa’nın ağır ve reddedilemez sorumluluğu olduğunu kabul etti.

Sonuç olarak, ABD Başkanı Biden’ın 24 Nisan’da ne yapacağı tartışılırken, herhalde asıl konuşulması gereken, Ermeni arşivlerinin açılması, bu meselenin tarihçiler ve araştırmacılar tarafından belgeler üzerinden ele alınacak bir mesele olduğunun kabul edilmesidir. Örneğin Biden, Ermenistan’ı Ortak Tarih Komisyonu kurulması yönünde teşvik edebilir.

Yorumlar (0)
24
açık
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 04:19
Güneş 05:57
Öğle 13:13
İkindi 17:03
Akşam 20:19
Yatsı 21:49
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29