GMO İzmir Şubesi Başkanı Uğur Toprak, Birinci Sayfa programına konuk oldu. Gıda enflasyonunda yaşanan artışa değinen Toprak, ‘üretim’ vurgusu yaparken, piyasada yeterli bir denetimin sağlanamadığını söyledi

VEDAT ARAZ

İLKSES TV ekranlarında yayınlanan Sultan Gümüş Kaya ile Birinci Sayfa programına konuk olan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası (GMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak, gıda enflasyonunda yaşanan artışın vatandaşa etkisine değindi ve ‘üretim’ vurgusu yaptı. Öte yandan, piyasadaki taklit ve tağşiş olaylarını da hatırlatan Toprak, yeterli bir denetimin sağlanamadığını, tüm bunlar yaşanırken de gıda mühendisliği alanında ciddi bir açık olduğunu paylaştı.

Başkan Toprak, sözlerine şöyle başladı: “Ukrayna-Rusya geriliminin sonucu gıda enflasyonunda artış ve küresel gıda krizi olarak görülüyor ama gerçek bambaşka olamaz mı? Kim bilir belki de sonuç değil, sebeptir gıda… Ukrayna, dünyanın en verimli topraklarından bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Üstelik Ukrayna’nın en verimli tarımsal bölgelerinin önemli bir kısmı, doğu belgelerinde, tam da potansiyel bir Rus saldırısının olabileceği bölgede.”

Buca Cumhur ittifakından birlik mesajı Buca Cumhur ittifakından birlik mesajı

GIDA STOKU BAŞLADI

Bir diğer önemli durumun da bazı ülkelerin yaşanan kriz nedeniyle gıda stokuna başlaması olduğunu kaydeden Toprak, “Ne diyordu Sayın Tarım Ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli? ‘Paramız var ki ithal ediyoruz.’Peki hal böyle iken, üstelik kovid-19 pandemisini de deneyimlemişken hala paramız olsa da ithal edebileceğimize inanıyor musunuz? Uzuncadır söylediğimiz sözleri bir kez daha tekrar etmekte fayda var. Bu ülke toprakları 83 milyon insanı besleyebilecek verim ve büyüklükte. Çare öz kaynaklarımıza yönelip üretmekte. Çözüm gıda egemenliğine dayalı tarım ve gıda politikalarının yazılıp uygulanmasında. Ezcümle savaş bir gıda güvenliği ve gıda güvencesi sorunudur” dedi.

DIŞA BAĞIMLI BİR ÜLKE

Başkan Uğur Toprak, şunları da söyledi: “Hemen her gün bir gıda zehirlenmesi haberiyle karşı karşıya olduğumuzu, Tarım ve Orman Bakanlığının taklit ve tağşiş yapan firmaları ifşasını, kayıt ve kontrol dışı gıda üretiminin hala var olduğunu ve yapılan denetimlerin yetersizliğini göz önünde bulundurursak ülkemizde gıda güvenliğinin sağlandığından söz etmemiz pek de mümkün gözükmemekte. İklim değişikliği, tarımsal verim düşüklüğü, tarım arazilerinin azalması, tarım girdi fiyatlarının artması, artan gıda enflasyonu, alım gücünün düşmesi, özellikle 2000 yılından sonra uygulanan yanlış tarım politikaları sonucu maalesef ki gıda güvencesi de tehlikede. Tarımsal ürün ithalatının ihracatı aşması, tohum dahil dışa bağımlı bir ülke haline gelmemiz ne yazık ki ülkemizde gıda egemenliğini de sıkıntıya sokmakta.”

SADECE BİN 917’Sİ GIDA MÜHENDİSİ

“Şüphesiz ki halk sağlığı ve gıda güvenliği, işletme başı yılda ortalama bir kez yapılan denetimle sağlanamaz” diyen Toprak, “Aslında sorun sadece denetim sayısının yetersizliği de değil. 7 bin 137 gıda kontrol görevlisinin sadece bin 917’si gıda mühendisidir ki hepsi sahada denetime çıkmıyor. Sayıları bu denli az ve iş yükleri bir o kadar fazla olan ve bu şartlar altında bunca işletmeyi denetlemek için büyük bir özveriyle çalışan gıda kontrol görevlisi arkadaşlarımızın özlük hakları iyileştirilmelidir. Yukarıdaki veriler açıkça göstermektedir ki, gıda denetimlerinin artırılması ve gıda analizlerinin yeterli düzeyde yapılabilmesi için daha fazla teknik elemana, özellikle de gıda mühendisine ihtiyaç bulunmaktadır” önerisinde bulundu.