25 Aralık’ta neredeyse tüm illerde hayvan barınakları ile ilgili eylem yapıldı. Miting düzenlendi. Kaç ilde düzenlendiğini tam olarak bilmiyorum ama ülkemizin her yerinden sesler yükseldi.

İnsanların tek bir odak noktasında buluştuklarını 25 Aralık 2022 günü gördük. Sokakta yaşayan hayvanlarında yaşam haklarının olduğunu haykırdılar.

Bunu aslında söylemelerine gerek yok. Zaten insanlar kadar hayvanlarında, sadece sokak hayvanlarının, kedilerin, köpeklerin değil tüm canlıların yaşam hakları var. Garip olan ne biliyor musunuz? Canlıların yaşam hakları hakkında insanların karar vermeleri, bazılarının öldürülmelerine bazılarının da özgürce yaşamlarına karar vermeleri gibi.

Her canlının bu dünyada yaşama hakkı olduğunu, bu dünyanın tüm canlılar ile birlikte yaşandığında daha güzel bir hayat olduğunu unutmayalım. Hem doğada her canlının bir görevi olduğunu da hatırlayalım.

Bir canlı türünün yok edildiğinde, onun görevini yapacak başka bir tür olmadığında doğada aksamalar olduğuna tüm dünya şahit olmuş, bununla ilgili kaynaklara bakabilirsiniz. Bolca önünüze gelecektir. Yok edilen türlerin yaşaması için sonradan tekrar çaba harcamak zorunda kalmış ülkeler var.

Gelelim yerel yönetimlerin idaresinde olan Hayvan Barınaklarına. Elbette iyi niyet ile hayata geçirilen bir durum. Benimde her zaman takdir ettiğim bir çalışma, hatta maaşlarımızın bir oranının da devletçe kesilerek bu barınaklara aktarılmasından hiç ama hiç rahatsız olmam. Bu barınaklar yaşamalı AMA amacı doğrultusunda yapılırsa.

Son zamanlarda birçok hayvan barınağında hayvanların açlıktan öldüklerini, bir birlerini yediklerini gördük. Bazı hayvanlara şiddet uygulandığını gördük. Bu davranışların haklı bir sebebi asla olamaz. Karşılında ise yaptırımların neredeyse hiç olmadığını yok denecek kadar cezalar aldıklarını görüyoruz.

Özellikle yerel yönetimlerin hayata geçirdikleri hayvan barınaklarının çalışanlarının kesinlikle gönüllü kişiler olması taraftarıyım. Belediyeler böyle bir yatırım yapmışlar ise çalışanlarının gönüllü olması onlarında kazancı olacak diye düşünüyorum. Hemen birilerini atayarak maaşa bağlamanın anlamı da yok. Sözümüz maaş alan çalışanlara değil. Maaş alıp hakkını vermeyen, işini severek yapmayanlara.

Hayvan barınakları hayata geçirildiğinde yerel yönetimler bu barınakları sivil toplum örgütlerine devredebilirler. Ama burada da bu bizim partiye uygun, bu karşı görüşlü dernek demeden bulundukları ilde en çok aktif olan, en çok üyeye sahip dernek ile birlikte çalışma yürütmeli.

Özellikle hayvan barınaklarının işlerli ve hayvanların bakım ve sonrasında gönüllü dernekler ile istişare edilmeli ve birlikte çözüm yolları üretilmeli. Barınakların çalışanları da bu dernek gönüllülerinden sağlanmalı.

Bazen sokak hayvanlarını sağlık kontrolü için toplayan belediye çalışanlarını görüyoruz. Birçoğu hayvan sevgisinden uzak, sadece iş olsun diye hayvanları umursamadan çalışıyorlar. Artık bu tür görüntüler bitmeli. Gerçekten bu tarz işlerde kesinlikle ama kesinlikle gönüllü çalışanlar kullanılmalı ki birçok insan gönüllü olarak bu tarz işlerde zaten çalışmaktalar.

Lütfen artık caydırıcı cezalarda, hayvanlara eziyet edenlere, hayvan haklarına saygı göstermeyenlere verilsin. Ülkemizde maalesef ki bu tür suçlarda cezalar yok denecek kadar küçük asla caydırıcı değil. Birçok karar bunu gösteriyor. Vatandaş olarak ben tüm canlıların yaşam hakkına inanıyorum. Birlikte yaşamanın önemli olduğunu biliyorum. Her kim bir canlının yaşam hakkına saygı göstermez ve şiddet uygularsa caydırıcı olacak bir ceza ile karşı karşıya kalmasını temenni ediyorum. Her neye karşı olursa olsun ŞİDDETE HAYIR.