1923’te Atatürk öncülüğünde gerçekleştirilen İktisat Kongresi’nin düzenlendiği binanın 1979 yılında yıkılması üzerinden Büyükşehir’e yüklenen Bakan Nebati, “Bu binanın Büyükşehir tarafından yıktırılarak otoparka dönüştürüldüğünü İzmirliler bilmeli” dedi

ÇAĞLA GENİŞ

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, bir dizi temasta bulunmak için İzmir’e geldi. Kentte ilk olarak İzmir Valiliğini ziyaret eden Bakan Nebati, ardından İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası ve Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) iş birliğiyle düzenlenen İzmir İş Dünyası Toplantısı’na katıldı. Swiss Otel Büyük Efes Smyrna Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Bakan Nebati’nin yanı sıra İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, milletvekilleri, iş dünyası temsilcileri ve STK başkanları katıldı. Etkinlikte Türkiye’nin lojistik altyapısı, ihracat ve üretim kapasitesi hakkında bilgiler veren Bakan Nebati, küresel ekonomide yaşanan yapısal değişime de değindi.

EN ÇOK İHRACAT YAPAN 2’NCİ İL

Programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Bugün burada İstiklal Mücadelemizin kahramanlıklarıyla dolu, Ege’nin incisi, kadim ve güzel İzmir’imizde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum” sözleriyle katılımcıları selamladı.  Bakan Nebati, “İzmir, 2021 yılında tam yüzde 14,1 büyümeyi başarmanın yanı sıra, ihracatını da 2022 Kasım itibarıyla 20 yıl öncesine göre 6 kat artırarak 16,9 milyar dolara çıkarmıştır. Bu dönemde İzmir, Türkiye’nin en çok ihracat yapan 2’nci ili olmuştur. Ayrıca, 2022 Kasım itibarıyla, İzmir’in yıllıklandırılmış olarak 3,3 milyar dolar dış ticaret fazlasına ulaşmasını da oldukça kıymetli bulduğumu belirtmek isterim. İzmir, bir sanayi ve tarım şehri olmasının yanı sıra, tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleriyle aynı zamanda tam bir turizm şehridir. 2022 yılında misafir ettiği 1,5 milyon yabancı ziyaretçiyle turizmin altın yılı olan 2019 yılındaki seviyeyi de aşmayı başarmıştır” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR YATIRIM TAVSİYESİ

Meteorolojiden 14 il için kuvvetli kar uyarısı Meteorolojiden 14 il için kuvvetli kar uyarısı

“Kapanmalara yol açan salgın, Çin’de uygulanan Sıfır-Kovid politikası ve Rusya-Ukrayna Savaşı küresel aktivite ve ticaret üzerinde çeşitli sorunlara yol açtı” diyen Bakan Nebati, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu gelişmeler sonucunda hızla artan enflasyonu düşürmek amacıyla birçok ülke merkez bankası para politikasında sıkılaşmaya giderken finansman maliyetleri önemli ölçüde yükseldi ve resesyon beklentileri de giderek güçlendi. 2023’e ise emtia fiyatlarındaki gevşeme ve Çin’in salgın önlemlerini gevşetmeye başlamasıyla daha olumlu bir atmosferde giriş yaptık. Diğer taraftan, küresel ısınma nedeniyle yaşanan kuraklık ve doğal afetler ekonomik aktiviyeyi uzun vadede baskılayan en büyük tehditlerin başında geliyor. Bu sebeple, siz değerli iş insanlarımıza çevre dostu, sürdürülebilir yatırımlar yapmanızı öneriyorum. Vatandaşlarımızın da aynı bilinçle israftan sakınarak su ve enerji tasarrufunda bulunmalarının çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Rabbime de yaşadığımız kuraklığı ve sıcak hava dalgasını bereketli yağışlarla gidermesi için niyazda bulunuyorum.”

ENFLASYONDA BELİRGİN DÜŞÜŞLER SÜRECEK

2022 yılında en iyi bütçe performanslarından birini sergilediklerini kaydeden Bakan Nebati, “2023 yılında da bütçe disiplininin bozulması gibi bir durum kesinlikle söz konusu olmayacaktır. Nitekim çeşitli destekler, EYT ve ücret artışları gibi kararlarımızı alırken, vatandaşlarımızı her daim gözetmemizin yanı sıra bütçemize etkilerini de titizlikle hesaplıyoruz. Bahsettiğim küresel gelişmelerin ve 2021 sonunda yaşadığımız ani kur artışlarının etkisiyle 2022 yılını yüksek enflasyonla geçirdik. Ancak enflasyonda da son 2 aydır düşüş eğilimine girmiş bulunuyoruz. Kurlardaki volatilitenin azalması, beklentilerdeki iyileşme ve iş dünyamızın fiyat sabitleme ve indirme kampanyamıza devam eden desteğiyle, ilerleyen aylarda da enflasyonda belirgin düşüşler görmeye devam edeceğiz. Öte yandan, enflasyondan vatandaşlarımızın alım güçlerinin etkilenmemesi için, 2022 yılında 290,4 milyar lira vergi gelirinden vazgeçtik. Ayrıca, Hükümet olarak ücret politikalarında da destekleyici bir duruş sergiliyoruz. Net asgari ücreti yüzde 54,7 artırdık. Asgari ücretten alınan gelir ve damga vergisini kaldırdık ve bu uygulamayı tüm ücret gelirlerinin asgari ücrete isabet eden kısmı için geçerli kıldık. Kamu çalışanlarımızı ve emeklilerimizi bugüne kadar enflasyona ezdirmedik; aylık ve ücretlerinde enflasyonun oldukça üzerinde reel artışlar yaptık. Bu yılın başında da ilave refah payı vererek önemli iyileştirme sağladık. Temmuz ayında da ayrıca artış yapacağımızı hatırlatmak isterim” diye konuştu.

NAZIM HİKMET’İN DİZELERİYLE SESLENDİ

17 Şubat-4 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek 1. İktisat Kongresi’ne katılım için çağrı yapan Bakan Nebati, “Birinci İzmir İktisat Kongresi, bundan tam 100 sene evvel, Cumhuriyetimiz henüz kuruluş aşamasındayken İzmir’de gerçekleşmiş, o dönemki iktisat politikalarımızın ana hatları bu kongrede belirlenmişti. Şimdi, Türkiye Yüzyılı’na doğru ilerlediğimiz bu dönemde, aynı ruh ve aynı heyecanla, yine İzmir’de, geniş katılımlı bir İktisat Kongresini Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleri ve teşrifleriyle, tarihi kongreden tam 100 sene sonra tekrar aynı yerinde düzenliyoruz. Esasen bu kongre, mevcut tüm küresel çalkantılara ve risklere rağmen, ülkemizi istikrarlı ve sağlıklı bir şekilde büyütmek ve güçlendirmek, insanımızın refahını her geçen gün daha da artırmak için aynı inanç ve iradeyle çalıştığımızın dosta düşmana açık bir ilanı niteliğindedir. Her birinizin bu Kongre’ye katacağı çok şey olduğuna inanıyor ve sizleri 17 Şubat – 4 Mart 2023 tarihlerinde, 1. İzmir İktisat Kongresi’nin düzenlendiği binanın aynı yerinde ve aslına tamamen sadık kalınarak inşa edilen binamızda gerçekleştireceğimiz Kongre’ye davet ediyorum. İktisat Kongremiz ‘Küresel Ekonomik Güç Olma Yolunda Türkiye Ekonomisi’ ana temasıyla gerçekleştirilecek, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefimiz doğrultusunda, bir gelecek vizyonu ortaya konacaktır. Sözlerime son vermeden evvel, tüm vatandaşlarımızı büyük Türkiye idealimizin etrafında buluşmaya, yarınlarımızı beraberce inşa etmeye davet ediyorum. Çünkü Nazım’ın da söylediği gibi “Bu memleket bizim / bu hasret bizim!” açıklamasını yaptı.

YIKILIP OTOPARK YAPILDIĞINI İZMİRLİLER BİLMELİ

Konuşmasının sonunda İzmir İktisat Kongresi binası üzerinden Büyükşehir Belediyesi yüklenen Bakan Nebati, “Bu binanın yıktırılarak otoparka dönüştürüldüğünü İzmirliler bilmeli. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında toplamış olduğu bina, Büyükşehir tarafından yıktırılmış ve otopark yapılmış. Şimdi Vali Bey geçen gün inisiyatif kullanmış arsayı bulmuş, sahipleriyle pazarlık yapmış. Yeri satın almış, Türkiye Cumhuriyeti adına. O bina şimdi kaldığı yerden aslına uygun şekilde yükseliyor. Aynen Türkiye’nin yükseldiği gibi. Birinci yüzyıl bitti, ikinci yüzyıla giriyoruz. 2. yüzyıla 2023 yılında yani Türkiye yüzyılının inşa edilmeye başlandığı döneme adım atıyoruz. Nerede, İzmir’de. İzmir’e Türkiye sahip çıkıyor” dedi.

HEPİMİZ KAYBEDİYORUZ!

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ise, “İhracatçılarımızın size mesajlar çok fazla. Ben 69 yaşındayım, 7 yaşından beri iş hayatının içindeyim. Hayatım ihracatla geçti ama bugünkü gibi zorlu süreçleri çok az gördüm. Her hükümet ihracata dayalı büyüme modelini benimsediğini paylaşıyor ama son zamanlarda bunun için gerekli adımları atamadığımızı gördüğüm için çok üzgünüm. Türkiye 2022 yılında 254 milyar dolar kazandıran ihracatçılar olarak gece gündüz çalışıyoruz. 2022 yılını altın yıl diye tanımlamıştık, ilk yarısı çok güzel tamamlandı. 2022 yılı ocak haziranda yüzde 20 artışla 114.4 milyar dolara çıktı, rekorlar kırdığımız o dönemlerde işlerin iyi gitmediğini dillendirmiştik. 2022 yılı üçüncü çeyreğinde artış hızı düşmeye başladı. 54.9 milyar dolara ilerleyebildi sadece. Son çeyrekte ise eksiye düştük, 58 milyar dolara geriledi. Finansmana erişimde yaşadığımız zorluklar, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuru en büyük sorunlarımız. Mevcut döviz kuru enflasyonla mücadelede bir başarı kazandırmıyor. Hepimiz kaybediyoruz. İhracatı kösteklerken, ithalatı da arttırıyoruz. Bu tabloyu tersine çevirebiliriz. Üç soruna acil çözüm geliştirmeliyiz. Enflasyon muhasebesinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Hükümetimizden kendi programlarında bunları değiştirecek önlemler almalarını bekliyoruz. İhracat pazarları bugünden yarına kazanılmıyor, sabır ve emek istiyor. Pazarları kazanmak uzun zaman alırken kaybetmek bir günde oluyor. Bugün pazarlarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız, bizim elimizden tutun pazarlarımızı kaybetmeyelim. Bu taleplerimiz yerine getirildiği takdirde 2023 yılını kayıp yıl olmaktan kurtarabiliriz” diye konuştu.

TEMEL POLİTİKA UNSURU OLMALI

Tarım ve hayvancılığın küresel düzeyde ne denli stratejik bir değer olduğunu artık tartışmaya gerek olmadığını dile getiren İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de, “Son 2-3 yılda yaşananlar gıda güvenliğinin ve güvencesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Öncelikle yüksek tarımsal üretim potansiyelimiz ile dünyanın avantajlı ülkelerinden birisi olduğumuzu söylemek isterim. 2002 yılında tarımın Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’da yüzde 12’ye yakın olan payının 2021 sonunda yüzde 5.7’ye gerilediğini görüyoruz. Tarım ve hayvancılığın milli gelirdeki payının bu denli erimesi tüm dünya için bir çarpık gelişme sorunu ve bence Türkiye pek çok ülkenin düştüğü bu hataya düşmemeli. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da tarım ve hayvancılığın payını yeniden yüzde 10’un üzerine çıkartacak her türlü adımı kararlılıkla atmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun için çağın rekabetinin getirdiği yenilikçi bir anlayışa ihtiyaç var. “Tarım 4.0” ya da “Akıllı Tarım” olarak tanımladığımız bu yeni anlayışın çok ciddi bir şekilde temel politika unsuru olması gerekiyor. Ege bölgesi gibi ülkenin en değerli hinterlandına sahibiz. Bunun anlamı şu: İzmir’e yapılan yatırımların çarpan etkisi çok daha yüksek. Bu nedenle hükümetimizin; tarımı teknolojiyle büyütme çabalarımıza desteğini artırması, kuraklıkla mücadelede sürdürülebilir çözümler üretmesi, girdi maliyetlerindeki büyük sıçramanın yarattığı tahribatı önlemesi, Dikili, Kınık ve Bayındır’da yürüttüğümüz tarıma dayalı ihtisas organize bölgelerine omuz vermesi ve finansmana erişim sıkıntısına çare olması hayati önemde. Tarımdaki sorunlar çözülmediği sürece ekonomide sorunların da çözülemeyeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

İSTEDİĞİMİZ MİKTARDA KREDİ BULAMIYORUZ

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise şunları söyledi: “Üretim yoksa kalkınmak hayaldir diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Dönüşüm stratejisinin belirlenmesi gerekiyor. Bunu ancak katma değerli yerli üretim ile başarabiliriz. Biz üretiyoruz ama ticareti kiminle yapacağız. Dünya savaşlarıyla birlikte kutuplaşma arttı. Dünya üç blok haline büründü. Kendi kurduğu bölgesel anlaşmalarla ticaretlerini arttırmayı hedefliyorlar. Biz de o masada olmalıyız. Yüksek enflasyon çözüm bekleyen konulardan bir tanesi. Sadece Türkiye bunla savaşmıyor, tüm ülkelerde var enflasyon. Ama biz oran olarak ayrışmaktayız. Bizdeki oran fazla... Enflasyonu düşürmeye yönelik atılan adımların kalıcı bir sistemle ilerlemesi en büyük beklentimiz. Uzun zamandır kredilerle ilgili karşımıza çıkan üç önemli konu var. Birincisi istediğimiz miktarda krediyi bulamıyoruz, ikinci faiz oranı ve üçüncüsü de kredinin vadesi. Mevduatın 27-28 olduğu ortamda kredi faizinin 13-14 olması sürdürülebilir değil. İhracat taahhüdü yoksa bankaların hiçbiri kredi verme heveslisi değil. Piyasada bulunan tüm bankalar taşın altına elini koyma mecburiyetindeler. Merkez Bankası tarafından yapılan değişiklikler maliyet açısından bankaları zorlarken bankalar da ticari kredi vermekte isteksiz davranıyorlar. Reel kurların durumu da önemli bir başka konu. Sanayimizin geliştiği büyüdüğü sürece ülkemizin refah seviyesi artıyor. Biz biliyoruz ki her krizin yarattığı fırsatlar zinciri de var. Pandemi döneminde bunu fırsata çevirdi, bugün ise küresel ekonomi hiç olmadığı kadar belirsizli içinde. Çin’in yaşadığı sorunların devam etmesi ve Çin’e yönelik tepki ülkemizi alternatif üretim merkezine dönüştürme fırsatı yarattı. İşte bu süreçte, bizim atacağımız adımlar stratejik önem taşımaktadır. Paylaştığım konu başlıklarının bu kapsamda değerlendirilmesini, gerek yerli, gerekse yabancı yatırımcıların ekonomide güven ve öngörülebilirlik aradığını da dikkatlerinize arz ederim.”

İŞ DÜNYASI TEŞVİK EDİCİ İNDİRİMİ HAK EDİYOR

Enflasyonla mücadeleyi sadece baz etkisine bağlamanın doğru olmadığını savunan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de, “Enflasyonun düşmesi için, yılın ikinci yarısında talebin ciddi bir şekilde daralması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle para politikasında bir değişiklik olup olmayacağına dair görüşleriniz bizler için çok önemli. Stok affı, matrah artırımı, kasa affı gibi uygulamaları içeren yeni bir yapılandırma hakkında kapsamlı bir çalışma yapıldığını da memnuniyetle öğrendik. Ancak tüm kamu ödemelerini düzenli olarak gerçekleştiren iş insanlarımızın teşvik edici bir indirimi hak ettiğini düşünüyor, bunun devletimiz ve iş dünyamız arasındaki bağı daha da güçlendireceğine inanıyorum. İhtiyaç olan sektörlerde KDV indiriminin devamı konusunda üyelerimizden talepler gelmeye devam ediyor. KDV ve tevkifat uygulamaları çok karmaşık bir yapıya sahip. Her sektörden iş insanımızın anlayabileceği sade, kolay uygulanabilir bir sistemin hayata geçirilmesi beklentilerimiz arasında yer alıyor. Devletimizin gücü ve sanayicimiz, tüccarımız, esnafımız, çiftçimiz ve işçimizin özverili çabalarıyla bu zor dönemi hep birlikte aşarak düzlüğe çıkabileceğimize inanıyorum. Bizler iş insanları olarak, moral motivasyonumuzu yüksek tutmalı ve aynı inançla çalışmaya ve üretmeye devam etmeliyiz” dedi.

DAHA KOLAY HALE GETİRİYORUZ

Teklifle, vergi ve prim borçları başta olmak üzere çok sayıda kamu kurum ve kuruluşuna süresinde ödenememiş borçların cezalarının kaldırılarak ödenmesini getirdiklerini kaydeden Bakan Nebati, “Şunu da belirtmem gerekir ki, bugüne kadar diğer yapılandırma yasalarında kapsama alınmayan adli para cezaları dahil olmak üzere idari para cezalarını da yapılandırma kapsamına alıyoruz. Tabii bunların faizlerini de düşük bir oran ile güncelleyerek ödenmesini daha kolay hale getiriyoruz. Bu Yapılandırma Kanunu’nda vergi dairesine ödenmesi gereken hangi tür borç olursa olsun yapılandırılacak. Bir tane istisnamız var o da 2022 yılı için ödenmesi gereken geçici vergiler. Onlar da zaten beyanname verme süresinde kadar ödenmezse terkin edildiği için kapsama almadık. Ayrıca, davalı olan vergi ve prim dosyalarındaki ihtilafları sonlandırarak ödeme imkânı getiriyoruz" şeklinde konuştu.