“Azerbaycan’ın Bağımsızlığının Dönüm Noktası: 20 Ocak” İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM) Bordo Salon’da konferans ve müzik dinletisiyle anıldı. Azerbaycan’ın İzmir Başkonsolosu Cavid Aliyev’in DEÜ ile düzenlediği etkinliğe; Azerbaycan İstanbul Başkonsolosu Nermine Mustafayeva, Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müsteşarı Doç. Dr. Necibe Nesibova ve Dokuz Eylül Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gülmira Kuruoğlu’nun konuşmacı olarak katıldı. Konferansa İzmir Vali Yardımcısı Fatih Kızıltoprak, DEÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Esra Bukova Güzel, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Mehmet Ersan, DEÜ akademik ve idari kadrosu, Türk Dünyası Topluluğunun kurulmasında yıllar öncesinde öncü olan emekli DEÜ Eğitim Fak.Dekan Prof.Dr.Adnan Gülerman, Türkiye-Azebaycan Kardeşlik Derneği üyeleri, DEÜ’de öğrenim gören Türk ve yabancı uyruklu öğrenciler ile davetli gönüldaşlar katıldı.

     Acısı belleklerden silinmeyen ve Azerbaycan’ın bağımsızlığını başlatan sürecin işaret fişeği olarak anılan “Kara Ocak/Yanvar” 20 Ocak 1990’da Bakü’de yaşananlar ile Türkiye-Azerbaycan dostluk ilişkilerine dikkat çekilen konferans, Türk ve Azerbaycan milli marşlarının katılıcımlar tarafından birlikte okunmasıyla başladı

     Açılış konuşmasını yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Esra Bukova Güzel, DEÜ olarak Azerbaycan ile ilgili her etkinlikte bir başka heyecan ve mutluluk duyduklarını belirterek; “Bir millet iki devlet olan Azerbaycan ve Türkiye arasındaki siyasi, kültürel ve soy bağı ilişkilerimiz, köklü temellere dayanmakta. Aynı dili konuşup aynı idealler üzerinde birleştiğimiz Azerbaycan’dan gelen değerli konuklarımız ile bugün bir etkinlikte daha bir aradayız. Bundan 33 yıl önce ülkelerinde yaşanmasını bir daha asla istemeyeceğimiz kötülükleri yaşayan soydaşlarımızın acısını paylaşıyor, her şeye rağmen mücadeleleri ile elde etmiş oldukları bağımsızlıkları için bizler de gurur duyuyoruz. Umut ediyorum ki, bir daha huzurumuz hiç bozulmasın” dedi.

     Azerbaycan İstanbul Başkonsolosu Nermine Mustafayeva, 20 Ocak 1990’da Ermenilerin artan toprak talepleri karşısında Azerbaycan halkının tepkisini, sert askeri müdahaleler ile bastırmaya çalışan Sovyet Ordusu’nun neden olduğu facialara dikkat çekerek, gelişmeleri özce andı:  “Bugün 33’üncü yıldönümünde 20 Ocak faciasında kaybettiklerimizi anmak, yaşananlara dikkat çekmek için bir araya geldik. Bu olaylar, Azerbaycan ve bölgemiz tarihinin çok acı hatıralarıdır. Aynı zamanda Azerbaycan tarihi için mühim bir dönüm noktasıdır. Ne kadar acı olsa da milletimizin direnişini ve kahramanlığını anlatır bize. Olaylar sırasında yüzlerce insan öldü, binlerce insan yaralandı. O kanlı gecede Azerbaycan halkı kendi özgürlüğü ve bağımsızlığı yolunda şehitler verdi. Halkımızın birliği ve zorluklar karşısında kararlılığı, bize sonunda zaferi getirdi.”

     Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Eğitim Müsteşarı Doç. Dr. Necibe Nesibova ise geride kalan 33 yılın ardından Sovyet Ordusu’nun neden olduğu acının izlerini halen taşıdıklarını vurgulayarak; “20 Ocak, bizim dilimizde Qara Yanvar, Azerbaycan halkını sindirmeyi, milli uyanışı ve vatan savunmasını yok etmeyi amaçlayan bir saldırıydı. Bugünü keder, matem günü olarak anıyoruz. Bu tarih aynı zamanda halkımızın şan ve şeref günüdür. Bu zor günlerde kardeş ülke Türkiye, yanımızdaydı. Bir kez daha bu güzel kardeşlik ve müttefiklik için Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ediyoruz” dedi.

     Kara Ocak/Yanvar olayların canlı tanığı olan DEÜ Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gülmira Kuruoğlu, facianın yaşandığı günlerde Azerbaycan’da yaşadığı acı tecrübeleri salonu dolduranlarla paylaştı. O yıllarda Bakü’de öğrenim gördüğünü aktaran Kuruoğlu, gergin atmosferin 20 Ocak ve sonrasındaki acı olayları hazırladığını söyledi. Barkovizyon eşliğinde sürece yönelik bilgilendirici bir sunum yapan Kuruoğlu; “Bağımsızlığa gidilen süreçte 1 milyon Azerbaycan Türkü göçe zorlandı. Çok zor ve acı dolu günler yaşandı. Azerbaycan’ın yüzde 20’si işgal altındaydı” dedi.
     Konferans, katılımcılardan gelen soruların konuşmacılar tarafından yanıtlaması sırasında Hocaların Hocası Prof.Dr.Adnan Gülerman önemli  bir ikazda bulundu: “Konuşmacılar çok güzel şeyler anlattılar. Bilmediğim bazı şeyleri de bu konuşmalardan öğrendim. Azerbaycanın bağımsızlığına kavuşmasının yıl dönümünü kutluyorum. Ülkelerin tarihinde bazı dönüm noktaları vardır. Bu kardeş ülkeye bir daha bağımsızlığını arama günlerini göstermez. Bundan yıllarca önce, kardeşim Cavit Aliyev'in düzenlediği Azerbaycan ile ilgili bir toplantıda Türk konuşmacıların AzarbEycan demeleri üzerine bir uyarı yapmak için söz alarak ‘Kardeş ülkenin isminin yanlış söylenmesine, bizim ülkemizin ismini yanlış söylemelerine üzüldüğüm gibi üzülüyorum. Kısa bir süre önce ülkemizi Turkey diyenlerden kurtarmak için yaptığımız girişimler sonucunda artık bütün yabancılar "Türkiye’ diye söylemeye, yazmaya başladılar. Ama, bu gün söz alan katılımcılardan bazılarının ısrarla AzarbEycan demeleri beni üzdüğü gibi, bu ülkenin vatandaşlarını da mulaka üzmüş, ama bu üzüntülerini yüzümüze vurmayarak içlerinden ‘Kardeşinizin ismini doğru söylemeyi ne zaman öğreneceksiniz’ diye düşünmüşlerdir. Bu gün de ikinci bir uyarıda bulunmayı gerekli gördüm. Dikkatli olalım…”

    İMGİAD Eğitim Konfederasyonu, Türkiye Disleksi Eğitim ve Araştırma Vakfı Ege Bölge Başkanı Doç. Dr. Erdal Ataklı; Alman Tıbbının öncüsü Homeopati’nin Türkiye temsilcisi olarak Rita Kaya ile çalıştıklarını, Alternatif Tedavi’nin çok geliştiği ve bu alanı başarıyla kullanan Azerbaycanlı kardeşlerimizle de işbirliği yapmak istediklerini belirtti.

Etkinlik görüşmeler ve hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi.

KARA OCAK’IN SEMBOLÜ HÂR-I BÜLBÜL

     Kara Ocak’tan etkilenerek yazdığım Hâr-ı Bülbül şiirimi, Değerli Hocamız Ahi Evrân Üniversitesi Neşet Ertaş GSF.Dekanı Prof.Dr.Kubilay Kolukırık, ŞUŞA MARŞI adıyla mâhur makamında besteleyerek aziz şehitlerimizin ruhunu şad etti. Etkinliklerde değerlendirilmesi dileğiyle, birliğimiz daim olsun.