Bugün size Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesud’u anlatacağım. Bilgileri Wikipedia’dan derledim. I. Rükneddin Mesud, (1095-1156) en uzun süre hüküm sürmüş Anadolu Selçuklu Sultanı'dır. Danişmendli Beyi olan kayınpederi Emir Gazi sayesinde Anadolu Selçuklu tahtına çıkmış, kardeşleri Arapşah, Şahinşah ve Tuğrul Arslan’dan kurtulup tahtını sağlamlaştırmıştır. Onun saltanatının Emir Gazi’nin ölümüne kadar olan döneminde devlet kısmen bağımsızlığını kaybetti; Danişmendliler’in uydusu haline geldi. Ancak Emir Gazi’nin ölümünden sonra izlediği siyaset sayesinde Mesud, Türkiye Selçuklularının Anadolu'daki üstünlüğünü yeniden kurmayı başardı. 1147'de II. Haçlı Seferine çıkan Haçlı ordusunu Dorileon Muharebesi'nde yenerek babası I. Kılıçarslan'ın 50 yıl önce aynı yerdeki yenilgisinin intikamını aldı. I. Kılıç Arslan'ın oğullarındandır. Babasının Büyük Selçuklu emiri Emir Çavlı ile yaptığı savaş sırasında genç yaşta beklenmedik ölümünden sonra Türkiye Selçuklu Devleti tahtı bir süre boş kalmıştı. Kılıçarslan’ın geride bıraktığı dört varisten büyük oğlu Şahinşah esir olarak İsfehan’a; en küçük oğlu Tuğrul ise Emir Bozmuş tarafından annesi Ayşe Hatun ile birlikte Musul’dan Malatya’ya götürülmüştü. Arap ve Mesud’un bu dönemde nerede oldukları konusunda pek fazla bilgi yoktur ancak Anadolu’nun çeşitli yerlerine yerleşen Türkmen kültürlerinin yanında oldukları düşünülür. Şahinşah’ın üç yıl sonra serbest kalıp tahta çıkmasına kadar Danişmendliler Anadolu’nun en büyük gücü haline geldiler. Şahinşah’ın tahta geçişine kadar Mesud’un Danişmentlilerin yardımıyla Akşehir, Konya hattında bulunduğu; Melik Arab’ın ise Ankara ve çevresinde bulunduğu ve Bizans’a karşı akınlar düzenledikleri bilinir. Mesud, Danişmend Beyi Emir Gazi’nin kızı ile evlenerek Danişmendli ailesine damat olmuştur. Mesud ile Melik Arap, Şahinşah’ın Anadolu Selçuklu tahtına oturmasından sonra tarafından Konya’da hapsedildiler. Üç yıllık saltanat boşluğu sırasında Bizanslılar Batı Anadolu topraklarını yeniden ele geçirmeye başlamıştı. Bu toprakları geri almak için Bizans ile mücadeleye başlayan Şehinşah, 1116’da imparator I. Aleksios ile yaptığı savaştan sonra imparatorun Afyonkarahisar’daki karargahında barış imzaladı. Mesud, bu sırada serbest kaldı ve Danişmendliler’in yardımı ile tahtı ele geçirmek için harekete geçti. Kimi kaynaklara göre Şehinşah’ın bir emiri ona isyan ederek Mesud’u hapisten çıkarmış; Danişmendli Emir Gazi’nin yanına götürmüş ve onu sultan ilan etmişlerdir. Kardeşi Mesud’un sultanlık için harekete geçtiğini haber alan Şahinşah da hemen Konya’ya doğru hareket etti. Bizans imparatorunun kendisine Bizans kuvvetlerinin eşlik etmesi önerisini geri çevirmişti. Şahinşah’ın birlikleri yolda Mesud’un güçleri ile karşılaşınca Akşehir’e çok yakın olan Tyragion kasabasına gittiler. Mesud’un kasabayı kuşatması üzerine halk Şehinşah’ı kendisine teslim etti (1116). Şehinşah’ın gözlerine mil çektiren Mesud, onu Konya’da hapsettirdi. Ancak bir süre sonra Şahinşah’ın gözlerinin tam kör olmadığı anlaşılınca yeniden saltanat mücadelesine girişebileceği endişesi ile onu öldürtmüştür (1118). Sultan Mesud, Bizans imparatoru I. Aleksios'un 15 Ağustos 1118’de ölümü ve tahtın el değiştirmesini fırsat bilerek Bizans’ın elindeki Denizli ve civarını ele geçirdi; ancak yeni imparator II. İoannis 1119’da Anadolu’ya sefere çıkarak bu toprakları geri aldığı gibi 1120’de Türk akınlarına son vermek üzere yeni bir sefere çıkarak Uluborlu kalesini ele geçirmiştir. Ayrıca Bizans ordusu Antalya’ya kadar ilerleyerek birçok kaleyi Türkler’in elinden almıştır. Mesud, kendisini taht kavgasında destekleyen ve Konya’yı almasını sağlayan kayınpederi Emir Gazi’ye bağlılığını Emir Gazi’nin ölümüne dek sürdürdü. Kardeşi Tuğrul Aslan’ın kontrolünde bulunan Malatya’yı ele geçirmesi için Emir Gazi’ye destek verdi. Ayşe Hatun, Malatya’da oğlu Tuğrul Aslan’ın hakimiyetini devam ettirmek için elinden geleni yapıyordu. Siyasi varlığını koruyabilmek için çeşitli evlilikler yapan Ayşe Hatun, son olarak Anadolu’nun güçlü beylerinden Artuklu Belek ile evlenmişti. Belek Gazi’nin Franklar ile yaptığı bir mücadelede ölümü (1124) üzerine Emir Gazi, Ayşe Hatun’un yeni bir eş bulmasına fırsat vermeden Malatya’yı kuşattı. Bir ay kadar kuşatmaya devam eden Gazi, daha sonra kuşatmayı oğlu Muhammet’e bırakarak oradan ayrıldı. Muhammet altı ay daha kuşatmayı sürdürdü ve sonunda açlık sebebiyle daha fazla dayanamayan Malatya, Danişmendlilerin eline geçti Ayşe Hatun ve oğlu Tuğrul Arslan, Minşar (Maşara / Mışar) kalesine çekilerek şehri Danişmendlilere bıraktılar. (1 Zilkade 518 / 10 Aralık 1124).