EMEP İzmir İl Örgütü’nden ‘OHAL’ eleştirisi

Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremin ardından yaşanan büyük yıkıma ilişkin açıklama yapan EMEK Partisi İzmir İl Örgütü, “OHAL demek devletin ulaşamadığı afet bölgelerine halk dayanışmasının kesilmesi demektir” sözleriyle OHAL kararını eleştirdi.

Haber Giriş Tarihi: 22.10.55075 08:20
Haber Güncellenme Tarihi: 22.10.55075 08:20
ilksesgazetesi.com

Türkiye, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 10 kenti vuran 2 büyük depremle yıkıldı. Binlerce kişinin yaşamını yitirdiği felaket ülkeyi yasa boğdu. Yara sarsma ve arama kurtarma çalışmaları devam ederken, EMEK Partisi İzmir İl Örgütü’nden felakete ilişkin yazılı bir açıklama geldi. Yıkımdan etkilenen 10 il için alınan OHAL kararının eleştirildiği açıklamada, sorumlu müteahhitler ve kamu görevlilerin hesap vermesi için de mücadele çağrısı yapıldı.

EN KRİTİK SAATLER HEBA EDİLDİ

Ülke tarihinin en büyük depreminin yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, “Acımız da kaybımız da büyük. Hepimize büyük geçmiş olsun başımız sağ olsun. Yine enkaz altında yaşam mücadelesi veren insanlarımız için depremin en kritik saatleri ne yazık ki heba edildi. Depremden 2 gün sonra bile enkazın altında yakınlarının sesini duyduğunu ve yardım beklediğini haykıran, televizyon kanallarını arayıp açık adres vererek yardımı isteyen, yurttaşların yakarışı yürekleri dağladı. 81 ilde 83 milyonuz, emeğin ürettiği zenginlikler, vergilerimizle oluşan bütçe olanakları ve teknik, bilimsel olanaklar doğru yönetilip yönlendirilse çok daha hızlı ve başarılı bir kurtarmanın yapılabileceği bir çağda yaşadığımızı biliyoruz. İzmir yakın zamanda yaşadığı depremin duyarlılığı ile de Büyükşehir, ilçe belediyeler ve partimizin de bileşeni olduğu Emek ve Demokrasi Güçleri İzmir Deprem Koordinasyonu’nu oluşturdu. Deprem bölgesiyle dayanışmak için hızla organize olundu ve kampanya başlatıldı. Acil ihtiyaçların listesi günlük yayınlanıp gelen yardımlar Tepekule Kongre Merkezi ve Gaziemir Fuar alanında toplanarak uçak ve gemilerle deprem bölgesine ulaştırılıyor” denildi.

HALK DAYANIŞMASININ KESİLMESİ DEMEK

Depremden etkilenen 10 ili kapsayan OHAL kararını eleştiren açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Gölcük depreminin fırsat bilinip Meclis’ten mezarda emeklilik yasasının geçirilmesi gibi bugün de ek zam bekleyen işçilerin can derdinde olmasını fırsat bilen Antepli kimi tekstil patronları işçilerin ücretlerini zamsız yatırdı. Meclis’te görüşülmekte olan düzenlemeyi bekleyen EYT’liler endişelenmekte. Can kurtarmada, deprem için toplanan vergileri halkına layıkıyla ulaştırmada, görevini yerine getirmeyen hükümet, ilan ettiği OHAL ile depremi de kendi politikaları için ‘lütuf’ bilip seçimlere OHAL uygulamasıyla gitmek istemektedir. OHAL demek grevlerin yasaklanması, söz, basın, ifade özgürlüğünün kısıtlanması demektir. OHAL demek devletin ulaşamadığı afet bölgelerine halk dayanışmasının kesilmesi demektir. Özelleştirmelerle Köy Hizmetleri’ni, karayollarını küçültüp, tasfiye ederek devleti şirket gibi yönetmekle övünen kapitalist politika, depremle birlikte bir kez daha çökmüştür. Devleti küçültüp şirketleri büyüten AKP iktidarı depremzede yurttaşlar karşısında küçülmüştür. Yine bir deprem sonrası bilim insanlarının aylar yıllar önce yaptığı uyarıların dikkate alınmadığı, deprem yönetmeliğinin uygulanmadığı, denetlenmeden bina ruhsatı verildiği, yerleşim yerlerinin fay hattı üzerine kurulduğu konuşuluyor. Depremde yıkımın daha da büyük olmasında ihmal ve sorumluluğu olan tüm müteahhitlik firmaları ve her düzeyde sorumlu kamu görevlilerinin hesap vermesi, bütün kentlerde depremin yıkıcılığını azaltacak önlemlerin alınması, düzenlemelerin hızla yapılması, OHAL kararının geri çekilmesi için örgütlenerek mücadele edelim.”