Eski senaryolar sil baştan! Sözleşmede dikkat çeken husus

İzmir Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak, ‘şehir efsanesine’ dönen Şehir Hastanesi’nin açılmaması konusunda hasta protokolünde bazı maddelere dikkat çekti

Haber Giriş Tarihi: 03.02.55478 15:20
Haber Güncellenme Tarihi: 03.02.55478 15:20
ilksesgazetesi.com

TENZİLE AŞÇI/ÖZEL HABER Temeli Mart 2014’te dönemin AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve eski Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun katıldığı törenle atılan Bayraklı’daki İzmir Şehir Hastanesi’nin açılış tarihi için bilinmezlik devam ediyor. 2011 genel seçimlerinde de hükümetin seçim vaatlerinden biri olan, Türkerler Holding ve Gama Holding ortaklığıyla 622 bin 530 metrekare arsa üzerinde, 573 bin 546 metrekare toplam inşaat alanına sahip olan 2 bin 60 yataklı dev hastanenin 30 ayda tamamlanıp 2017’de hizmete gireceği duyurulmuş ancak açılış 5 kez ertelenmişti. Son olarak 29 Nisan’da İzmir mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hastanenin 30 gün içerisinde açılacağını söylemişti. Erdoğan’ın sözlerinin ardından yaklaşık 70 gün geçmesine rağmen sıklıkla işçi grevleriyle gündeme gelen hastane hala açılmazken ne zaman açılacağı ise bilinmezliğini koruyor. Öte yandan; konuya ilişkin İLKSES’e konuşan İzmir Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak, hastane için imzalanan protokolün bazı maddelerine dikkat çekti.

VERİMSİZ BİR KURUM HALİNE GELECEK Kamu-özel iş birliğine ve hastanenin büyük yapısına değinen Kaynak, “2018 yılında açılacak bir projeydi. Fakat 5 yılda bitirilecek denen bu sürenin üzerinden 5 sene daha geçti. Bugün hala açılabilmiş değil. Şehir hastanelerinin kamu-özel iş birliği sistemine değinmek gerek. O projelerin yapılış şekli ve bunların devreye sokulması arasında bir ilişki var. Bu projeler kamu-özel iş birliğiyle yapılıyorken sanki bir sağlık hizmeti vermekten ziyade sağlık bütçesinden inşaat sektörüne para aktarmak amacıyla yapılmış olduğu izlenimini yaratacak birçok veri var bu sözleşmelerin içinde. Bunlardan en önemlisi de bu hastanelerin son derece büyük yapılar halinde yapılanmış olması. Böyle büyük yapılar, sağlık hizmetinden ziyade inşaat sektörüne kaynak aktarır gibi görünüyor. İzmir’deki hastane 2 bin 60 yataklı planlandı. Bugün bütün dünyada bu kadar büyük hastane yapılanmaları yapılmıyor. 200–600 yatak arasında yapılıyor planlar. 600’ün üzerindeyse verimsiz bir kuruluş haline geliyor. Dolayısıyla 2 bin 60 yataklı İzmir Bayraklı Hastanesi de tıpkı Ankara’daki hastaneler gibi verimsiz bir kurum haline gelecek” dedi.

NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜNÜ BULMAK MÜMKÜN DEĞİL Personel ihtiyacının kurumun işleyişinde uzun vadede sorunlar çıkaracağının altını çizen Kaynak, “Bu sorunların çıkacağı daha ilk günden belli. Çünkü o büyük yapıların tam anlamıyla işletilebilmesi için 2 bin 500 civarında hekime, 3 bin 500 civarında hemşireye ihtiyaç var. Bunun yanında bu tür büyük hastanelerde 60’a yakın meslek grubunun görev alması gerekiyor. Diğer çalışan gruplarını da düşünürsek sizin bu hastaneye yaklaşık 8-9 bin bandında kalifiye personel bulmanız lazım. İzmir’de böyle nitelikli eleman kapasitesini yaratmak çok mümkün değil. Dolayısıyla burada yapılmaya çalışılan, daha evvel çalışan hastaneleri kapatma projesidir. Biz daha önce bu iddiaları sorduğumuzda ‘Hiçbir hastaneyi kapatmayacağız’ yanıtı gelmişti. Ancak mevcut hastaneleri kapatmadan şehir hastanesi için gereken nitelikli insan gücünü bulmak mümkün değil. Bu hastanenin gerek kuruluş bölgesi gerekse binanın diğer özellikleri konusunda tartışmalar var. Öncelikle yetkililerin açıklamalarına göre; bu hastanenin günlük 75 bin civarında insan trafiğine maruz kalacak. Bunun şehir planlaması ve ulaşım planlaması açısından bu kadar büyük bir insan trafiğine müsait bir konumlanma ve ulaşım projesi olup olmadığına ilişkin hala tartışmalar var. 75 bin kişi bir stadyum dolusu insan ve o insanların her gün oraya ulaşıp geri dönmesi gerekiyor. Kentin her bölgesinden oraya insanların gidebilmesi gerekiyor. Burası için bir ulaşım projesinin yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz” diye konuştu. BİRTAKIM SORUNLAR VAR Hastanenin açılması ve imzalanan protokol noktasında bazı hususlara dikkat çeken Kaynak, kurdele kesmenin açılışa yeterli olmadığının altını çizerek şunları söyledi; “Bu hastanelerin olumsuz yanlarından biri de mekanların büyük olması. Isıtma, soğutma, temizlik gibi bina hizmetleri. Bunlar ciddi bir sorundur ve 24 saat devam ettirilmelidir. Bu binanın bünyesinde ne kadar verimli devam edeceği konusu gri bir alandır. Sağlık Bakanlığı ya da hükümet tarafından gelinip binaya bakılıyor. Hatta seçim arifesinde Binali Yıldırım ziyaret etti ve ‘Cumhurbaşkanımız burayı açacak’ dedi ama herhangi bir teknik bilgi verilmiyor. Bu hastane açılacak da ne zaman ve nasıl açılacak. Açıldığı zaman ne olacak? Geçen yıl Ekim ayından bu yana 5-6 açılış tarihi zikredildi ama hiçbiri gerçekleştirilmedi. Dolayısıyla Bayraklı Şehir Hastanesi’nin gerek ulaşım gerek binanın işletilmesi gerekse sağlık hizmeti verilmesi için yeterli insan gücü açısından kamuoyuyla yeterli bilgi paylaşımı yapılmadı. Muhtemeldir ki burada birtakım sorunlar vardır.  KURDELE KESMEK AÇILDIĞI ANLAMINA GELMEZ Biz şu anda kamu-özel iş birliği sözleşmesini tam içeriğini bilmiyoruz ama dikkat çeken bir husus, yüzde 70 doluluk oranı. Eğer siz o hastaneyi açtıktan sonra bu doluluk oranını sağlayamazsanız tıpkı yol ve havaalanı projelerinde olduğu gibi o açığı devlet bütçesinden karşılamak zorundasınız. İkinci önemli husus da bu sözleşmeler eğer herhangi bir anlaşmazlık söz konusu olursa Türkiye’deki yargı ünitesine gitmiyor. İngiliz yargısı bu anlaşmazlıkları çözmek için görevlendirilmiş. Dolayısıyla şehir hastaneleri sözleşmeleri şu ana kadar kamuoyuyla gerçekçi bir şekilde paylaşılmadı ve gerekçe olarak da ticari sır olduğu ileri sürüldü. Şirket açısından ticari sır olabilir ama sözleşmenin taraflarından biri Sağlık Bakanlığı. Yani kamu. Benim vergimle yapılan bir sözleşmeyi ticari sır olarak saklanması anayasal haklarımıza aykırıdır. Bütün bunlar kamuoyuyla paylaşılmalı. Burada o kadar çok muğlak husus var ki bunlar nedeniyle hastaneler devreye sokulamıyor. Hastaneleri açamıyorlar. ‘Açılır’ denilebilir. Açabilirler. Yarın bir yetkili gelir bir kurdele keser. Keser ama bu, hastanenin açıldığı anlamına gelmez. Sadece kamuoyuna yönelik gösteri mahiyetinde bir gösterir yapılır. Ancak bu hastanenin açıldığı ya da hastanenin tam kapasite kullanılacağı anlamına gelmez. Kurdele kesmekse bunu yaparlar.”