Faruk Güler: BASBAŞ ile başarımızı tekrarlamak istiyoruz!

BASBAŞ’ın 23 yıl sonra kurulacak ilk serbest bölge olacağını söyleyen Güler, “ESBAŞ’ta elde ettiğimiz başarılarımızı BASBAŞ ile tekrarlamak istiyoruz” dedi

Haber Giriş Tarihi: 04.09.55363 17:50
Haber Güncellenme Tarihi: 04.09.55363 17:50
ilksesgazetesi.com

NURETTİN BAKİ

ESİAD, Bergama’da kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesinde yatırım olanaklarının ve yatırımcılara sunulan fırsatların anlatılacağı bir bilgilendirme toplantısı düzenledi.

ESBAŞ’ın girişimleriyle kurulan Batı Anadolu Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (BASBAŞ) iş birliğiyle düzenlenen toplantı ESİAD dernek binasında gerçekleştirildi. Toplantıya ESBAŞ ve BASBAŞ CEO’su Faruk Güler, Ege Sanayici İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESİAD yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

Toplantıda, ESBAŞ’ın kapasitesine, ülke ihracatına ve İzmir ekonomisine verdiği katkıya dikkat çeken Güler, BASBAŞ’ın 23 yıl sonra kurulacak ilk serbest bölge olacağını söyleyerek, “ESBAŞ’ta elde ettiğimiz başarılarımızı BASBAŞ ile tekrarlamak istiyoruz” dedi.

BASBAŞ İLE BAŞARIYI TEKRARLATMAK İSTİYORUZ

Bölgede yatırım yapmak için yabancı yatırımcıları ikna etmenin daha kolay olduğunu dile getiren ESBAŞ CEO’su Faruk Güler, BASBAŞ; ESBAŞ’ın memlekete verdiği katkının devamı niteliğinde olacağını ifade etti. Güler, “Serbest Bölgeler ihracatı artırmak döviz getirmek için önemli bir bölge. Yabancı yatırımcı gelecek diye birey yok yabancıya verilen haklar yerliye de veriliyor ihracat yapsın yeter. Belki bunu yeterince anlatamadığımız için oluyor. Teşvik alarak yatırımlarını yapmak konusunda daha hevesli. Yabancıları ikna etmek daha kolay bu yüzden yabancı yatırımcı daha fazla yoksa yabancı yatırımcıya daha fazla değil. ESBAŞ kuruldu da memlekete ne sağladı bunu BASBAŞ ile tekrar etmek istiyoruz. Serbest Bölge kurmak çok meşakkatli bir iş, BASBAŞ için bundan 6 yıl önce yola çıktık. Böyle bir yer kurmanın ne kadar problemli olduğunu takdir edersiniz. 23 yıl sonra BASBAŞ ilk defa faaliyete geçecek yeni bir bölge olacak” dedi. 

TEŞVİKLER BAŞKA ÜLKEDE YOK!

Serbest bölgelerin yatırımcılar için sağladığı yararlara da vurgu yapan Güler, bölgedeki teşviklerin başka hiçbir ülkede olmadığını dile getirdi. Güler, “Bölgemizde iş yapan şirketler memlekete para kazandırmış. İddia ediyorum serbest bölgelerdeki teşvikler başka hiçbir ülkede yok. Orta ve büyük şirketlerin bulabileceği en büyük teşvik ESBAŞ’ta. ESBAŞ sınırları içerisinde bulunan şirketlerden her gün 24 bin kişi direkt kart basıp işe geliyor. Yani sadece kart basan çalışan sayısı 24 bin. Fason çalışanlar bu rakamların dışında yer alıyor” diye konuştu. 

BÖLGEDEKİ ÜRETİM ÇOK DEĞERLİ!

Bölgede yapılan üretimin çok değerli olduğunu belirten Güler, şu ifadelere yer verdi:

“Bölgemizde üretilen ürünler çok değerli. Katma değeri yüksek ürünler. Öyle ki bu ürünlerin değeri Almanya’dan 2,5, Türkiye’nin genelinde yapılan üretimin ise 5.5 katı daha değerli. İhracat 2,5 milyon dolar. ESBAŞ, büyükşehir durumunda ihracat miktarı sıralamasında 15’inci sırada yer alıyor. Bölgemizin genişleme arazisi var. ESBAŞ’ın arazisi kısa sürede doldu. Yeni bir yatırımcı geldiğinde inşaat halindeki binalar bile dolu, yatırımcı yer bulamıyor.”

KÖTÜ GÜNDE BİLE YATIRIM YAPIYORUZ

Konuşmasının devamında Güler, “İzmir’de yeni bölgemiz kentin en ucunda Bergama’da olsun dedik. Geldiğimiz yer uzun sürdü ama iyi yere geldik. Büyüyen genç bir ülkeyiz tüm çalkantılara rağmen kötü gün de olsa mutlaka yatırım yapıyoruz. Üretim anlamında farklılaşan bir yer. Şirket sayısı 417 ye kadar çıktı. Serbest Bölgenin avantajının kalmadığını söyleyenler var alım satım şirketleri açısından doğru ama üretim yapan şirketlerin en önemli teşvikidir. ESBAŞ yurt içinde ve yurt dışında ciddi pazarlama şirketleri ile çalışıp bu şirket burada olmalı diyerek aldık. Havacılık şirketi ile yaptığımız toplantılarda yıllarca çalıştık. Gaziemir’de havacılık lisesi ile çalışmalar yaptık. Alım satan yapan firmalar için avantajı yok” şeklinde konuştu. 

ÖNEMLİ DIŞ TİCARET POLİTİKASI ARACI TEŞKİL ETTİ

Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İzmir’e yeni bir serbest bölge kazandırılacağını ifade eden Zorlu, ”Ülkemiz ekonomisinin gelişmesinde serbest bölgeler önemli bir dış ticaret politikası aracı teşkil etti.  Özellikle ihracata yönelik yatırım ve üretimin teşvik edilmesi ve doğrudan yabancı yatırımların ülkemize gelmesi bakımından serbest bölgelerin kayda değer katkıları oldu. Serbest bölgelerin en önemli getirisinin ise, ülkeye teknoloji girişini hızlandırmak olduğunu söyleyebiliriz.   Ülkemizde ilk kez 1985 yılında kurulan Mersin ve Antalya Serbest Bölgelerini 1987’de kurulan Ege Serbest Bölgesi izledi. İzmir Serbest Bölgesi ise 1997 yılında kuruldu. Türkiye’nin 19., İzmir’in ise 3. serbest  bölgesi Bergama’da devreye giriyor” dedi

HEM İHRACATTA HEM İTHALATTA REKOR

Ekonomik gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Zorlu, “Ülkemizde ihracata dayalı bir büyüme politikası izleniyor. Ancak, dış ticaretimiz açık vermeye devam ediyor. Dış ticaret açığı da Türkiye ekonomisinin temel yapısal sorunlarından biri olan cari açığı körüklüyor. Geçtiğimiz yıl hem ihracat hem de ithalatta rekor kırıldı. Türkiye’de dış ticaret açığı 2022 yılında 110 milyar doları aştı ve ihracatın ithalatı karşılama oranı 2022 yılında yüzde 70 oldu. Bu yıl Mart ayında dış ticaret açığı bir önce ki yılın aynı ayına göre yüzde 0,9 artarak 8 milyar 267 milyon dolardan, 8 milyar 341 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Mart ayında yüzde 73,2 iken, 2023 Mart ayında yüzde 73,9'a yükseldi” ifadelerine yer verdi.

ÖNEMLİ BİR AVANTAJ YARATACAK

Konuşmasının devamında Zorlu, “İthalattaki artışın üretimdeki hammadde ve ara mal ihtiyacından kaynaklandığı gerçeğinin yanı sıra ülkemizin toplam ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin payının düşük olması bir diğer önemli mesele. İhracatımızı artırırken bir yandan üretimde ithalata bağımlılığı azaltmak diğer yandan yüksek katma değerli ihracatın payını yükseltmek zorundayız.Bu noktada doğrudan yabancı yatırımın önemine dikkat çekmek istiyorum. Türkiye’nin son yıllarda GSYH içinde doğrudan yabancı yatırımın payı ortalama yüzde 1.5 ile benzer ülkelere göre geride kalmaktadır. Türkiye’nin dünya pazarlarında rekabet ettiği ülkelerin çektiği doğrudan yabancı yatırımın GSYH içindeki payı ise ortalama yüzde 4-5’i bulmaktadır. Ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesine imkân sağlayacak uygun zemin yaratılmasında şüphesiz serbest bölgeler önemli rol oynamaktadır. Bu bağlamda, BASBAŞ’ın hem Ege Bölgesi hem de ülkemiz ekonomisi bakımından yeni itici bir güç olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.