Bugün Amerika’daki ikinci günümüz. Chicago karlıydı. Oklahoma karlı değil ama kapalı ve soğuk. İki günlük aile ve torun ziyaretinden sonra yine uçuyoruz. Bu kez yolculuk oğul ve torunların ziyareti için Nord Carolina’ya.

Yolculuk esnasında yine her zaman olduğu gibi tüm dikkatimiz sokak esnaflarına, sokak sanatçılarına odaklanıyor. Yolculuk esnasında veya dinlenme sürelerinde, Amerikan basınında, Amerikan bürokrasisinde sokak esnafları ve sanatkarları ile ilgili haberler, yorumlar ve düzenlemeler hakkında bilgi, haber arama, taramalarıyla geçiyor.

Birkaç aydır yoğun tempo nedeniyle yeterince ilgilenemediğimiz kısa sürede ABD’de pandemi ile birlikte sokak ekonomisinin öneminin hem daha iyi anlaşılmakta olduğunu okuyoruz. Hem de sokak ekonomisi düzenlemeleri ve siyasetinin eksikleri üzerinde daha yoğun kafa yorulduğunu görüyoruz.

Amerikan medyasında yer alan bu satırları okudukça bir yandan insanın heyecanı daha da yükseliyor diğer yandan Türkiye’deki merkezi yönetimin veya yerel yönetimlerin geç kalışları ve duyarsızlıkları akla geliyor.

Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş bir dünya devinde bile önemi Türkiye’ye göre çok daha iyi anlaşılmış olmasına rağmen sokak ekonomisi hakkında alınan tedbirlerin, yapılan düzenlemelerin yetersizliğine kafa yoruluyor olması insanı etkiliyor ve umutlandırıyor.

ABD’de bir çok düzenleme ve yeni çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle sokak emekçilerinin çalışma koşullarının, geçim kaynaklarına ulaşımlarının daha da iyileştirilmesine dönük adımlar atılırken Türkiye’deki duyarsızlığın yarattığı tehlikelerin ve bu duyarsızlıktan kaynaklanan zararların daha iyi anlaşılmasının önü açılıyor.

Bu bağlamda farkındalık oluşturacağı kanaatiyle Amerikan basınında yer alan onlarca yorum ve makaleden derlenen kısa özetleri okuyucularla paylaşmak istiyorum.

Gerçekte önemi en az Amerika Birleşik Devletleri’nde biliniyor olduğu kadar yüksek olan Sokak Ekonomisinin, Sokak Emekçilerinin henüz Türkiye’de öneminin yeterince anlaşılmamış olmasının zararlarına dikkat çekmek istiyorum.

Pandemi sonrası değişimleri de ele alan bir haberde seyyar esnaf ve sanatkarlar New York Eyaleti sokak ekonomisinin en küçük işletmeleri olarak tanımlanıyor. Ve New York’un kentsel Kültürel Ekosistemi ve Kent Ekonomisinin en önemli parçası olduğu belirtiliyor. Ayrıca New York City’nin, yetkililerinin her zaman desteğini alamayan zengin bir Sokak Ekonomisi geleneğine sahip olduğu belirtiliyor.

Manhattan’a gidip öğle yemeğinde sokak lezzetlerini tercih eden ofis çalışanları için sokak ekonomisinin mükemmel fırsatlar sunduğu anlatılıyor.

Diğer bir yorumda yaklaşık 20.000 New Yorklu seyyar esnafın, şehrin sokaklarında ve kaldırımlarında yiyecek ve diğer ürünleri satıyor olduğu ve kent ekonomisine yılda 293 milyon dolar katkıda bulunduğu ifade ediliyor.

Diğer bir haberde ise “Sokak ekonomisinin, kentsel kamusal alanları canlandırırken sokakları canlı ve çekici hale getirerek kamu güvenliğini artırdığı belirtiliyor, Sokak ekonomisini teşvik etmekle yeni istihdam olanaklarının yaratılabileceği ve böylece insanların kendilerini güvende hissedebileceği ve insanca yaşanabilir şehirlerin ayırt edici özelliği olan canlı, huzurlu ve güvenli toplumların yaratılabileceği” (www.cssny.org) ifade ediliyor.

Amerika’da sokak ekonomisinden öğrenecek çok şey var.