ABD Adalet Enstitüsü’nün Seyyar Satıcılığı Yasallaştırma Mücadelesi, ABD Ulusal Seyyar Satıcılar Derneği Kuruluşu İle Yaygınlaşarak Daha Etkinleşecek

ABD Adalet Enstitüsü (IJ), Ulusal Seyyar Esnaflar Girişimi aracılığıyla, dürüst ve onurlu bir yaşam sürme haklarını anayasaya aykırı bir şekilde kısıtlayarak seyyar satıcıların faaliyetlerini engelleyerek zarar veren yasalara karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.  

Enstitü ve dernek aynı zamanda “serbest rekabet piyasası” kurallarına aykırı olarak “pazara serbest girişi ve çıkışı” engelleyen, seyyar esnaflar aleyhindeki düzenlemelere karşı da mücadele ediyor. Enstitü ve dernek, seyyar esnaf ve sanatkarın daha ucuz maliyet ve o oranda satışa yansıyan fiyatla ürün ve hizmet arz ederek yine tüketicilere fayda sağlayacak girişimleri de kısıtlayarak veya yasaklayarak “serbest rekabet kurallarında tüketici haklarının korunması” politikasına aykırı yasa ve düzenlemelere karşı da hem bilgilendirme, kamuoyu oluşturma ve iptal davaları açmak suretiyle mücadelesini sürdürüyor.

ABD Ulusal Seyyar Satıcılar Derneği (Girişimi), eyalet ve federal mahkemelerde haksız uygulamaların, anayasal temel hakları ve özgürlükleri kısıtlayan yönetmeliklerin kaldırılması için çeşitli davalar açarak hukuki mücadeleyi sürdürüyor. Bu bağlamda seyyar esnafların örgütsüzlükleri ve bilgi eksiklikleri nedeniyle yasal olarak kağıt üzerinde sahip oldukları haklarını savunmadaki zayıflıkları giderilmeye çalışılıyor. Seyyar esnaflara yönelik bilgilendirme ve gönüllü danışmanlık çalışmaları ile onların başta örgütlenme haklarının ve örgütü gücün avantajlarının farkına varmaları sağlanıyor.

Caydırıcı Bürokrasi Girişimciliği Zayıflatır

Seyyar esnaf, emek-yoğun günlük aşırı iş yükü altında kendini tanımaya, temel hakları ve destekleri, teşvikleri, yardım ve dayanışma kurumları hakkında bilgi edinmeye, ekonomik ve sosyal yaşama sunduğu katma değerin farkına varmaya bir dakika dahi fırsat bulamıyor.

Bu koşulların ve diğer kısıtlayıcı baskı faktörlerinin kuşattığı korku ve kaygı çemberi dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi yüzlerce yıllık sokak ekonomisi hukukuna sahip olmasına rağmen Amerika’da seyyar esnaf ve sanatkarları adeta surlarla çevrili bir açık hava zindanında modernitenin sokak köleleri olarak yaşamaya ve çalışmaya mahkum ediyor.

Sevgili dostum ontoloji profesörü Klaus Otte’nin deyimiyle doğanın diyalektiğine aykırı “kuramlar kurallar ve kurumlar yenilikçi yaratıcılığı bastırır ve öldürür” yorumundaki ibi mevcut bürokrasi işlerinin, çalışma koşullarının olması gereken çok sesli, çok kültürlü, özgür, özgün ve yaratıcı zengin doğasını baskılıyor, kırıp döküyor, harap ediyor adeta çöle çeviriyor.

Girişimcilik Serbestliği ve Teşviki

Serbest rekabetçi piyasanın, pazara girişi engelleyen sayısız bürokratik kurallar yığınıyla aşılmaz derecede zorlaştırılarak, çeşitli yasaklar ile adeta imkansızlaştırılışı sokak ekonomisinin neredeyse her sektöründe en çarpıcı yanlarıyla görülmektedir.

Türkçe adıyla beraber sıkça dile getirildiği gibi çok reklamı yapılan mikro ölçekli girişimcileri desteklemek ve teşvik etme sisteminin yetersiz olduğu durumlarda, sokaklar geleneksel veya yenilikçi girişimciler için sınırsız fırsatlar sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki birçok devasa ölçekli başarı öyküsüne sahip işletmenin sahibi, çocukluk, gençlik veya öğrencilik yıllarında pazarcılık, seyyar satıcılık yaparak iş hayatına ilk adımı attığını övünerek anlatmaktadır.

Girişimciliğin fidanlığı olarak bilinen sokaklar düzenlenmeli, sosyal-ekonomik bir iş ve yaşam alanına dönüştürülmelidir. Sokak ekonomisi kendiliğinden halka açık bir kuluçka merkezi haline gelmiştir. Bu ve daha keşfedilmeyi bekleyen birçok yönüyle desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Bu eşsiz fidanlık yeni girişimlerin filizlenmesi için yasal koruma altına alınmalıdır.