Bu söz yemin olan sözlerden biri değildir. Yemin olan sözlerden olmadığı gibi böyle söz söyleyen kimsenin isteğini yerine getirmek zorunda da değiliz. Hele yapılması istenen iş eğer dine muhalif bir iş ise hiç yapılmaz.

Aynı şekilde bir insana Allah rızası için şu isteğimi yerine getir dendiği halde yerine getirmemesinden dolayı mesul olmadığı gibi yerine getirmek zorunda da değildir. Ancak meşru bir istek ise yapmak zorunda olmamakla birlikte dilerse yapabilir.

Altın ve gümüş kaşık çatalı yemek yemede kullanmak caiz mi?

Gerek erkek ve gerekse bayanın altın ve gümüş çatal bıçak vs. gibi eşyaları kullanmasını Efendimiz hadisi şeriflerinde yasaklamıştır. Buna göre bu eşyaları kullanmak bunlarla yemek yemek bir şeyler içmek dinen uygun değildir.

İmama uyan kimse kendi hatası için sehiv secdesi yapar mı?

Cemaatten birinin imama uyarak kıldığı namazda kendi yaptığı sehivden yani hatadan dolayı ne kendisi ne de İmam için sehiv secdesi gerekmez. Çünkü cemaat burada imama tabidir. İmama tabi olunca hata da yapsa sehiv secdesi gerekmez.

Evden veya bulunduğumuz herhangi bir yerden ölülerimize Kur’an ve dua okuduğumuzda kabul edilir mi?

Hz. Peygamber, mezarlıkları ziyaret etmiş ve bu ziyaretlerinde de ölülere selam vermiştir. Efendimizin ayrıca mezarlıklarda şu duayı okuduğu kaynaklarda vardır: "Ey Mü’minler yurdu, siz bizden önce gittiniz. İnşallah biz de size ulaşacağız." (Müslim, "Cenâiz," 104.) Sevgili Peygamberimiz bu sözü ile hem ölülere dua etmiş hem de yaşayanları ölüm konusunda uyarmıştır.

Mezarlıkları ziyaret etmek güzel ve sevap olduğu gibi ziyaret etme imkanı bulunmadığı durumlarda ise, kişinin bulunduğu yerden ölüsüne Kur’an okuması ya da dua etmesi de uygun ve sevaptır.       

Aynı şekilde yapılan ibadetlerin ve hayırların sevaplarını başkasına bağışlamak dinen caizdir. Buna göre kişi, mezarlığı ziyaret etme imkanı yoksa bulunduğu yerden okuduğu Kur’an-ı, yaptığı hatmin, kıldığı namazın ve istediği bir hayrın sevabını ölüsüne bağışlayabilir.

Arabamıza nazar boncuğu asmamız dinen caiz mi?

İslam inancına göre nazar vardır. Onun için nazar değmesine karşı Allah’a sığınılmalıdır, ondan yardım dileyip ona ibadet edilmelidir. 

Nazarın vakî olduğu bir hakikattir. Bundan sakınmak için çeşitli yollar denemekte fayda vardır. Ayet-el kürsi, Nas, Felak, İhlas sûrelerini okumak bunun bir yoludur. 

Ama nazar değmesin diye evimize, dükkânımıza, arabamıza, çocuklarımızın elbisesine boncuk işlenmesi veya nazarlıklar takılması uygun değildir. Bu İslam’da yeri olmayan bidat ve hurafedir ki bu daha çok cahiliye devrine ait batıl inanç ve adettir. Bundan kaçınmak lazım.

Günün Ayeti

Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Bakara, 2/269

Günün Hadisi

Allah hayrını dilediği kimseyi günahlarını bağışlamak ve derecesini yükseltmek için sıkıntıya sokar.’

(Buhârî, “Merda,” 1.)

Günün Sözü

Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil. 

Necip Fazıl Kısakürek

Günün Duası

Ey rahmet kapılarını açan rabbim bana, aileme ve ümmeti İslam’a bugün hayır kapılarını aç.

Bunları biliyor muyuz?

Buğz nedir?

Başkalarına kin güdüp düşmanlık beslemek demektir. 

Günün Nüktesi

Allah’tan Kork ve Sabret…

Enes bin Mâlik’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber, çocuğunun mezarı başında (bağıra-çağıra) ağlayan bir kadının yanından geçti.

Ona:

“-Allah’tan kork ve sabret!” buyurdu.

Kadın:

“-Çek git başımdan; zira benim başıma gelen felâket, senin başına gelmemiştir” dedi.

Kadın, Hz. Peygamber’i tanıyamamıştı. Kendisine, onun Peygamber olduğunu söylediler. Bunu duyar duymaz Hz. Peygamber’in kapısına koştu. 

Özür beyan etmek üzere Hz. Peygamber’e:

“-Sizi tanıyamadım.” dedi.

Hz. Peygamber de:

“-Sabır dediğin, felâketle karşılaştığın ilk anda dayanmaktır.” buyurdu. 

(Buhârî, Cenâiz 32)