Ülkemizde tek örneği bulunan, dünyaca ünlü müzik aletleri yapımcısı J.W.Walker&Sons’un ürettiği bin 533. , bir asırdır bulunduğu Buca Baptist Protestan Kilisesi’nde bakım ve onarım çalışmalarıyla 100 yıl sonra yeniden çalıyor.

YUSUF ÇAĞIRTEKİN-ÖZEL HABER

İzmir’in Buca ilçesi, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde sağlanan ticari imtiyazlar nedeniyle Levanten ailelerin yoğun yaşadığı bir bölge konumundaydı. Buca’da yaşamını idame ettiren Levantenler, bir taraftan ticaret ile uğraşırken diğer taraftan kente önemli değerler kazandırdı. Bu değerler Levanten ailelerin çoğunun ülkeyi terk etmesine ve eserlerin birçok olumsuz durumla karşılaşmasına rağmen Buca’da varlığını sürdürüyor. Bu kültürel değerlerin bir tanesi de Buca Baptist Protestan Kilisesi’nin içinde yer alan, kilisenin 100 yıllık demirbaş ferdi, dünyaca ünlü İngiliz müzik aletleri yapımcısı J.W.Walker&Sons’un ürettiği ve ülkemizde tek örneği olan org. Aynı firmanın orgları dünyanın en büyük kiliselerinden bazılarında; St Michael and All Angels Church, St Margaret’s Church, St Werburgh’s Church gibi kiliselerde de yer alıyor. J.W.Walker&Sons’un ürettiği 1533 orgdan biri olan bu org, Levanten Rees ailesi tarafından 1922 yılında 1. Dünya Savaşı’nda zarar görmediği için Buca Baptist Protestan Kilisesi’ne hediye edildi. İngiltere’den gemi yoluyla İzmir limanına, limandan da tren yoluyla kiliseye getirilen org, kilisedeki ayinlere müzikle eşlik ediyordu.

REES AİLESİYLE İLETİŞİM KURULDU

Kurtuluş Savaşı’nın ardından ülkemizden gayrimüslimlerin kitlesel göçü, arkada bıraktıkları kültürel değerlerin zarar görmesine de neden olunca, kilisenin içinde bulunan org da bundan nasibini aldı. Orgun; bazı parçalarının savaş yıllarında ısınmak için yakıldığı, sonraki yıllarda ise borularının çalınarak müzik çalma işlevini yitirdiği iddia ediliyor. Buca Baptist Protestan Kilisesi yönetimi ve Org Ustası Tarkan Şendal’ın girişimi ile orgun ülkemize getirilişinin 100. yılında İngiltere’de yaşayan Rees ailesinin torunlarıyla iletişim kuruldu. Ailenin ve kilise cemaatinin topladığı bağış ile orgun tamirat işlemleri başlatıldı. Tamirat işlemleri sonucunda org 100 yıl sonra yeniden ses çıkarabilecek bir düzeye getirildi. Tamirat işlemlerinin yüzde 35-40’lık bir kısmını yaptıklarını belirten Şendal, tamirat işleminin tamamlanmasının zamanlama ve bütçeye bağlı olduğunu, yılbaşının ardından Rees ailesinden gelmesini bekledikleri bağış ile tamiratı en kısa sürede bitirmek istediklerini ifade etti.

ÜLKEDEKİ TEK ÖRNEK

Orgun tamirat işlerini yürüten Org Ustası Tarkan Şendal, kilise orgları dünyasına 2014-2016 yılları gibi girmeye başladığını ve sonra kendisine bir katalog oluşturduğunu ifade etti. Şendal, “İstanbul, İzmir, Ankara’da bulunan orgları listelemek ve fotoğraflamak adına oluşturdum bu kataloğu. Kiliseleri gezerken de bu orglardan hangisinin yardıma ihtiyacı var, hangisi çalınabilir durumda, ortaya çıkmış oldu. Tabi ki görevimiz bütün orglara el atmaya çalışmaktı. Bu orgun özelliği 1922 yılında Levanten Rees ailesinin kiliseye bağışladığı bir org. Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’deki orglar içerisinde bir bağış yoluyla getirilmiş ve yeri değiştirilmemiş, çalınmamış olarak duran tek org. Ülkemizde mevcut halde yanlış hatırlamıyorsam 5 tane İngiliz orgu var. Buca’daki org, J.W.Walker&Sons ailesinden çıkma ülkedeki tek örnek” şeklinde konuştu.

İNGİLİZ MÜZİK ENTONASYONU

Org hakkında bilgilendirmelerde bulunan Şendal, “J.W.Walker&Sons, İngiliz bir firma olduğu için tamamen İngiliz ekolünde, İngiliz müzik kültürünü yansıtan orglar inşa ediyor. Hem mimari olarak hem de entonasyon olarak. Bize gönderdikleri bu orgun numarası 1533. Yani bu firmanın yaptığı 1533’üncü org Buca’ya nasip oldu. Bu orgu özel yapan şey; İngiliz müzik kültürünü, İngiliz müzik entonasyonunu, Romantik dönem entonasyonunu yansıtıyor olması, bu firmadan çıkan ülkemizde tek org olması ve Buca Buca Baptis Protestan Kilisesi’nin mimari yapısına gayet uygun bir tasarımda olması” ifadelerini kullandı.

YARDIM FONU GEREKLİ

Tamiratta bulundukları aşamayı anlatan Şendal, “Bir orgun tamiratı, orgun içindeki sistemleri yeniden çalışır vaziyete getirmek üzere kurgulanmış oluyor. Bu org şu an ölü halden ses çıkarabiliyor bir hale geldi alt klavyesi. Tamiratta şu an yüzde 35-40’lık bir aşamayı tamamladık. Tabi tamirat için önemli olan iki önemli unsur var: Zamanlama ve bütçe. Bu iki unsuru düşündüğümüz zaman ‘Şu zamana biter’ diye net bir tarih veremiyoruz. İstanbul’da yaşadığımız için İzmir’e gelip gitmemiz, buradaki işlerin yoğunluğu düşündüğümüz zaman süreç zorlaşıyor. Bütçe hususunda konuşmak gerekirse; Buca Baptist Protestan Kilisesi naçizane küçük bir cemaati olan küçük bir kilise. Bu tip yüksek bütçe gerektiren şeylerde tabi ki; yardım fonu gerekli olabiliyor. Bu zamana kadar hem kilise hem de orgu bağışlayan Rees ailesinin üçüncü ya da dördüncü kuşak torunları ve şu an yaşayan aile üyeleri bağış topladığı için yakın bir zamanda kapsamlı bir işlem yapabildik. Yılbaşından sonra bu aileden tekrar bir bağış bekliyoruz; son yazışmalarımızın neticesinde. Rees ailesinin, ailelerinin bağışladığı bu orga, sağ kalmış bir org olması nedeniyle, kendi kutsal inançlarına atfedilmiş ve o inancın duası esnasında çalınacak bir enstrüman olması dolayısıyla bir bağlılıkları var. Bu bağlamda ziyaret edemiyorlarsa bile burayı, gayet ilgili bir şekilde yaklaşıyorlar” dedi.

DOĞRU DÜZGÜN ÇALINAMADI

“Son yapılan çalışma ile orgu 100 yıl sonra tekrar çalacak duruma getirdik” diyen Şendal, orgun 1922’den sonra çalınıp çalınmadığı ile ilgili net bilgilerin olmadığını fakat tarihsel gelişmelerin ve parçalardaki eksiklerin sonraki yıllarda orgun doğru düzgün çalınamadığını gösterdiğini belirtti. Şendal, “Savaş yıllarında orgun içindeki bazı ahşap parçaların ısınmak için yakıldığı söyleniyor. 1960’lı yıllarda Belediye burayı nikah ve sergi salonu olarak kullandı. Orgun borularının çalınma aşaması bu zamanlara denk gelmiş olabilir” diye konuştu.

İLÇEMİZİN KÜLTÜREL BİR DEĞERİ

Buca Kent Konseyi Cem Unutmuş ise orgun Buca’nın kültürel mirasının önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı. Unutmuş, “Buca’da çok önemli tarihi ve kültürel değer var. Biz bu değerlerin korunması için hareket ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda Forbes Köşkü’nün korunması ile ilgili çalışmalarımız olmuştu. Şimdi de bu orgun tekrar çalışması için takibimizi sürdürüyoruz. Org İngiltere’den ülkemize tam 100 yıl önce getirildi. Şu anda tamirat çalışmaları başarılı bir şekilde ilerliyor. Tamiratın en kısa sürede bitirilmesi ve ilçemizin bir tarihi değerinin daha kurtulmuş olması bizlerin en büyük temennisidir” ifadelerini kullandı.

TTK Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Müfettiş Yardımcısı alınacak TTK Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Müfettiş Yardımcısı alınacak

BAKIM VE ONARIM ÇALIŞMA İŞLEMLERİ

Buca Baptist Kilisesi pastörü Ertan Çevik’in yardımcısı Mete Baydoğan, orgun bakım ve tamirat işlemleri ile ilgili şu bilgileri verdi: “Geçmişteki bir iki kısa süreli iyileştirme ve yakın zamanda bir hafta süren tam kapasiteli tamir çalışmasından sonra yapılan çalışmalar şu şekildedir. Alt klavye reglajının tamamen, üst klavye reglajının ise bas bölümünün iyileştirilmesi. Tüm palet yaylarının güçlendirilerek göğüs içinde ilgili kanalların tam sızdırmazlığının sağlanması. Göğüs kapaklarının sızdırmazlığının sağlanması. Körük tahliye valfinin yeniden derilenmesi ve sızdırmazlığının sağlanması. Körük ağırlıklarının tamamının yerine konularak körüğün sızdırmazlığının test edilmesi. Körük doğru bir şekilde çalışıyor olduktan sonra zaman içinde oluşmuş olup etkisini ancak körüğün basıncı altında gösteren büyük çatlakların tespiti ve alt klavye göğüs çatlaklarının tamamının tamiri.

Pedal borularının çıkarılması ile hasarların tespiti ve klavye borularından günümüze ulaşanların hasar tespiti ve tamiri.”